7.8

403 32 4
                                        

14.09.2022
(18:21)

Kıvanç, dün dojoyu ekmeme sebep olduğu için bugün benimle birlikte dojoya gelmişti ve resmi olarak aikidoka olmaya karar vermişti. Ancak hain sevgilim, benim değil Teoman'ın öğrencisi olmak istiyordu...

Hani şu kıskandığını ima ettiği Teoman'dan ders almak istiyordu...

Artık birlikte yemek yediğimiz akşam her ne konuştularsa o günden sonra Teoman'a kanı kaynayan hain sevgilim...

Ufaktan kıskanmam tuhaf bir şey miydi acaba?

Dojonun kapısından geçtiğimizde, Asaf'ı koltuklarda otururken gördüm. Üzerinde gi vardı ve kucağındaki kitabı okuyordu. Hatta okurken gözlük takıyordu! Şaşkınlıkla ona bakakaldığımda, Kıvanç, hemen arkamdan çıkarak, "Selam Asaf..." diyerek Asaf'ın dikkatini çekti.

Asaf başını kaldırdığı gibi Kıvanç'a baktı ve aralarında ben yokmuşum gibi, "Ben de seni bekliyordum!" dedi. Sanki bunun planını yapmışlar gibi birbirlerine bakmaya ve konuşmaya devam ettiler.

Bense, ikisinden de gözlerimi ayırmadan Abidin abinin yanına geçtim ve Kiiro'nun pet kutusunu masaya bırakarak, "Maskotu getirdim," dedim.

"İyi yaptın," dedi Abidin abi. "Telefonda uğraşacak bir şey bulamıyorum artık, ben de bu fıstıkla vakit geçiririm bundan sonra," derken çoktan pet kutusunun kapısını açmış Kiiro'yu sevmeye başlamıştı.

Bu sırada, "Ayarladın mı?" diye sordu Kıvanç, Asaf'ın yanına oturarak. Baya heyecanlı gözüküyordu.

"Ayıp ediyorsun, ayarladım tabii. Zaten bu herif son sahnesini aldığında ben o barda çalışıyordum," dedi Asaf, gözlüklerini çıkartıp kenara koymuştu. Tekrardan Kıvanç'a döndüğünde, elini kızıl saçlarının arasından geçirdi ve "Bardakiler tanıdık, yani önden yer ayıracaklar bize."

Sevgilime mi kur yapıyordu?

"Harika!"

Asaf hızlı hızlı konuşmaya devam etti. "Geçenlerde sosyal medyada dönüşüyle ilgili yazıları falan görünce anılarım canlandı. Ölmediğine de şaşırdım, ölmek istercesine acı içindeymiş gibi söylüyordu şarkılarını, son konserinde."

Neyden bahsettiklerini anlamak için tüm odağımı Kıvanç ve Asaf'a verdiğimde, Kıvanç, "Birisi nasıl öyle söyleyebilir ki şarkılarını?" diye sordu, sesi durgundu. Heyecanı, düşünceli bir ifadeyle solgunlaştı.

"Nasıl mı? Artık tutunacak dalının kalmadığını ve zirveden yere çakılmaya başladığını hayal et Kıvanç," dedi Asaf. "Çığlık atıyorsun değil mi? Yardım dileniyorsun..." Asaf dikkatle Kıvanç'a bakarken, Kıvanç hafifçe yutkundu. "...seni tutacak kimsenin olmadığı o anda her şey bitiyor."

"Hayal edebiliyorum," dedi, tüylerinin ürperdiğini olduğum yerden bile görebiliyordum.

"Son sahnesini aldığında, söylediği şarkılarda Yankı'nın çığlık attığını duyabiliyordun... Açıkçası ben duyuyordum o çığlıkları ve inan bana, hayatımda ilk defa bir şarkıyı dinlerken bütün vücudum acıyla titredi... Ben o hale geldiysem, Yankı kim bilir ne haldeydi? Bazen kimsenin fark etmediğini düşünüyorum ama Yankı'nın peşinden sahneye çıkan o çocuk olmasaydı, Yankı kesin o sahnede intihar ederdi..."

"Cidden mi?" diye sordu Kıvanç.

"Ciddiyim. Acısını hissetmiştim, sanki ben her şeyimi kaybetmişim de artık uğruna yaşamaya değer hiçbir şey kalmamış gibi hissediyordum. Çok kötüydü, o herif olmasaydı kesinlikle intihar ederdi."

"İntihar etmediği iyi olmuş," dedi Kıvanç. Dudaklarında minik bir gülümseme yeşerirken, konuşmaya devam etti. "İki yıl önce serseri gibi takılırken hep Yankı'nın şarkılarını dinliyordum, nasıl desem? Hem asi hem de derindi... Hem hayata öfkesini kusuyordu hem de kalbini açıyordu, çok farklı yönlerden etkiledi beni... Daha sonra kendimi toparlamaya başladığımda biraz onu araştırmaya karar verdim. İnzivaya çekildiğini duyunca şaşırdım çünkü ciddi bir kitlesi vardı."

Falcı | #texting ✅Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin