8.2

246 20 1
                                        

17.09.2022

(22:34)

"Pekâlâ," dedi Serpil, bütün ilk başlamak isteyenlerle savaşmış ve taş-kağıt-makas'ın şampiyonu olarak oyuna da ilk başlama hakkını elde etmişti.

Hepimiz pür dikkat ona döndüğümüzde, kötücül bir ifadeyle sırıttı ve "Ateş başındaki bu kişilerden biriyle ya da birkaçıyla öpüştüm," diyerek, önündeki bardağı tek seferde fondipledi. Kıvanç da oyuna dahil olduğu için, ben de içtiğimde Kıvanç etrafına şaşkınlıkla bakıyordu.

Sanırım her şeyi bilen sevgilim bu oyun hakkında biraz bilgisizdi. "Senin de içmen lazım," dediğimde, "Söylenen şeyi yaptıysak mı içiyoruz?" diye sordu.

"Evet," dediğimde, önündeki bardağı kafasına hızla dikti.

Bu sırada, Sude, Alp, Mert, Pars ve Ilgaz da bardaklarını kafalarına dikmişlerdi.

Pars'a kötü kötü baktığımda, sırıtarak bana yaklaşmaya niyetlenmişti ki alnına elimi koyarak, "Seni gömerim, kardeşim," dedim.

Elif, "Kardeşim..." diyerek, kıkır kıkır güldüğünde, kaşlarımı çatarak ona baktım ve "Hayırdır?" dedim.

"Aklıma abim geldi de... Onun da bir kardeş meselesi vardı..." diyerek, kahkahalara boğuldu.

"Sıra bende!" diyerek dikkatleri üstüne çeken Sude ile, Elif'e diktiğim bakışlarım odağını kaybetti ve Sude'ye döndüm. "Yaptığım yemekten zehirlendim!"

Ferdi, Pars, Levent, Serpil ve Sude fondip yaptılar.

Serpil'e şaşkınlıkla, "Sen yemek yapabiliyor muydun?" diye sordum.

"Yapamıyormuşum," dedi. "Zehirlendiğime göre."

Gökhan, bardağını kaldırarak, "Bir kızla öpüştüm!" dedi.

Gözlerini, Elif, Levent ya da Alp'e dikmişti ama kime baktığını anlayamıyordum. O üçlü çok yakın oturuyordu.

Elif hariç, herkes fondip yaptığında, Serpil, "Kanka sen hiç fondip yapmadın, gel la öpeyim seni de iç..." dedi.

Sude boğazını temizlediğinde, tek kaşımı kaldırarak Serpil'e baktım. Bazı taşları henüz birleştirmek istemesem de, ortada tuhaf bir havanın olduğunu da görmezden gelemiyordum. Sude'yle Serpil arasında değişen dengeleri fark edebiliyordum ama uzun zamandır kendi ilişkime odaklandığım için etrafımdaki insanların ilişkilerini takip edemiyordum.

Belki de Pars'la biraz daha fazla vakit geçirmeliydim. O her şeyin, herkesin farkındaydı.

Elif, "Ah teşekkürler, ben bu grubun hetero simgesi olmayı planlıyorum..." diyerek gülmeye başladığında, Gökhan'ın dudakları keyifle büküldü.

Ferdi, "Pekâlâ hetero simgemiz, müsaadenle oyunu devam ettiriyorum," dedi.

Elif gülerek ellerini ileri uzattı ve "Yüksek müsaadelerimle izin veriyorum," karşılığını verdi.

"Heteroyum!"

Sadece dört kişi içti, geri kalan sekiz kişi tedirginliklerle birbirlerine bakındı.

Dayanamayarak, "Tamam ben açık ilişki yaşıyorum, aynı şekilde Serpil'i de biliyoruz ama kalanlara ne oluyor ya?" diyerek, sırayla, Ilgaz, Alp, Pars, Mert ve Sude'ye baktım. "Siz hayırdır?" derken, dikkatle Pars'a döndüm. "Hayırdır?" diye yineledim.

"Detaylara girmek yok," dedi Pars ve işaret parmağını Mert'e uzatarak, "Sıra Mert'te!" diye bağırdı.

Gözlerimi kısarak yüzüne baktımsa da bana karşı ilgisizliğini kaybetmeksizin Mert'e bakmaya devam etti. Alp de Mert'e bakıyordu. O tartışmaların arasında acaba dikmedikleri fondibin bir meselesi mi vardı?

Falcı | #texting ✅Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin