hao:
okula neden gelmedin
hanbin:
bana mı bakmaya gittin
hao:
hayır
utandım ona ama
ne zaman teneffüs olsa yanına geleyim mi diyordun
şimdi demedin
hanbin:
geliyorum şimdi
kendime kalem silgi falan aldım
o yüzden geç kaldım
hao:
CİDDEN DERS Mİ ÇALIŞACAKSIN
hanbin:
evet
tarçın kokunu ömür boyu alabileceğim bir şans bulmuşum
gerekirse doktor olurum lan
hao:
abartmaa
her gün buluşurduk ki zaten
hanbin:
aynı mı
sabah uyanacağım karşımda sen
huzurlu huzurlu uyuyacaksın
ben seni izleyeceğim
sonra boynuna öpücükler konduracağım
kokunu içime çekeceğim
sonra
gece uyuyacağım
uyumadan önce en son gördüğüm şey sen olacaksın
göğsümde uyuturum seni
kokunla uyurum ben de
bundan güzel ne var
hao:
hanbin
ben de çok çalışacağım
seninle yaşamak istiyorum
öyle güzel konuşuyorsun ki ağladım biraz
hanbin:
çalışalım bebeğim
ama ayrı ayrı
karşımda sen varken odaklanamam
aklımda zaten hep varsın zor odaklanıyorum
karşımdayken hiçbir sik yapamam
hao:
salak
ben yapabilirim sanki
ayrı çalışacağız zaten
hem el ele tutuşmadan duramayız ki biz
hanbin:
evet bu da bir sebep
takımı bıraksam mı
çok vaktimi harcıyor
hao:
ama olmaz ki öyle
hobin o senin
hanbin:
bal gibi de olur
senden önemli değil
canımı veririm takımı bırakmak neymiş
hao:
yok ya
ben cidden seni hak etmiyorum
hanbin:
bunları konuşmuştuk
ben şimdi okula geliyorum
kocanı kapıda
karşıla
hao:
PWKJQŞWĞQÖSKQLQ
YA KOCA NERDEN ÇIKTI
hanbin:
geleceğe
hazırlık
hao:
okul kapısında mı aşkım
hanbin:
aşkım kelimesi bu kadar güzel değildi
sen bir kullandın
deli etmeye başladı beni
elinin değdiği her şey gözümde ayrı bir değere bürünüyor
hao:
ben
dışarı çıkıyorum şimdi
çabuk gel tamam mı
sımsıkı sarılmak istiyorum sana
hanbin:
gel de bi belini kavrayayım
sonra tarçın kokusu
benim fav ikili
hao:
ben kalp atışlarını dinlemek istiyorum
bir de elini tutmak
çok sıcak oluyorlar
hanbin:
aslında ellerim soğuk
senin yanına gelince sıcak oluyor
seni ısıtmak için vücudum ısı yayıyor demek ki
seni tamamen sevdiğimi de burdan anla tarçın
hao:
tarçın
tarçın kokum olmasa bu hale gelir miydik acaba
hanbin:
sen hiçbir şey bilmiyorsun tabii
hao:
??
neyi bilmiyorum
hanbin:
bankta otururken konuşuruz
acıktın mı
