6

365 10 46
                                        


Hastaneden çıktığımda kalabalık bir sokağa geçip biraz telefona bakındım...

Yarın sabah 06.00 saatinde İtalya'ya gidebilmemi sağlayacak bir uçak vardı.

Bunu bulmak biraz zaman almıştı.

Aklıma gelen şeyle duraksadım...

Pasaportum?

***

Evin önüne geldiğimde beni bir güvenlik karşıladı.

Bana ters bir bakış atan güvenliğe karşılık maskemi indirdim.

Böyle de tanımayacaksa...

Güvenlik:Mai Hanım, sizin hastanede olmanız gerekmiyor mu?

Umursamadan kenara geçtiğimde içeriden bize bakan güvenliğe birkaç işaret yaptı ve kapı açıldı.

Babam genelde bu saatte olmadığı ve annemde keyfine baktığı için rahattım.

Yine de son derece dikkatli bir şekilde odama gittim.

Pasaportu bulduğumda çantamı açıp içine sıkıştırdım.

Fakat bir terslik vardı...

Bugün aptal günümdeyim.

***

Evden çıktığımda maskemi araladım ve kaldığım hastanenin danışmanlığını aradım.

Telefon açılır açılmaz hemen lafa girdim...

Mai:Merhaba, kaybolan bir kimlik buldunuz mu?

Danışman:İsminiz nedir?

***

Hastaneye girdiğimde hemen danışmanlığı buldum...

Mai:Sizi aramıştım... Kaybolan kimlik.

Dedim nefes nefese.

Kadın bir kimlikteki fotoğrafıma bir de bana bakıyordu...

Danışman:Bu kimliğin sahibi olduğunuza emin misiniz?

Ellerimi cebime attım.

Mai:Eminim.

Danışman:Maskenizi indirir misiniz rica etsem?

O sırada arkadan bir ses gelmesiyle duraksadım...

Shuntaro:Evet, onun kimliği. Mai benim hastam.

Göz ucuyla doktora baktım.

Bu saatte burada çalışıyor muydu?

Ah hayır, kıyafetlerine bakılırsa tam da şuan çıkıyordu.

Danışmana baktığımda bana kimliğimi uzattığını gördüm.

Birkaç adım yaklaşıp kimliğimi aldım.

Çıkmak için sağıma döndüğümde babam ve annemi görmem bir oldu.

Çaktırmadan doktorun arkasına geçerken konuştum...

Mai:Hayatın kaydı desene.

Ve son kez babamlara baktığımda danışmana yükleniyorlardı.

Henüz doktoru fark etmemişlerdi telaştan.

Anlaşılan bizim güvenlik eve geldiğimi söylemiş.

Beklenir bir hareket.

Sırıtıp saçımı kıvırtırken oradan diğer çıkışa doğru ilerledim.

Hastaneden çıktığımda arkamdan seslenilmesiyle duraksadım.

Shuntaro:Mai.

Yavaşça ona döndüm.

Shuntaro:Hayatın kaydı desene demek, ha?

Maskemin ardından gülümsedim.

O da gülümsedi ve kafasını biraz yere eğip bana doğru yürüdü.

Mai:Yoksa sen de mi gelmek istiyorsun Shuntaro?

Derin bir nefes verirken durdu.

Baktığı yere baktığım sırada yoğun bir ışık çarptı yüzüme.

Gözlerimi kısarken ekrana baktım...

Shuntaro yanıma gelirken konuştu...

Shuntaro:Oyun alanı?

Anlamazca ekrana baktım.

Shuntaro:İnsanlar.

Demesiyle etrafıma bakındım...

Mai:Bu kadarını yapacak kadar delirmiş olamazlar.

Diye mırıldandım annemleri düşünürken.

Mai:Hayır, cidden bunu yapmalarına imkan yok şuan.

Shuntaro:Enteresan...

Mai:Gitmemiz gerekiyor anlaşılan.

Shuntaro:Ah...

Ona göz ucuyla bakıp yanından sıyrıldım.

Okların gösterdiği yönleri takip ederek ilerliyordum.

Ve arkamdan da Shuntaro'nun ayak sesleri.

Arada sırada mırıldandığını duyuyordum.

Arkamı dönüp öylece ona bakmaya başladım.

Bana yetiştiğinde konuştu...

Shuntaro:Mai?

Mai:Söyleneceğine bana yetişmeyi bil.

Ve tekrardan okları takip etmeye başladım.



Şimdilik bu kadardı... Umarım beğenirsiniz. Bir yazım yanlışım varsa lütfen kusurma bakmayın, söyleyin düzeltirim. İyi okumalar, iyi günler...




𝐂𝐎𝐔𝐋𝐃𝐍'𝐓 𝐆𝐄𝐓 𝐄𝐍𝐎𝐔𝐆𝐇 // ⍟𝐒𝐇𝐔𝐍𝐓𝐀𝐑𝐎 𝐂𝐇𝐈𝐒𝐇𝐈𝐘𝐀⍟Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin