12

166 8 29
                                    


Telefonumu çıkarıp kalan süreye baktım...

Birkaç adım uzaklaştığım sırada Chishiya bana seslendi.

Chishiya:Mai, nereye?

Arkamı dönüp kısa bir bakış attım.

Daha sonra yoluma devam edip asansöre bindim.

İstediğim kata geldiğimde asansör durdu.

Mai:Anne...

Dememle dönüp bana baktı.

Anne:Pişman mı oldun Mai?

Dedi alayla.

Mai:Hmm, sanırım öyle oldu.

Ve ona doğru adımladım.

Anne:Mai?

Mai:Biliyor musun..? Evlatlık olduğumu öğrendim. Rol yapmana gerek kalmadı.

Ağzını hafif araladı fakat daha sonra bir şey diyemeden geri kapattı.

Mai:İçimde sana olan bir kinle büyüdüm hep.

Anne:Sırası değil Mai.

Dedi telaşla etrafına bakınırken.

Mai:Ne o? Ölümden mi korkuyorsun yoksa..?

Anne:Herkes korkar!

Mai:Ebe şuan üst katımızda, bağırma.

Anne:Yoksa Ebe sen misin Mai?

Mai:Bir düşüneyim...

Ve bana garipserce bakmaya başladı.

Mai:Beni neden öldürmeye çalıştın?

Anne:Ne saçmalıyorsun sen!?

Mai:Neden bu kadar telaş yaptın? Sadece sorumu cevaplamanı istiyorum.

Anne:İlk önce kendi hâline geri dön, sonra belki konuşuruz.

Mai:Sonra mı..?

Anne:Hah, evet. Ne sandın Mai?

Mai:Senin için sonra diye bir şey yok.

Anne:Ha?

Ve aniden boğazına yapışıp geriye doğru yasladığımda saçları aşağıya doğru sarkmaya başladı.

Beni ittirmeye çalışırken boğazını daha da sıktığım için güçsüz kalıyordu.

Anne:Bırak!

Dedi tüm gücünü toplamaya çalışırken.

Ama tam o sırada kafasından vuruldu...

O kendisini salarken boğazını bıraktım.

Yere yığılırken nefes nefese kalmış bir şekilde ona baktım.

Ebe bağırışlarımızı duyup üst kattan ateş etmişti.

Mai:Hayır... Hayır!

Yere çöküp sarsmaya başladım.

Mai:Benim gibi acı çekecektin! Son saniyene kadar yalvaracaktın! Bu kadar kolay ölmemelisin!

Omzumda hissettiğim elle duraksadım.

Chishiya:Mai kalk, bir gören olacak.

Ben yavaşça ayaklanırken Chishiya elini omzumdan çekti.

Chishiya:Buldum, gidelim.

***

Chishiya ile bir odaya vardım...

Onlarca kez ateş edilmiş.

Ve oyunun başında hiç susmayan çocuklardan biri daha geldi.

Chishiya:Sen de anladın, ha?

X:Evet, buradaki işaretler.

Çocuk elini kapı koluna koydu ama açmakta tereddüt etti.

Chishiya:Açacak mısın?

X:Sanırım bilmediğimiz bir şey var.

Chishiya:Hariç...

Chishiya telefonunu çıkardı ve çocuğa fazla zamanın kalmadığını gösterdi...

3 dakika daha vardı.

Çocuk kapı kolunu çevirip kapıyı açtı.

Arkalarından ilerledim.

Hepimiz etrafa bakındık.

Çocuk arkasını döndü ve ben ile Chishiya'yı yoldan çekti.

Arisu:Dikkat edin!

Aslında Ebe odadaymış.

Beklenmedik bir şekilde Chishiya daha önce şarj ettiği şok cihazıyla Ebe'yi şaşırttı.

Ebe yere düştü.

Chishiya iç çekti ve sırıtırken konuştu...

Chishiya:Hazırlıklı olmak asla zarar verme-

Aniden ebe ayağa kalktı ve tekrar bize ateş etmeye başladı.

Chishiya elimden tuttu ve kapıyı kapatarak bizi odadan çıkarttı.

X:Birisi ebeyi unutsun! Butonlar burada! Oda 406! Oyunu tek başıma bitiremem! Bunu yapmak için iki kişiye ihtiyacımız var!

Diye bağırma sesleri geliyordu çocuktan.

Chishiya:Cidden mi?

Dedi kapıyı hâlâ kapalı tutarken.

Mai:Gidelim.

Ben ve Chishiya gizlice odaya girdik ve güvenli yere doğru yürüdük.

X:Burada!

Chishiya şok cihazını dağcı kıza fırlattı.

Dağcı kız onu yakaladı ve ebeyi düşürdü.

X:Butonlar!

"BEŞ, DÖRT, ÜÇ."

O çocuk ve dağcı kız aynı anda düğmelere bastılar.



Şimdilik bu kadardı... Umarım beğenirsiniz. Bir yazım yanlışım varsa lütfen kusuruma bakmayın, söyleyin düzeltirim. İyi okumalar, iyi günler...

𝐂𝐎𝐔𝐋𝐃𝐍'𝐓 𝐆𝐄𝐓 𝐄𝐍𝐎𝐔𝐆𝐇 // ⍟𝐒𝐇𝐔𝐍𝐓𝐀𝐑𝐎 𝐂𝐇𝐈𝐒𝐇𝐈𝐘𝐀⍟Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin