4. Bölüm

48 2 1
                                        

"Yeonjun, kendine gel! Ne diye dikiliyorsun orada!"

Yeonjun kendine seslenen kişileri duymazdan geliyordu. Ne yapacağını biliyordu, ne kadar zamanı kaldığını da biliyordu.

Ama şuan içinde olduğu durum pek de normal değildi. Muhtemelen Soobin'in bundan haberi yoktu ama haberi olsa da artık Yeonjun'a verdiği görevi erteleyemezdi. Zaten Yeonjun bu görevi tamamlamak zorundaydı. Yapacaktı da, başka seçeneği yoktu.

Evet, o adam Yeonjun'un çok sevdiği amcasıydı, fakat ölmesi gerekmese zaten ölmeyecekti. Demek ki diğer dünyada hesaplaşmaları gerekiyordu. O adam Yeonjun'un amcası değildi, Yeonjun'un tanımadığı bir katildi.

***

Yapmıştı Yeonjun. Amcasını ve oradaki diğerlerini öldürmüştü.

Ve daha da güçlenmişti artık. Nasıl olduğu hakkında bir fikri yoktu ama o 5 kişi öldüğünde Yeonjun onların ruhlarını içine çekmiş gibi hissetmişti. Garipti, gerçekten garipti ve anlaşılması zor olacaktı.

Yeonjun Soobin'in yanına geldiğinde onun mutlu olduğunu gördü. Soobin insanların ölmesinden zevk alıyordu, Yeonjun bunu fark etmişti ama belli etmemeye çalışıyordu.

"O adamlardan birinin amcan olduğunu biliyorum Azrail."

Yeonjun tam Soobin'in yanından geçecekken bu sözleri duydu ve olduğu yerde durdu.

"Anlamadım?"

"Saçmalama lütfen."

"Ne diyorsun sen Soob?"

"Soob mu?"

Birden suçluluk sırası Yeonjun'a dönmüştü. Soobin ona sadece en yakınları tarafından Soob diye seslenilmesine izin verirdi.

"Şey..."

"Her neyse, böyle bir test yapmam gerekiyordu çünkü insan dünyasında sevdiğin kişiler ölümsüz diye bir şey yok, değil mi? Onlar da ölecekler."

Öyleydi, Yeonjun bunu biliyordu ama yine de...

Yine de Soobin'e sinirlenmek istiyordu.

Fakat Soobin çoktan toplanma salonuna doğru yürümeye başlamıştı.

"Haklı olabilirsin ama bağlılık yemini ederken senin düşüncelerini onaylamam gerektiğini söylemedim. İnkar edebilirim yani." diye uzattı konuyu Yeonjun. Son sözü söyleyenin kendisi olmasını istiyordu.

Ama karşısındaki kişi bir Tanrıydı.

"Doğrudur, bağlılık yemini o maddeleri içermiyor. Ama artık inkar etsen de bir şey değişmeyecek çünkü onu sen öldürdün ben değil."

***
Sonunda herkes tahtlarına oturduğunda Sunghoon konuşmaya girdi.

"Yeonjun, bugün aynı anda 5 insanı öldürdün doğru mudur?" diye sordu.

Yeonjun onu onayladı.

"Soobin bunu istediği için yaptın, bu doğru mu?"

Yeonjun yine onayladı.

"Bu sefer aslında toplanma sebebimiz bu değil. Görevin başarılıydı tebrikler ama bunun için toplanmadık." diye devam etti Sunoo.

Sunoo da Tanrıydı. 6 Tanrıdan biri de oydu. Soobin, Sunghoon, Karina, Taehyung, Soyeon ve Sunoo.

"Yakın zamanda kardeşinle görüşmek istiyorsundur sanırım değil mi? Bunu isteyeceğini bildiğimiz için sana bilgi vermemiz gerekiyordu. İnsan dünyası buradan daha hızlı ilerliyor o yüzden kardeşin şuan 20 yaşında. Sen şuan orada  olsaydın sen de 24 yaşında olacaktın. Her neyse," Sunoo konuşmaya devam ediyordu. "kardeşin şuan eski hayatında yaşamıyor. Büyük bir evde yaşıyor ve arkadaşları var. Seni zaten İtalya'ya gitmişsin diye bildiği için sorun olmayacak. Yardım gerekirse biz burada olacağız."

God is Azrael / YeonbinBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin