2. Bölüm

72 6 4
                                        

Sunghoon, Yeonjun'un önüne geçmiş ve onu herkesin onları beklediği salona götürüyordu. Yeonjun'un elleri titriyordu ama güçlü görünmeye çalışıyordu. Madem (haberi olmasa da) Azrail'di, o zaman güçlü gözükmesi gerekmez miydi?

Bunları düşünürken aklına bir soru takıldı.

Bu adamlar insan mıydı?

İşte bundan hiç emin değildi Yeonjun. Etrafındaki insanların onun Azrail olduğundan haberi yoktu. Yeonjun'un da yoktu. Fakat bu kişilerin vardı.

Bu da demek oluyordu ki, insanlardan çok şey biliyorlardı.

"Geldik," dediğini duydu önündeki adamın. "kapıyı açtığım an daha saygılı davranmalısın."

Yeonjun derin bir nefes aldı ve dik durmaya gayret etti.

Kapı açılıyordu, ama bir gariplik vardı. Kendi kendine açılıyordu, hiç bir güçle buluşmadan.

Neler oluyordu bu lanet yerde?

Yeonjun olan biteni çok merak ediyordu ama eninde sonunda öğrenecekti zaten. Evet, öğrenecekti.

Kapı sonuna kadar açıldığında içerideki karşılıklı tahtlarda oturan 4 kişi gördü, diğer 1 kişi neredeydi peki? Oradaki herkes Yeonjun'un gelmesini bekliyor olmalıydı, gelmeyen kişinin umurunda değil miydi?

Yeonjun, önden giden adamın arkasından sessizce içeri girdi. Üzerindeki kıyafetler onu daha özgüvenli hissettirmesine rağmen bu 4 kişinin önünde karıncadan bile değersiz hissediyordu.

"Hoş geldiniz. Sunghoon, tahtına oturabilirsin." dedi sağ taraftan biri.

Sunghoon, tahtına otururken "Soobin nerede?" diye sordu diğerlerine.

"Gelir birazdan."

Yeonjun bunlar konuşulurken ayakta duruyordu. Ne yapacağını bilmiyordu, sadece orada öylece duruyordu.

Soobin denilen kişi boş tahtın sahibi olmalıydı. Neredeydi peki?

"Şey, ben ne yapayım?" diye sordu Yeonjun sesinin düzgün çıkmasına dikkat ederek.

Bunu sorduğu an oradaki herkesten yargılayıcı birer bakış aldı.

Sunghoon'dan bir öneri bekliyordu, oturamayacak olsa bile bir yere geçmesi gerektiğini söyleyebilirdi.

"Seninle konuşacağız Yeonjun. Önce eksik kişinin gelmesini bekle." dedi bu sefer sol taraftan biri.

Yeonjun cevap vermek yerine etrafa bakmaya başladı. Garip bir yerdi. Sessiz ve ürkütücüydü ama huzur veriyordu.

***

Orada olmayan kişinin gelmesi için beklediler. Uzun süre gelmeyince Yeonjun'la muhattap olmaya başladılar.

"Ah... Tanışmaya başlayabiliriz, değil mi?"

***

Uzun süreli soru cevaplardan sonra Yeonjun o kişilerin kim olduğunu anlamıştı artık. Ve her şey yerine oturmuştu.

Onlar Tanrı'lardı.

Buna inanmak gerçekten zordu ama en basitinden kendisinin Azrail olması bile inanılamayacak bir şeydi. Bu yüzden o kişilerin Tanrı olduklarına inandı.

Tanrı'ların onayı üzerine Yeonjun salondan çıkıp odasına gitti. Onlar da Yeonjun çıktıktan sonra dağılmışlardı.

Ve Yeonjun odaya giderken biriyle karşılaştı. O kişiyi tanımıyordu ama burada olduğuna göre önemli biri olmalıydı.

God is Azrael / YeonbinBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin