1. Bölüm

116 6 2
                                        

Tanrılar konuşulması gereken bir şey olduğunda toplandıkları salona gelmişlerdi. Hepsi yerini almıştı ve onları buraya toplayan Soobin en baştaki altın sarısı tahtta oturuyordu.

"Hepiniz hoş geldiniz öncelikle, sizleri buraya topladım çünkü bir karar vermemiz gerekiyor. Hepimize yardımı dokunabilecek bir karar." dedi Soobin.

Yavaşça ayağa kalktı ve ortaya geçti. Buraya gelmeden önce söylemesi gerekenleri kafasında kurmuştu. 

"İnsanlar arasından bir Azrail seçmeliyiz. Bunun hakkında bir oylama yapmak istiyordum ve o insanın kim olacağını da buldum. Neden onu seçtiğimi anlamıyorum ama Azrail olması gereken kişinin o olduğundan eminim."

Tanrılar arasında fısıldaşmalar oldu. 

Sunghoon, ortada duran ve onlardan yanıt bekleyen Soobin'i bekletmemek adına konuştu. 

"Peki bu insanın kim olduğunu gösterecek misin?" dedi.

Bunu söylemesinin ardından Soobin'in arkasındaki duvarda bir insanın resmi belirdi.

"Adı Choi Yeonjun, dünyadaki yaşı 24'müş. Bir kardeşi var, Choi Beomgyu. Anne ve babası vefat etmiş."

Tanrılar endişeyle birbirlerine baktılar. Soobin olan biteni anlamıyordu ama birden ortamın havası değişmişti.

İç çekti. "Her neyse, onun Azrail seçilmesinde sakınca görüyor musunuz?" diye sordu diğerlerine.

Soobin'le birlikte 6 tane Tanrı vardı ve hepsi bunu onaylıyordu. Biri dışında.

Jeon Soyeon.

"Ben onaylamıyorum. Zaten Sunghoon insanların ölümüyle uğraşıyor. Bir de Azrail ile mi uğraşacak?" dedi.

Sunghoon umursamaz bir of çekti ve Soyeon'a döndü.

"Ben bile onaylıyorken sen neden benim işime karışıyorsun? Çoğunluk Azrail'i istediğine göre onu seçebiliriz."

***

Yeonjun uyandığında odasında değildi. Yorgunluktan uyuyakalmıştı evet ama uykuya dalarken kendi odasında olduğundan emindi. Ve şuan bu odanın nerede olduğu hakkında hiç bir fikri yoktu.

Merak ve korkuyla yattığı rahat yataktan kalktı. Kıyafetlerinin değişmiş olduğunu gördü. Simsiyah ve korkutucu derecede havalı kıyafetler vardı üzerinde. Uyumadan önce bunları giymiyordu. Kesinlikle hiç bir şey geceki gibi değildi. 

Hafızası bile.

Yeonjun hiç bir şey hatırlamıyordu. Sadece gece saat 01.30 gibi kendi evine girdiğini ve kendi yatağında uyuyakaldığını hatırlıyordu.

Ailesini hatırlamıyordu ama galiba Beomgyu diye biri vardı. Çok sevdiği ve koruması gereken biri.

 Babası mıydı? 

Hayır, babası olmadığı kesindi.  Babasından nefret ettiğini hatırlıyor gibiydi sanki. Onu korumak için uğraşmazdı.

Peki kimdi bu Beomgyu? Kardeşi olabilir miydi?

Evet, kardeşiydi. Choi Beomgyu onun kardeşiydi ve onu koruması gerekiyordu. 

***

Yeonjun tanımadığı ve ne yapacağını bilmediği bu odada kendi hakkında düşünmeyi bıraktı. Buradan çıkması ve etrafa bakması gerekiyordu.

 Ama bir dakika. Odada kapı yoktu!

Nasıl çıkacaktı.

"Uyandın mı Azrail? Günaydın." 

Yeonjun bir ses duydu. Büyüleyici bir ses.

Arkasını döndüğünde yatağın önünde bir adam gördü. Kapı olmayan odaya nasıl girmişti ki? Belki de en başından beri oradaydı. Çok umursamadı bu konuyu Yeonjun.

"Kimsiniz? Ve burası neresi?" dedi sorularının yanıtını merak ederek.

"Sakin ol, anlatacağım."

Yeonjun adamı dinlerken yatağa oturdu.

"Kendinle ya da bugünden öncesiyle ilgili hiç bir şey hatırlamıyor olabilirsin, hafızanı sildik ama nedenini sorgulama. Ve sen Azrail'sin, tamam mı? Önceden de öyleydin, sadece haberin yoktu. Her neyse, geçmişle ilgili bir şeyler öğrenmeye çalışma. Zaten bundan sonraki hayatın zor olacak, daha da zorlaştırırsın." dedi karşısındaki adam uzun uzun.

O Azrail miydi?

Bunun imkanı yoktu, nasıl bir insan aslında bütün hayatı boyunca Azrail olabilirdi?

Ve bunu fark etmemiş miydi?

İmkansızdı.

Öyleydi ama neden bu adam ona yalan söylesin ki? Belki de geçmiş üzerinde durmaması gerektiği doğruydu.

"Azrail miyim? Bu imkansız." dedi Yeonjun alayla.

"Öylesin, Choi Yeonjun. Buna inanmak zorundasın çünkü alışman için zaman vermediler. Eğer iradenin elinden alınmasını istemiyorsan dediklerimizi yapacaksın."

Neden çoğul konuşuyordu bu adam? Ayrıca kimdi bu kişiler?

Ne gibi bir üstünlükleri olabilirdi ki onlara itaat edecekti?

Ve bir de Azrail miydi? Ha ha. Muhtemelen şuan saçma sapan bir rüya görüyordu ve birazdan alarmın sesiyle uyanacaktı. Kesinlikle öyleydi, zaten başka bir açıklama da olamazdı.

"Bu arada ben Sunghoon. İsmimle hitap edebilirsin ama diğerlerine öyle yapma bence. Benim kadar samimi değiller."

Alarm sesi duyulmuyordu.

Kimdi bu diğerleri?

Neresiydi burası ve Yeonjun nasıl bir oyunun içine düşmüştü?

-

•Söyleyecek bir şeyim yok aslında, okuduğunuz için teşekkür ederim.

•Bu bölüm de daha ilk olayların başladığı bölüm olduğu için biraz sıkıcı olabilir, ama sonraki bölümlerde toparlanacak ve zaten sakin olay yok wşapdbemfnsodj.

•Okumaya başlayanlar için söylüyorum lütfen okumaya devam edin, heyecanlı ilerleyecek.

God is Azrael / YeonbinBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin