"Sana! Aç kapıyı! Benim, Jihyo!"
Hızla kapıyı çalmaya devam ederken sinirlenip kapıya tekme atarak kırdı. Evet bunu daha önce de yapmıştı ama sorun bu değildi. Evin her yerinde gezinirken yatak odasında, zamanında beyaz kanatlarını çaldığı o odada, Sana'yı iki şeytanın kıstırdığını görmesiyle kan beynine sıçramıştı. Hızlı bir hareketle birinin boynunu kırmış ve elinde bıçak tutan diğerinin tam zamanında önüne geçmişti.
Bıçak ona saplanmıştı.
"Ji-Jihyo?"
Tabii Sana'nın beklemediği şey Jihyo'nun kahkahalar atarak bıçağı çıkartması ve karşıdaki kişiye saplayarak onu etkisiz bırakmasıydı.
"Endişelenmene gerek yok Sana. Zaten bozuk olan bir şeyi bozamazsın, değil mi? Benim vücudum böyle işliyor. Şu anda korktuğunun ve aklında sorular olduğunun farkındayım ancak derhal burayı terk etmemiz gerekli. Elimi tut ki seni kaybetmeyeyim."
"Ta-tamam. Ancak sana yetişebilecek kadar hızlı olabileceğimi düşünmüyorum."
"O zaman seni ben taşımalıyım. Sıkı tutun."
Sana göz yaşlarını silip kollarını sıkıca Jihyo'nun boynuna doladı, gözlerini yumup yüzünü göğsüne gizledi. Korkuyordu. Ama Jihyo'ya güveniyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mortality
FanfictionAh, Tanrım. Park Jihyo neden ölümlü olmak zorunda? Park Jihyo X Minatozaki Sana Angel/demon au.
