26

2.2K 173 44
                                        

"Jimin, sakın!"

"Ama-"

"Bebeğim. Sakın."

Jimin ve Carol birbirlerine baktılar. Hadi ama.. bu tatil yerine sırf bu yüzden gelmişlerdi.

Kalacakları yerin ilerisinde harika bir lunapark vardı ve mükemmel bir yüksekliğe çıkan hız treni..

Aslında Jungkook da çok severdi ama bu tren, fazla yükseğe çıkıyordu ve hiç güvenli değildi.

"Jungkook. Tartışmayalım, sevgilim.."

Jungkook onun dediğini duymamazlıktan gelerek, Jimin'in üzerine yürüdü ve aralarında hiç mesafe kalmadığında elini kaldırıp Jimin'in çenesinden tuttu. "Sonra sevgilim napıcam diyerek yanıma geliyorsun."

Doğru.

İşte buna bir şey diyemezdi.

Jimin dudaklarını büzdü ve Jungkook o an orada kimse olmasaydı, büyük ihtimalle çoktan öpmeye başlamıştı.

Jimin, son kozunu kullanmaya karar vererek, "Sevgilim," dedi m harfini uzatarak ve kollarını Jungkook'a doladı. "Eğer ona binmeme izin verirsen, seni öperim." Evet, öperdi ama şimdi değildi tabi.

Jungkook büyülenmiş bir şekilde ona bakarken, "Tamam," diye mırıldandı.

Jimin saniyesinde Jungkook'a sarılmayı bırakıp, Carol ile Taehyung'un yanına koşunca Seokjin elini alnına yasladı. "Ulan. Mal. Salak. Gerizekalı. Naptın? Hanımcılık kazanacak dedik ama böyle mi olmalıydı?"

Jungkook anın etkisinden çıkıp, Jimin'e baktı. Jimin heyecanla Taehyung ve Carol ile konuşuyordu. Öpmemişti.

"Lan." Seokjin'e döndü. "İzin mi verdim?"

Seokjin başını aşağı yukarı salladı. "Evet. İzin verdin." Hız trenine bakmak için başını yukarı kaldırdı. Ağlamak üzereydi. "Mecbur bende bineceğim."

Jungkook kaşlarını çattı. "Neden?"

Seokjin bir dizideymiş gibi sesini değiştirerek, "Sadece ona bir şey olacağına.. ikimize birden olsun, daha iyi," dedi.

Pekâlâ.

Bu fikir Jungkook'a da mantıklı gelince, diğerlerine döndü. Felix ve Hyunjin, dünden razıydı zaten. Onlar binecekti.

Yoongi de, Taehyung bindiği için binecekti.

Namjoon ve Hoseok'a baktığında..

"Asla! Öldürseniz binmem!" O da ağlamak üzereydi.

Namjoon da onu ikna etmeye çalışıyordu. "Eğleneceğiz hep beraber." Hoseok, reddetmeye devam edince, Namjoon ikna etme yöntemini değiştirme kararı aldı. "Binersen sana telefon alırım. İstediğini."

O da zengindi.

Hoseok ise buna çok çabuk kanmıştı..

***

"Sevgilim, napıcaz?!"

Jungkook derin bir nefes aldı, almaya çalıştı. Biliyordu, başına gelecekleri çok iyi biliyordu. Çünkü sevgilisi belayı çekiyordu.

Jimin'in elinde ki tripod, birden düşmüştü. Hemde yaklaşık iki dakika sonra üzerinden geçecekleri rayın üzerine..

Evet, eğer o orada kalmaya devam ederse büyük bir sorun yaşanacaktı. Tren onun üstünden geçemediğinde..

Belki de Jimin yaralanacaktı.

Bunu göze alamazdı.

FBI | JiKookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin