Jimin gerginlikle ilk önce karşısında oturan Hyunbin'e, sonra da sürekli bildirim gelen telefonuna baktı.
Hadi ama.. Uzaylı onu rahat bıraksa da ortaokul arkadaşıyla doğru düzgün bir yemek yeseydi, değil mi?
Bu randevu bile değildi aslında, sırf Uzaylı'yı sinir etmek istediği için öyle söylemişti. Şuan sadece özlem gidermek istiyordu arkadaşıyla.
"Sabahtan beri mesaj gelip duruyor, istersen bak."
Hyunbin'in anlayış dolu sesi ile başını salladı ve hemen telefonu eline alıp, yüzden fazla mesaj bildirimine gözlerini devirdi.
***
Uzaylı
Jimin
kim bu, neyin oluyor da onunla buluştun?
cevap ver
neden cevap vermiyorsun
tehlikede misin?
hiç de yakışıklı değil
bununla mı randevuya çıktın?
jimin zevkin berbatmıs
sana diyorum
duymuyor musun beni
illa oraya polisleri mi göndereyim?
Jimin
Ne polisi Uzaylı
iyice saçmaladın sende
Uzaylı
Uzaylı demeye
alıştın bakıyorum da🙄
Jimin
Ee ne istiyorsun
Uzaylı
Bak benim anladığım dilden konuşunca
ne kadar da güzel anlaşıyoruz..
O masadan kalk şimdi.
Jimin
Tch
olmaz
çok ayıp olur
Uzaylı
Kalkıyor musun
yoksa
kalkmıyor musun?
Jimin
Kalkmıyorum tabi ki
Uzaylı
Bunu sen istedin bebeğim.
Uzaylı çevrimdışı.
Jimin
Neyi ben istedim acaba..
***
"Çattık ya." Kendi kendine mırıldandı ve başını telefondan kaldırıp, aynı kendisi gibi hararetle biriyle mesajlaşan Hyunbin'i gördü. "Hyunbin?"
Ona seslenince Hyunbin telaşla başını kaldırdı. "Ha? Ne oldu?"
"Çok mu.. tuhaf davranıyorsun sen ne?"
Hyunbin başını iki yana salladı. "Ne alakası var?"
Jimin sorgulamama kararı aldı. Hyunbin her zaman böyleydi. Ortaokul da bile sürekli kendi kendine bir şeyler karıştırır, sonra ceza alırdı.
Tam garsonu çağırıp bir içecek isteyecekken, beş veya altı tane takım elbiseli adamın ona doğru yaklaştığını gördü. Onların masasına mı?
Jimin ilk önce diğer masalara baktı göz ucuyla, belki onlara yaklaşıyorlardır diye ama hayır, adamların yönü resmen Jimin ve Hyunbin'in oturduğu masaya doğruydu.
Adamlar yaklaştıkça kulaklarında ki kulaklıkları gördü ve sürekli konuşup duruyor, etrafa bakıyorlardı.
Masanın önünde durdular ve doğrudan Jimin'e baktılar. "Bay Park? Bizimle gelir misiniz lütfen?" Bu resmen rica değildi, emirdi. Ses tonundan bile anlaşılıyordu.
Ve şimşekler beyninin içinde çarptı o an. Ne bekliyorsa zaten..
"Ulan Uzaylı.." diye mırıldandı. Sonra kendisine şaşkın bakışlar atan Hyunbin'e baktı. "Sorun yok."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
FBI | JiKook
FanfictionBilinmeyen: Sunum dosyanı unuttun bebeğim. Başlama tarihi: 17.12.2023 Bitiş tarihi: 17.01.2024
