Onu yanıma almam için daha erken olduğunu düşünüyordum.
Ama ona ders vere bilirdim, en azından kısa giymemesi için....Hemen şirketten çıktım ve arabama bindim. Okula doğru sürmeye başladım. Okula varınca müdürün odasına çıktım. Kapıyı çalmadan içeriye girdim. Sonuçta her kes beni tanıyordu dimi.
Ben içeri girer girmez ayağa kalktı ve bir düğmesini bağladı.
"H-hoş geldiniz efendim. Nasıl yardımcı olabilirim size?"
"Hemen Gece Yıldırım hangi sınıfta okuyor, onu söyle bana!"
"Hemen baklyorum efendim"
"Çabuk ol!"
"Efendim B şubesinde okuyor, 2. kat."
"İyi! Şimdi burası nasıl bir okul? Siz buraya okul mu diyorsunuz?"
"Bir kusurumuzmu var efendim?"
"Evet, var. Öğrencileriniz kafalarına göre giyiniyorlar. Açık elbise, crop ve en önemliside şort giyiyorlar. Okuldan çıkınca birisi bunlara istemedikleri şeyi yapsa nolacak? Sorumlusu siz olucaksınız!"
"Ne yapmamızı istiyorsunuz efendim?"
"Şimdi, müdürcüm, şunu yapıcaksınız. Ben çıkınca okula duuyuru yapacaksın. Okulda bir daha açık ve kısa giysiler giyilmeyecek. Aksini iddia ederlersede, okul notunuza etkileyecek diyeceksin? Anlaşıldımı?"
"Peki, efendim"
"Güzel, hadi o zaman müsade!"
Diyip çıktım. Yüzümde bir sırıtma vardı. Hadi şimdide kısa giysin bakalım. İnek olmasa bu taktik işe yaramayacaktı. Çalışkan kızım benim......Geceden:
Sınıfta ders işliyorduk. Bir ara yine hoca ile Nil kavga ediyordu. Hoca"Nil niye kalemle oynuyorsunda, ders dinlemiyorsun?"
"Yarabbi sen bana sabır ver! Hocam yazı yazıyorduk ya, onun için"
"Şimdi yazmıyoruz ya! Ders dinle ders!"
"Hocam ama her kesin elinde kalem var! Bir tek benimi görüyosunuz ya anası-"
"Tamam, Nil. Özür dilerim hocam Nilin adından. Bir daha yapmaz, değilmi Nil?"
"Aynen hocam aynen. Siz Geceye dua edin."
"Şimdiki çocuklarda terbieyede kalmamış."Diye söylenirken, içeri müdür yardımcısı Leyla öğretmen girdi.
"Kusura bakmayın hocam, dersinizi bölüyorum ama önemli bir duyuru yapıcaktım"
"Estağafurullah Leyla hanım. Buyrun"
"Çocuklar şimdi her kes beni dinlesin. Bundan sonra açık ve kısa elbiseler giymek yok. Buna mini etek ve kısa şortda dahil. Sadece uzun etek ve dizde biten şort giyebilirsiniz. Sorusu olan varmı?"
Benim önümde oturan ve mini etek giyen Damla el kaldırdı.
"Neden?"
Nil birden bire "Kaplumbağa deden" diyerük anırmaya başladı. Tüm sınıfta ona ayak uydurdu. Tarih hocası bile gülmemek için dudaklarını bir birine bastırıyordu. Damla dönüp Nile kötü kötü bakmaya başladı.
"Çokmu komik Nil!"
"Evet!" Nil rahat bir tavırla cevap verdi.
Leyla hoca "tamam çocuklar sessizlik. Damla soruna cevap veriyorum. Başkaları sizin istemediğiniz şeyleri size yapmasın diye koyuldu bu kural."Bence haklıydılar. Nil bu konuya hiç takılmadı. Zaten o oversize giymeyi sevdiği için nadir hallarda elbise giyiyordu.
Leyla hoca konuşmasını bitirdikten sonra çıktı. Hoca dersine devam etdi. Nil ise başını sıraya koymuştu.
"Nil! Uyuma, kalk!"
"Ay ben senin ebeni-"
"Kalktı hocam kalktı."
Hoca kısa bir bakış atıp tekrar tahtaya döndü.
"Sana kaç kere diyeceğim!? Hocaya küfür etme!"
"Napim, kendime hakim olamıyorum!"
"Ol o zaman, bir zahmet!"
"Üff, sende be! Sen bu gidişle evde kalırsın he! Yok bunu yapma, yok şunu söyleme! Kim senin gibi bir dır dırla evlenir!"
"Ha ben dır dır oldum dimi?"
"Evet?"
Derin bir nefes alıp konuşmayı bıraktım.
"Nik! Konuşma!" Dedi hoca
Nil şaşkınlıkla hocaya baktı
"Yuh artık hocam!"
Biraz geçtikten sonra Damla hocaya "Hocam, lavaboya gide bilirmiyim?"
"Neden"
"Kaplumbağa deden" dedi. Yine her kes gülmeye başladı. Acaba kim dedi?Tabikide Nil!
"Bu çok fazla oldu Nil. Doğru müdüre!"
"Ama hocam!"
"Aması maması yok! Müdüre."
Nil sevinerek ayaklandı ve kapıya doğru irerledi. Kapıdan çıkacakken:
"Müdürle dedikodu yapmak, sizin sıkıcı Yunanistan savaşınızı dinlemekten daha zevkli olduğunu söylemişmiydim hocam?" Diyerek kahkaha patlattı ve sınıftan çıktı. Her kes gülmekten ölüyordu. Hoca ise mosmor olmuştu.....Kayadan:
Toplantıya girmiştim girmesinede, ama aklında Gece vardı. İsmide kendisi gibi güzeldi.
Sonra beni yine Rıfkı aradı. Ciddi ifademle:"Toplantıya 5 dakika ara!" Diyerek odadan çıktım ve kendi odama geçtim.
"Söyle Rıfkı!"
"Abi, yenge dersten çıktıktan sonra 2 kişi onu takip ediyordu. Yenge ara sokağa girince onlarda peşinden girdi. Bizde girince yengeyi köçeye sıkıştırdıklarını gördük. Adamları aldık ve depoy-"
"Geliyorum! Sakın dokunmayın!"
"Peki abi"
Ceketimi giyerek bir yandanda bağıyordum
"İNCİ!"
İnci içeri girerek:
"Buyrun Kaya bey?"
"Şimdiki toplantıyı iptal et! Yarın olucak! Sorarlarsa işi çıktı dersin!"
"Peki Kaya bey" diyip çıktı.
Şu an gözüm hiç bir şey görmüyordu. Onlar kim oluyorduda, benim daha dokunamadığım kadınıma dokunuyorlardı? Son sürat depoya varmıştım. İçeri girerken korumalar selam veriyodular.Odaya gittiğimde kapıdan konuşmalarını dinledim. İkiside konuşuyordu. Bir tanesi:
"Lan oğlum fıstık gibi bebeği kaçırdık anasını satayım ya!"
"Aynen oğlum onunla yatak-"
Daha fazla dinlemeden kapıyı kırdım. Bir tanesi beni gördüğünde surat ifadesi değişti. Tabi, tanıdı beni. Diğeri ise galiba tanımıyordu. Olsun tanıtırız.
"A-abi, bi-izi sen mi k-açırdın?"
"Ne kaçırması oğlum? Aaa darılırım bak. Misafir çağırdım ben sizi. Yedirtip içirdip en önemlisi akıllandırıp bırakacağım."
"Abi, biz sana ne yaptık?"
"Ne yaptınız öylemi? Kadınıma dokunmaya çalışmışsınız! Bu yeterince önemli bir sebep değilmi?"
"Abi hangisi senin kadının?"
Söylediğiyle kan beynime sıçradı.
"Ne demek hangisi lan? Daha kaç kadına yaptınız?" Bana korkuyla bakarken, diğeri bana sırıtarak baktı ve konuşmaya başladı:
"Valla günde en az 10 tanesi gidiyor kardeşim"
"Geri zekalı! Bu sıradan insan değil! Kaya Dumanın elindeyiz lan!"
"He lan he, Kaya Duman. Bende ülke başkanıyım."
Ben ise sırıtarak bakıyordum. Beni tanıyan bana bakarak:
"Abi gözünü seveyim bırak bizi. Bir daha Geceye dokunmam!"
Ne! Gecenin adını ağzınamı aldı şerefsiz?
"Sen nasıl Gecenin adını o pis ağzına alırsın lan?"
Diyip suratına yumruk geçirdim. Kanamıştı. Diğeri ise ağlıyordu.
"Bu niye ağlıyo lan? Delimi?"
Burnu kanıyan:
"Lan: Ayhan iyimisin oğlum sen? Niye ağlıyon?"
Ayhan olacak şerefsiz:
"Naıl yani? Biz şimdi Geceni öpmeyecekmiyiz? Onun güzel kokusunu alamayacakmı-"
Çıkarıp silahı kafasınsa sıktım. Sinirimide diğerinden çıkardım.
"Alın bunları ormana gömün. Şerefsizler."Depodaki banyoda yıkanıp çıktım ve giyindim. Arabaya binip eve sürdüm. Kapıyı çaldım ve hizmetli açtı.
"Hoş geldin sevgili-" diyip tam boynuma atlayacakken beni gördü.
"Hi, şey yanı hoş geldiniz Kaya bey"
"Hiç hoş bulmadım .... adın neydi senin ya?"
"Ayça efendim"
"He tamam. HİÇ HOŞ BULMADIM AYÇA. DEMEK SEN BEN YOKKEN EVİME SEVGİLİNİMİ ALIYORDUN ÖYLEMİ LAN?"
Ağlamaya başladı. Tabiki benim umrumda değildi. Gitsin, sevgilisini almaya başka bir ev bulsun kendine.
"KOVULDUN!"
"BENİ KOVAMAZSINIZ KAYA BEY! KAÇ YILDIR YANINIZDA ÇALIŞIYORUM. BENİM YERİME-"
"SEN KİMSİNDE BANA BAĞIRIYORSUN. HEMEM ŞİMDİ DEFOL EVİMDEN.!"
Pılını pırtını topladı ve çıktı. Tüm aksilikler üst üste geliyordu sanki!Hemen gidip soğuk bir duş aldım ve yatağa uzandım. Sonra Geceyi düşünmeye başladım. Her işten gelirken bana kapı açmasını, yemek yapmasını, çocuklarımızı hayal ettim. Gelecekte hepsi bir bir olacaktı. Sadece biraz zamana ihtiyacımız vardı.....
SADECE VE SADECE ZAMAN. 5 HARFE İHTİYACIMIZ VAR.......
Bölümü nasıl buldunuz? Lütfen yorum ve vote atın. Hoşçakalın❤

ŞİMDİ OKUDUĞUN
MAFYANIN KÜÇÜK AŞKI (ARA VERİLDİ)
ActionMafya olan Kaya Dumanın Gece Yıldırıma olan aşkı. Bu bildiğiniz kitaplardan farklıdır. Okumanızı tavsiye ederim🌼