ARKADAŞLAR SİZ OKUMAYA BAŞLAMADAN SÖYLEMEK İSTEDİM ELÇİN'İN SÖYLEDİĞİ ŞARKIYI BU LİNKİ ( https://www.youtube.com/watch?v=osnzSJZQ8po ) AÇARAK DİNLEYEBİRSİNİZ.
Şu an belki de en çok ışıkların açılmasını istediğim anlardan biriydi. Üstümde ne olduğunu anlayamadığım şeyler vardı ve onları göremiyordum. Artık dua etmeye başlamışken birden ışıklar açıldı. Aynalı odada değildim. Burası başka bir yerdi. Bir çocuk odasına benziyordu. Kırmızı bir kapısı, dolabı ve yatağı vardı. Oldukça sade bir odaydı. Duvarlar dışında. Hepsi birbirinden farklı bir sürü oyuncak bebek vardı duvardaki raflarda. Hepsine dikkatlice bakmaya başladım. Birden odanın kapısı çalındı. Olduğum yerde duruyordum. Kapı çalınmaya devam ederken geriye doğru birkaç adım attım. Artık kapı tekmelenmeye başlamıştı kaçabileceğim bir yer yoktu. Bu yüzden saklanmam gerek diye düşünüp kendimi yatağın altına attım. O sırada kapı açıldı. Odaya birisi girdi. Yatağa doğru yürümeye başladı. Çok gerilmiştim. Aynı zamanda korkuyordum. Kalbim kafamda atıyordu sanki. Sesi çok yüksekti. Ben yakalanmamak için nefesimi tutarken kalbimin bu kadar sesli atması tam bir faciaydı.
Nihayet odaya giren kişiyi görmüştüm. Daha doğrusu ayakları. Bir de yerde sürüklenen bir bebek vardı. Anladığım kadarıyla bir kızdı bu. Tam yatağa oturdu ki bebeğini düşürdü. Tam yanıma. O sırada içimden bela okuyordum. Kız beni görecekti.
Tahminimin aksine kız hiçbir şey yapmadı. Öylece uzun bir süre bekledi. Ben tam rahatlamıştım ki kız birden yataktan indi ve reflekslerimi durduramayıp ayak bileğini tuttum. Aklıma küçük çocukların yataklarının altlarından korktuğu geldi. Yani en azından ben öyle biliyordum. Belki bakmaz korkmuştur diye içimden geçirdim. Yüzümde bir gülümseme oluştu.
'' Beni korkutamazsın. ''
Olduğum yerden sıçramıştım. Gerçekten. Kafamı yatağın altındaki demirlere çarptım. Sonra da yere.
Kız bana bakıyordu. Sarı, iki yandan toplanmış saçları masmavi gözleri ve tatlı bir gülümsemesi vardı.
'' Gel, çık buradan. ''
Elini bana uzatmıştı. Ben de tuttum ve beni çekmeye başladı. O yaştaki bir kızın bu kadar güçlü olması ilginçti.
'' Teşekkür ederim. '' dedim kıza.
'' Önemli değil. ''
Yüzünden o tatlı gülümsemesi hiç gitmiyordu.
Odada muazzam bir sessizlik vardı ve o sessizliği yine küçük kız bozdu.
'' Oyun oynayalım mı? Benim bir sürü bebeğim var. '' deyip duvardaki raflarda duran bebekleri gösterdi.
'' Olur. ''
'' Bana şu bebeği verir misin? Bugün onunla oynamak istiyorum. ''
'' Tabii ki. ''
Siyah saçlı bebeği alıp kıza verdim.
'' Al bakalım küçük hanım. '' Abim de bana hep böyle hitap ederdi. Gülümsedim.
'' Teşekkür ederim. ''
'' Önemli deşil. Bu arada adın ne? ''
'' Elçin. Elçin ÇAĞLAYAN. ''
Bu isimle birlikte beynimden vurulmuşa dönmüştüm. Benim günlüğümün sahibiydi bu kız.
'' Senin? ''
'' Efendim? ''
'' Senin adın ne? ''
'' Derin. Derin DALKIRAN. ''
'' Tanıştığıma memnun oldum. ''
'' Ben de. ''

ŞİMDİ OKUDUĞUN
PERİLİ KÖŞK
Mystery / ThrillerNe hikmetse böyle güneşli bir günde yağmur bastırmıştı. Yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor, gök gürültüsü adeta içime işliyordu.Ormanda iki kişiydik. Diğer iki arkadaşımız kayıptı. Yağmur dinene kadar durmak için bir yer arıyorduk. Ormanda dol...