13

861 59 55
                                    

İçerideki manzara beklediğimden biraz daha farklıydı. Bir kütüphaneydi bu. Evin bütün ürkütücülüğünden bir damla bile yoktu burada. Kitaplarım gelmişti bir an aklıma. Her şeyi özlediğim gibi onları da özlemiştim. Hemen bu düşüncelerden uzaklaşıp kitaplıklara göz gezdirmeye başladım. Ama bir şey gözüme çarpmıştı. Buradaki kitapların adları yoktu. Sadece üstünde insan adları vardı. Açıkçası biraz garipti. Biraz kelimesi az bile. Oldukça garipti. Birden aklıma kendi ismime bakmak geldi. '' D '' harfini aramaya başladım ve hemen buldum.

'' Derin, Derin, Derin, ...''

Adımı arıyordum. Ama bulamadım. '' D '' harfinde benim adım yoktu. O anda öyle bir duyguya kapıldım ki üzüldüm mü yoksa sevindim mi bilemedim. Ardından diğer kızların isimlerini aramaya başladım. Bir anda bir devrilme sesi geldi. Korkmuştum. Aslı gelmiştir diye düşünerek seslenmeye başladım.

'' Aslı sen misin? ''

Cevap yoktu. '' E '' harfinden çıkarken önümden bir şey geçti. Buradan çıkmanın iyi olduğunu düşünerek elime rastgele 4 tane kitap aldım ve odadan çıktım. Ben çıkar çıkmaz kapı kendiliğinden kapandı ve kilit sesi geldi. Koşarak aşağıya indim.

'' Derin nereye gittin? ''

'' Bir şey mi oldu? ''

'' Neredesin sen bu kadar uzun zamandır? ''

'' Niye bize söy... ''

'' Bir susun artık! ''

Bu kadar soru beni daraltmıştı. Ben dayanamayıp bağırınca o muhteşem sessizlik yine kendini göstermişti.

'' Bir şey buldum. ''

'' Ne buldun? ''

Hepsinin aynı anda bu soruyu sorması yüzümde ufak bir tebessüm oluşturmuştu.

'' Kitap. Yukarıda bir oda var. Aslında kütüphane desek daha uygun olur. İçinde çok fazla kitap var. Ama gariptir ki bu kitapların adları yok. Üstünde sadece insan isimleri yazıyor. ''

'' Bakabilir miyim? ''

Aslı'nın yüz ifadesi birden değişmişti. Bir şeyler sezdiğini fark etmiştim. Elimdeki kitaplardan bir tanesini ona verdim.

'' Al. ''

Aslı verdiğim kitabı okumaya başlamıştı. O okurken hepimiz gülümsüyorduk. Aslı'nın kitaplara olan aşkını bildiğimiz için en azından onun sevdiği bir şeyin eline geçmesi biz de mutlu etmişti. Ta ki o sayfaları hızlıca çevirip yüzü donuklaşmaya başlayana kadar.

'' Derin bu kitapları aldığın yere geri bırak. Hemen! ''

'' Niye ki? Mutlu olman gerekiyor bence. Bir sürü kitap var burada. Biri bitince diğerini okursun. Eğer beğenmediysen yenisini verebilirim. Bunu oku istersen. ''

Diyerek ona getirdiğim kitaplardan bir diğerini verdim.

'' İstemiyorum kitapları. Aldığın yere geri götür bunları. Anlıyor musun beni? Bir daha söylememe gerek var mı? ''

Ben şoka girmiştim o an. Aslı neden kitap istemez ki? Dünya yansa o kitap okur diye dalga geçerdik biz onunla. Aniden kitapları elimden alıp yukarı çıkmaya başladı. Ben de peşinden koşuyordum.

'' Nerede bu kütüphane? ''

'' Aslı bırak o kitapları! ''

'' Sana nerede dedim! ''

'' Sen okumazsan okuma ben okuyacağım! ''

'' Hayır okuyamazsın! ''

'' Ver o kitapları bana! ''

PERİLİ KÖŞKHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin