Kim ister ki böyle bir hayatı? Yaşamak, yaşamak bile bana ceza gibi geliyordu. Sevilmeyen birisiyim ben. Neden taksınlar beni? Onlara istediklerini veremem, yapamam. Mutlu edemem, boğarım, bunaltırım, bıktırırım. Ben Rana. Hayatı boyunca hep dışlana...
(Lütfen yorumlara başka kitaplarda ki ve ya dizilerde ki karakterlerle ilgili özellik vb. yazmayın.)
Ve belirtmek isterim ki baş karakterimiz Trabzonlu ama neden karadenizlerin konuştuğu gibi neden konuşmuyorlar? diye sormayın lütfen. Sadece Trabzonda doğmaları o şekilde konuşacakları anlamına gelmez
Biliyorsunuz ki 4. Bölüm çok kısa olmuştu. Ben de onun telafisini bu bölümü biraz daha uzun yazmaya çalışarak yapacağım. Ama öyle çok kelimelik bir şekilde değil. Max 1200 kelimelik yaparım çünkü yazmaya ayıracağım çok bir vaktim yok. Elimden geldiğince bölümleri erken yayınlamaya çalıştığım için çok uzun yazamıyorum.
Oy ve yorum yapmayı unutmayın<3
İyi okumalarr^^
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Ailem evde şuan uyuyordu. Alpay, Mersinliydi. Belki Alpay ders çalışıyordu belki kitap okuyordu. O hep geceleri severdi. Geceleri yalnız kalıp kafasını dinlerdi. Sabahları bile odasından çıkmazdı. Azimliydi, gereğinde korkar bazenleri güçlü durmayı herkesten iyi bilirdi.
Nehir, Trabzonluydu. Belki yatağında annemlerden gizli telefonunda gizlediği sevgilisiyle yazışıyordu. Yada mutfağa baskın yapmış bir şeyler tıkanıyordu. Nehir gündüzleri severdi. Gecelerden nefret ederdi. Nedenini kimse bilmezdi.
Annem, şuan çocuklarının yaptığı şeylerden büyük ihtimalle habersiz bir şekilde yatağında rahat bir uyku çekiyordu. Annem çocuklarının geleceğini her daim düşünen birisiydi. En çok ailesini önemserdi.
Babam, annemin yanında anneme sarılarak uyuyordu kesin. Karısına ve çocuklarına aşık birisiydi babam. İstediklerimiz bizden asla esirgemez, bir darlığa düştüğümüzde imdadımıza ilk o yetişirdi.
Ve ben, Trabzonluydum. Ailenin en duygusuz ve sert üyesiydim. Asla hiç bir şeyi umursamazdım. Ama aileme karşı bir başkaydım. Ben geceleri severdim Alpay gibi. Çünkü geceleri en sakin olan anlardı. Uzun uzun hayaller kurar ya da düşünürdüm.
Şimdi asıl sorumuza gelelim.
İnsanlar, onlara yazan bir katil görünce ne hissederlerdi? Korku? Endişe? Belki ailelerine söylerlerdi, belki arkadaşlarına. Hiç bir şey olmamış gibi yaşayabilirler miydi? Ya da bir eşşek şakası sanıp gülüp geçerler miydi?
Ben hiç bir şey hissetmedim, kimseye söyleyemedim, hiç bir şey olmamış gibi yaşamadım. Yaşayamadım. Gülemedim.
Duygusuzca ekrana bakıyordum. Belki uykum geldiği içindi. Sabah uyanınca çok korkacaktım ya da.
Ama aklıma bir soru takılmıştı.
Bana yazan kişi benim düşündüğümü nereden görüp, biliyordu?