Mocha ilk kölesini yeni kaybetmiş yaralı bir Sibirya kedisidir. Kaderinde ruh hali kendine benzeyen bir köleyle karşılaşmak vardır. Kendi hayatı az aksiyonluymuş gibi kölesi Ege onu birçok maceraya sürükler. Ege ile karşılaşıncaya kadar beş canını k...
Alıştığın bir yerden ayrılmak gerçekten çok zor. Özellikle bir kediler için. Tam bir yerde düzeni kuruyorsun; yemek yediğin yer belli, çişini yaptığın yer belli, uyku alanların belli, günlük rutinlerin, eşya arkadaşların, kesik çalışmaları, işaretlemeler hepsine sil baştan başlaman gerekiyor. Neden bunları söylüyorum çünkü bugün Mıstık Dede'nin torununa gideceğiz. İzmir'de yaşıyorlarmış. Dört saat sürecekmiş yolculuk. Eşyalarım hazırlandı, diğer hediyeler hazırlandı, atıştırmalıklar, içecekler derken yolculuk için gerekli birçok şey tamamdı. Bu sefer plastik hapishaneye girerken zorluk çıkarmadım. Nereye gideceğimizi biliyordum. Son kez pencereden bir baksa mıydım?
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Asansör olayı bir garibime gidiyor nedense, sanki düşüyor hissinden kurtulamıyorum. Uzun sürmüyor da işte kafaya takmıyorum. Bahçedeki anılarım canlandı gözümde. Bu kediler de hep ben hapishanedeyken geliyor bahçeye. Tanışamadık hiçbiriyle. Yolculuk zamanı ön koltuğa malzemelerimi arka koltuğa beni koydu. Arka koltuk daha gölge oluyor gibi geldi bana. Mıstık Dede çok biliyormuşum gibi güzergahı anlattı bana. Bursa, Balıkesir, Manisa ve son olarak İzmir'e varacakmışız. Bir kez spor molası verecekmişiz. Umarım dünkü gibi sıkışık bir trafik olmaz. Herkes çok gergindi. Çok gürültü vardı. Mıstık Dede'nin anlattığına göre bugün İzmir'e kadar yoğun bir trafik ile karşılamayacakmışız. Torunu halkında çok fazla bilgi vermedi. Küçüktür sanırım. Ben de küçüğüm birlikte büyürüz belki. Bursa'dan kestane şekeri aldık. Nasıl bir tadı var bilmiyorum. Şeker bana zararlıymış. Bursa'yı bir daha görür müyüm bilmiyorum ama yeşil bir şehirdi. Balıkesir tam öyle değil. Sıkıcı geldi bana. Fırsat bu fırsat uyudum.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Uyandığımda spor molası verilmiş yola devam ediliyordu. Manisa-İzmir yolundaydık. Hava bir garip geldi bana. Daha sıcak daha nemli. Hızımız azalmıştı. Daha yoğun bir trafiğe doğru gidiyorduk. Acıkmıştım aslında. Seslendim biraz. "Geldik az kaldı." diye dönüp bana seslendi. Her şey ondan sonra başladı.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Takip mesafesini korumayan bir araba biz ışıkları görünce yavaşlamamıza rağmen yavaşlamayıp, bize çarpacak gibi olunca direksiyonu kırıyor, yol hakimiyetini kaybedip bize arkadan çarpıyor. Ben plastik hapishane içinde ilk darbe sonucu sert bir şekilde koltuğa çarpıyorum. Hava yastıkları açılıyor İkinci canı burada kaybettim. Mıstık Dede frene bassa da arkadan gelen arabanın ivmesiyle kaldırıma çıkıp takla atmaya başlıyoruz. Tavana uçup geri düşüyorum. Cam kırılıyor ve parçaları saçılıyor. Burada üçüncü canı kaybettim. Plastik hapishane yamuldu ve içinden fırladım. Bir an büyük bir sessizlik oluştu. Mıstık Dede baygındı. İçgüdüsel olarak kaçmak istedim. Duman ve can kırıkları arasında arabadan çıktım. Farkında değildim ama yaralanmışım. Sağ arka bacağım kanıyor. Cam kesmiş. Üstüne basamıyorum çok fazla. Bu tarafta girecek yer yok. Diğer tarafa ürkek adımlarla ilerledim. Meğer yola çıkmışım. Bir araba üstümden geçerken korna çaldı. Sonra ileride durdu. Aracın altında bir şey kafama çarptı ve beni savurdu. Dördüncü can orada gitti. Ya şerit daha tehlikeliydi. Topallayarak geçmeye çalışırken bir tır geçti üstümden. Sadece savurdu. Asfalta sıkı sıkı tutundum ama nafile. Orta boşluğa geldiğimde arabaya baktım. Dumanlar çıkıyordu hala ve kalabalıklaşmıştı etrafı. Ters dönen arabadan Mıstık Dede'yi çıkarmaya çalışıyorlardı. Biri beni gördü bana doğru gelince yolun karşı tarafına sürükledim bedenimi. Diğer yolda trafik durmuştu ama burada durmamış. Beni son anda fark eden bir araba fren yaptı. Altından geçtim. Ama yan şeritten gelen araba durmadı. Kuyruğu son anda kurtardım. Tam geçtim karşıya derken bir kamyon korna çala çala üstümden geçti. Kamyonun arkasında bir şey çarptı bana savurdu beni. Beşinci canın gidişi feciydi. Canım çok yanıyordu. Orman aradım ama yoktu. Küçük çalılar vardı. Birinin altına girdim. Bacağımı yaladım ama kanama durmadı. Gözümden yaş akıyordu. Ambulans ve polis geldi. Orada dursam bana da bakarlar mıydı?
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.