İkinci bölüme hoş geldiniz🫶🏽
Yavaş yavaş büyük tanışmaya yaklaşıyoruz🙃🦋
✨İyi okumalar canlar✨
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Kapıyı çalan komşumuz Tülay teyzeydi, içeriye buyur ettim. Yiğit'in doğum günü için gelmişti. Sağ olsunlar, bizi hep düşünürler ve vaktim olmadığında Yiğit'e bakarlar.
Bazen anahtarları da onlara emanet ediyorum, çoğu zaman işte veya okuldayım ve Tülay Teyze sürekli olarak evde.
Bahri amca gelmedi, o da genellikle çalışıyor. Annem ve babam bizi kaç yıllık komşularına emanet etmişlerse bile, yine de çekingenliğimden dolayı kendi ayaklarımın üstünde durmak istediğimi söyledim ve asla onlara yük olmak istemediğimi belirttim.
Yiğit'e ben olmadığım zaman baksınlar, o bana yeter. Zaten Yiğit bir iyileşsin, okulumu da bitireyim, o temizlik işinden çıkarım ve daha iyi yerlere başvururum.
Neyse, Yiğit'e hediyelerimizi verdik ve o çok mutlu oldu. Biraz oturduk, sohbet ettik, pasta yedik. Sıradan bir doğum günü. Daha fazlasını da zaten veremem, maalesef.
Yiğit'in arkadaşları yok mu diye sorarsanız, hayır, yok. Hem para açısından hem de hastalığından dolayı onu okula yollayamadım, ama bu hiç yollamayacağım anlamına gelmiyor.
Sonra telefonum çalmaya başladı.
Melis aradı. Kız sabahtan beri bana yazıyor, o lüks mekana gitmek için. Ama Yiğit'in doğum günü olduğunu söylediğim halde ısrar ediyor.
"Noldu Melis?""Bak ben aşağıdayım, hazırlandın mı?"
"Ya of Melis ya. Sana kaç defa anlattım. Hem ben hazır değilim, sen tek git," diye geçindirmeye çalıştım. Gerçeği içime de sinmiyor kendi başına öyle ortamlara gitmesini.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ARTIK ÇOK GEÇ (2024)
RomanceAnlık bir refleksle kendimi dışarı, koridora attım ve kapıyı yabancının üzerine kapattım. Koridorun boşluğunda öylece dikili kaldım, içim ısınmıştı, kalbim yerinden fırlayacakmış gibiydi, vücudumu anlamsız bir korku sarmıştı. Ve sonunda o an geldi...