Selamlarr!
Uzun bir aradan sonra yeni bölüm yazmaya karar verdim. Umarım bu satırları yorumsuz bırakmazsınız👀
Keyifli okumalar 🦋
***
Davul sesleri geliyordu... Sanırım bir yerde düğün vardı. Sesin olduğu tarafa doğru yürüdüm. Biraz daha ilerlediğimde kocaman bir alanda halay çeken insanlar vardı. Herkes çok mutlu görünüyordu. Teyzeler bana bakıp gülümsüyordu.
Hâla bulunduğum yerde dikildiğim sırada teyzem yanıma geldi,
" Şirin! Ayak altında dolaşma da yardım et! " Dedi. Kaşlarımı çatıp, konuştum,
"Allah aşkına bu kimin düğünü? " Dedim sinirle. Teyzem hiç bir şey demeden yanımdan ayrıldı. Tam o sırada Ahmet eline mikrofonu alıp,
" İşte gelin ve damat geliyor! " Diye bağırdı. Davul daha hızlı çalmaya başladı. Ben de merakla arkamı döndüm. Gözlerim şaşkınlıkla açılırken, kalbim sızlamaya başladı.
Damat Mertti.. ve gelin de Defne...
Herkes onların gelişini alkışlarken ben koşarak onlara doğru ilerledim. Bir anda nasıl olur da bu noktaya kadar gelmişlerdi? İkisi de yerlerine otururken, ellerimi sertçe masaya vurdum. Ve tam o anda davul ve zurna sesi durdu.
" Bu düğün olamaz! " Diye bağırdım. Bu düğün olamazdı! Kalbim buna dayanmazdı...
Mert kaşlarını çatıp bana baktı. Defne de gözlerini kısıp Mert'in elini tuttu.
" Düğünümü mahvetmene izin vermeyeceğim. " Dedi. Elini kırmamak için zor dayanırken, o konuşmaya devam etti,
" Güvenlik! Şu kızı derhal buradan götürün! " Dedi.
" Ne? " Dedim şaşkın bir şekilde arkama bakıp. Tam o sırada iki güvenlik de kolumdan tutup beni masadan uzaklaştırdı. Defne keyifle gülerken ben avazım çıktığı kadar bağırıyordum.
" Lan! Bırakın beni! " Millet de sanki hiç bir şey yokmuş gibi izliyordu.
" Ya ne izliyorsunuz? Yardım etsenize!" Diye bağırsam da kimseden çıt çıkmıyordu.
" Bırakın beni! Bu düğün olamaz! " Çırpınışlarım boşunaydı... Çoktan güvenlikler beni kapı dışarı etmişti. Son kez bağırdım,
" Lütfen! Bu düğün olamaz..."
***
" Hayır! "
Ter içinde kalmıştım. Aceleyle gözlerimi bulunduğum yerde gezdirdim. Odamdaydım. Derin bir nefes alıp gözlerimi kapattım. Sadece bir rüyaydı... Ama sanki gerçek gibiydi. Hemen yataktan kalkıp, aşağı indim. Teyzem koltukta oturmuş, çay içiyordu. Gözlerimi kısıp ona baktığım sırada,
" Kız bu halin ne? Git bir elini yüzünü yıka! " Dedi. O rüyadan sonra teyzeme sinirliydim. Evet, çıldırmaya kadar geldim yani!
Hiç bir şey demeden tuvalete gidip, işlerimi hallettim. Odama gidip hazırlandım. Bugün çok az dersim vardı. Öğleden sonra dersim yoktu.
Tekrar salona geldiğimde teyzem,

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÇIKMAZ SOKAK
Literatura FemininaÇıkmaz bir sokağa girmiştim... Dönüşü olmayan bir sondaydım, ve kalbim başka, aklım başka bir şey söylüyordu... Tüm o anılar, yaşadıklarım... Hepsini unutup yeni bir sayfa mı açmalıydım? Ben Şirin... Hep aynı kişide takılı kalan, ama bunun hiç bir...