2.7

3.3K 195 302
                                        

Alaz her şeyin farkındaydı.

Asi bunu aklına getirmemeye çalışıyor, ihtimal bile vermiyordu ama bu kadar tesadüf olamazdı her şey.

Amacı her neyse Asi bunu çözemiyordu ama. İlk başta her şeyin bir tesadüf olduğunu düşündü. Çağla'nın cüzdanını bulduktan sonra kızın arkadaş olmak için bu kadar ısrarcı olmasını iyi niyetle yorumladı. Her seferinde Alaz ile ilgili bir şeyler söylemesini kendisini ikiziyle yakıştırmasına bağladı ve geçti.

Alaz'ın da kendine yakın davranmasını ikiziyle ve Ece ile arkadaş olmasına bağladı. Hatta belki o da benle arkadaş olmak istiyordur diye düşündü. Alaz'ın kendisinden hoşlanmış olabileceği aklına bile gelmedi çünkü bu şansı kaçırdığını biliyordu. Korkaklık yapmıştı ve onu sonsuza dek kaybetmişti. Şimdi acaba o da beni beğendi mi demeye haddinin olmadığını düşünüyordu.

Sonra Alaz'la zaman geçirdikçe niyetinin sadece arkadaşlık olmadığını anladı. Ona jestler yapması, sürekli görüşmek istemesi ve deyim yerindeyse gözünün içine bakması çok hoşuna gidiyordu.

Asi böyle düşünmeye hakkı olmadığını biliyordu ama 2 ay boyunca Alaz'ın kendisini bulmasını beklemişti. Evet kütüphaneye çağırdığında gitmemişti ve kendisini bulacağını söylediğinde yapmamasını da istemişti ama Alaz'ın kütüphanede yanına oturup kendisinin konuştuğu kız olduğunu hissetmemesi onu o kadar kırmıştı ki artık onu görmek bile istemediğini hissediyordu. Günler geçti ve Asi defalarca kez Alaz'a yazmak istedi ama hem dengesizlikleri yüzünden kendinden nefret ediyordu hem de Alaz'ın da kendisinden nefret ettiğini düşünüyordu.

Zamanla Alaz'ı unutacağını, ona olan özleminin dineceğini düşünürken alaz yine karşısına çıktı ve Asi için her şey başa sarmış oldu.

Başta ondan ve kendisiyle arkadaş olmaya çalışan kız kardeşlerinden kurtulmak istedi ama Alaz ile yaşayabileceklerinin ihtimali onu heyecanlandırıyordu ve hayatında ilk defa bu kadar mutlu olduğunu hissediyordu.

Varsın Alaz onun blackcatlover olduğunu hissetmemiş olsun biz de böyle anlaşabiliriz diye düşündü Asi. O demek ki yüzünü bile görmediği, adını bilmediği bir kıza o kadar anlam yüklememiş, bu da kabulüm dedi kendi kendine.

Alaz ile blackcatlover hesabından konuşurken onun da kendisinden hoşlandığını hissettiği anlar olmuştu. Ama Asi kendisinin Alaz'a iki kere seni seviyorum dediği gibi Alaz'dan da en azından senden hoşlanıyorum cümlesini duymayı beklemişti haftalar boyunca, onu duyduğu an Alaz'ın karşısına çıkacaktı işte.

Ama hiçbir şey beklediği gibi olmadı ve o lanet kütüphane günü yaşandı.

Şimdi Alaz'ın kendisine blackcatlover hesabıyla konuşurken söylediği gibi Alaz'ın sevdiği mekanda Asi'nin sevdiği yemeği yiyorlardı. Dışarda Alaz'ın söylediği cümleden sonra ikilinin arasında ölüm sessizliği oluşmuştu. Asi'nin yine yediği ağzında çoğalıyordu ve Alaz'a bakmamaya çalışıyordu ama Alaz'ın gözü ondaydı, her zamanki gibi gülümsemiyordu ama gözlerini de ayırmıyordu ondan. Bir şey söylemesini bekliyor gibiydi.

Senin bana gelmeni bekliyorum

Alaz muhtemelen Asi'nin kendisine ben o kızım demesini bekliyordu. Asi kendisi bir şey söylemeden Alaz'ın sormasını ve kendisinin cevap vermesini tercih ederdi ama Alaz bunu yapacak gibi durmuyordu.

Sonra Asi'nin aklına korkunç bir ihtimal geldi. Son konuşmalarında Alaz kendisine kırılmıştı sonuçta, kızdan intikam almaya çalışıyor olabilir miydi? Neden direkt Asi ben senin kim olduğunu biliyorum deyip geçmiyordu ki? Asi'nin kendine güvenmediğini, panik ve kaygılı bir yapısı olduğunu biliyordu, niye kızı daha çok geriyordu?

"Doydum." Asi oturduğu yerden elektrik çarpmış gibi kalktı. Alaz kafasını salladı ve bir şey demeden pizzacının çıkışına yöneldiler.

Yolda hiç konuşmadılar ve Asi'nin içindeki şüpheler onu paramparça ediyordu. Yurda vardıklarında Asi Alaz'ın kapıyı açmasını beklemeden kendini arabadan dışarı attı ve iyi akşamlar dileyip hiçbir cevap beklemeden ilerledi.

"Asi." Kız gözlerini kapatıp derin nefesler alıp verdi ve arkasına döndü. "Yarın Ece'nin doğum günü, seni çağırmamı istedi. Lütfen gel." Kızın bir cevap vermesini beklemeden arabasına binip yola koyuldu.

*

Ece'nin doğum günü partisi havuz başındaydı. Asi kışın ortasında giremedikleri havuzun başında ne diye parti yaptıklarına anlam veremedi ama zenginlerin kafa yapısını anlayamadığı için kendini yormamaya karar verdi.

Partide Asi Alaz'la çok fazla muhatap olmamaya çalıştı. İlk geldiğinde Alaz kendisine hoş geldin demişti ve bir daha da konuşmadılar. Asi de çoğunlukla Çağla ve Rüya ile takıldı.

Ece'ye doğum günü hediyesi olarak kızın tarzına uyacak bir kazak almıştı. Tabi diğerlerinin aldığı hediyelerin yanında çok basit duruyordu ama elinden bu kadarı gelmişti ve Ece kazağı çok beğendiğini söyleyince rahatlamıştı.

Ece'nin pastası kesileceği zaman herkes kızın etrafına toplandı. Ece'nin abileri, ablası ve anne babası kızın yanında yerlerini aldı.

"Ben yine sevdiğim herkes için dilek dilemek istiyorum..." Demek ki Ece her yıl böyle yapıyordu ve Asi her seferinde dileklerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini merak etti. "Öncelikle kendim iyileşmek istiyorum tabi ki. Sonra... Annem ve babam hiç ayrılmasın." Neslihan ve Serhan kızlarının yanağına bir öpücük kondurdular ve gülerek birbirlerine baktılar.

"Çağla ablam istediği yurtdışı programına seçilsin." Ablası kardeşine havadan bir öpücük attı ve kız da aynı şekilde karşılık verdi.

"Yaman abim ve Rüya ablam evlensinler, hatta ilk çocuklarının ismi Ecesu olsun." Rüya ve Yaman birbirlerine gülümserken herkes kahkaha attı.

Sonra Ece'nin gözleri Asi'yi buldu. "Asi ablam için de dilek dilemek istiyorum." Asi ne diyeceğini merak ederek kıza baktı. "Asi ablam bazen çok mutsuz oluyor... Hep mutlu olsun çünkü gülmek ona çok yakışıyor."

Asi buruk bir gülümsemeyle kıza baktı. Sonra gözleri Alaz'ı buldu ve Alaz'ın kendisini ifadesiz bir şekilde izlemesini kalbini ağrıttı.

"Son olarak Alaz abim..." Ece Alaz abisine gözleri parlayarak bakarken ellerini önünde birleştirdi.

"Alaz abim aşık olduğu kıza kavuşsun ve birlikte çok mutlu olsunlar."

Dostlar bu hikayede Serhan ve Neslihan dümdüz karı koca yani Serhan Yaman'ın da babası Güven vs yok aldatma çocuk kaçırma da yok. Artık anlamışsınızdır ben fazla detaylara girmiyorum bu da böyle kalsın istedim okurken o kısımdan rahatsız olmayın yani. Öpüyorum çok

message in a bottle | aslaz textingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin