2.3

4.1K 222 362
                                        

Cumartesi sabahı Asi üzerinde kırmızı bir kazak altında siyah eteği ve kafasındaki benekli şapkasıyla yurdun kapısının önünde kendisini bekleyen Alaz'a doğru yürüdü. Yanına uyurken giyebileceği bir pijama takımı ve evde rahat edemezse diye eşofman almıştı. Alaz geçen hafta yurda girerken kendisini izlediğindeki gibi arabasına yaslanmış ve kızın yanına gelmesini bekliyordu.

"Günaydın." dedi Asi.

"Gün aydı şu an."

Alaz sonunda kızı süzmeyi bırakıp çantasını arka koltuğa yerleştirdi. Bu kez geç kalmayarak kapısını açmayı da ihmal etmedi.

Yolda çok fazla konuşmadılar. Asi diğer seferdeki gibi yakalanmayacağını umarak bir süre Alaz'ı izledi ama bu sefer yakalanmadı çünkü onun odağı yoldaydı.

Sonra aklına şu an bu yola Alaz ile sevgili bir şekilde çıksak nasıl olurdu düşüncesi geldi. Asi onu izlerken sevgilisi de muhtemelen boştaki eliyle Asi'nin elini tutardı. Ara ara gözünü yoldan ayırıp kıza bakışlar atardı ve tuttuğu elini dudaklarına götürürdü. Asi de sevgilisini izlerken bazen dayanamayıp uzanır ve onu öperdi. Belki havadan sudan konuşurlardı ya da radyoda çalan şarkıya eşlik ederlerdi.

Ama bunların hiçbiri olmuyordu ve Asi Alaz'ın tutmasını dilediği elinin etlerine tırnaklarını batırıyordu.

Bir anda elinin üstünde bir el hissedince yerinden sıçradı. "Neden yapıyorsun ellerine bunu?" dedi Alaz. Gözünü ara ara yoldan ayırıp Asi'den cevap beklerken elini elinin üzerinde çekmedi.

"Sebebi yok. Tik gibi bir şey." Alaz ikna olmuş gibi durmuyordu ama elini Asi'nin ellerinin üzerinden de çekmedi. O çekmeyince de Asi elini Alaz'ın elinin altından çekti ve bunu yapar yapmaz ne kadar kötü bir fikir olduğunu anladı çünkü Alaz'ın eli bacağındaydı şu an.

İkisi de durumu bozuntuya vermediler ve Alaz yaklaşık 10 saniye sonra elini kızın bacağının üzerinden çekti.

Yol boyunca temasa ve diyaloğa girmediler. Asi de parmaklarının etlerini parçalamaya devam etmedi.

*

Eve vardıklarında en son kendilerinin geldiğini fark etti Asi. Çağla Asi'yi abisiyle, sevgilisi Cesur ile ve çocukluk arkadaşları Rüya ile tanıştırdı. Üçü de iyi insanlara benziyorlardı ve Asi'yi de sevmiş gibilerdi.

Öğlene doğru Rüya bizim canımız mangal istiyor diyerek yemek yapma işini erkeklere iteledi. Alaz neden kendilerinin yaptığı konusunda diye mızmızlanınca Asi de mangal istedi diyerek oğlanı anında ikna etti.

Erkekler mangalla uğraşırken kızlar da kendilerine kahve yapıp bahçedeki masaya oturup havadan sudan sohbet etmeye başladılar. Arada mangal yüzünden birbiriyle tartışan erkeklere sataşıp sinir ediyorlardı. Asi hiçbirine bir şey demeden sadece kızların dediklerine gülüyordu.

Rüya köfteleri hazırlayan Alaz'a "Elini yıkamıştın değil mi Alaz? Bak az önce tuvaletten çıkarken gördüm seni." diyince Alaz hariç herkes kahkaha attı.

"Beğenemediysen bütün akşam sevgilinin pişirdiği sucuklardan yiyebilirsin Rüyacım, hem ben köfteleri sana yapmıyorum." Asi'ye dönüp yamuk bir gülümsemeyle göz kırptı. Asi yemek konusu açıldığında et köftesini çok sevdiğini söylemişti ve bu kutsal görev Alaz'a düşmüştü.

*

Altılı sohbet muhabbet yemeklerini yerken Alaz masada Asi'nin yanında yerini almıştı. Kızın tabağını doldurmaya çalışması Cesur tarafından ince bir sesle şunu da yer misin Asicim, bundan da içer misin Asicim diye taklit edilince Alaz bardağının dibinde kalan bir parmak kadar suyu Cesur'a fırlattı.

message in a bottle | aslaz textingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin