⊹11⊹

21 9 7
                                    

Haruto'nun kolu kısmen iyileşmişti, bu yüzden Jimin ile işe gidip gelebiliyordu artık. Jimin de sevgilisinin günden güne daha iyi olduğunu gördükçe evde annesiyle yaşadığı kavgalara rağmen mutlu hissediyordu.

Yaşamaktan nefret ettiği bu hayattan Haruto girdiğinden beridir zevk alıyordu, artık kendince tutunacak bir şey bulmuştu. Gün boyu sürekli onunla vakit geçirmek, zamanının tamamını ona ayırmak istiyordu.

İş yerinde Aeri'nin tasarımlarına göz gezdirirken birden aklına gelmişti. Haruto ona içecek bir şey getirdiğinde gözü ona kaydı otomatikmen. Yakışıklı yüzünü inceledi. Sonra da geçirdikleri güzel anıları düşündü. Anılarında hep kendisinin konuştuğunu fark etti. Haruto kendinden pek söz etmiyordu... O sorsa bile. Çocuğun günlük hayatı nasıl, ailesi kim, arkadaşları kimler, asıl işi ne?..

"Ji, iyi misin?" diye sordu Aeri'nin asistanı Ning. Jimin düşüncelerinden ayrıldı. "Ha? Evet, evet iyiyim... Dalmışım, kusura bakme Ning."

"Sence, bunlar güzel mi?"

"Güzel de şu kemer detayı pek olmamış..."

Kızlar tasarımlar hakkında konuşurlarken Haruto telefonuyla ilgilenmeyi tercih etti. Jihoon'a ulaşamıyordu nedense. Normalde o bu saatlerde boş olurdu...

Derken Jihoon onu aradı, Haruto konuşmak için izin isteyip odanın dışına çıktı. Koridorun sonuna geçti. "Hoon, sen neredesin? Ulaşamıyorum sana sabahtan beridir."

"Üzgünüm üzgünüm, haber vermem gerekiyordu. Çok önemli bir şey oldu, Jeongwoo Büyükanne Yoo'nun uyandığını söyledi, ilk uçakla yurt dışına çıktım."

"E yuh ama artık yani... İnsan haber verir, Jihoon."

"Üzgünüm, bir an heyecanla ne yapacağımı şaşırdım... Doktorlar dinlenmesi gerektiğini söylüyorlar kadının. Sonra yanına gidip ifadesini alacağım."

"Pekala... Bol şans dilerim."

"Teşekkürler. En ufak gelişmede sizi haberdar edeceğim."

♟️♟️♟️

Üssün soğuk ve karanlık koridorlarında elleri ceplerinde dolaşıyordu Yoshinori. Bugüne kadar yaptığı şeyleri düşündü. Her ne kadar inkar etse de kendisine verilen görevleri Seonghwa'dan korktuğu için yerine getirmişti. Ona olan sadakati yüzünden değil...

Pek çok şeye göğüs germiş ve cesurca yüzleşmiş biri olarak, korktuğu tek kişinin Seonghwa olması ona koyuyordu biraz. Çünkü işin içerisinde Jennie vardı. Ona zarar gelebilirdi.

Jennie abisine karşı her zaman dik kafalıydı, cesurdu. Çok iyi biri olmasa bile, o da normal bir insanın özelliklerine sahipti. Sadece içinde bulunduğu şartlar onu herkesten daha iyi ve cesur olmaya zorlamıştı.

Yoshinori sıkıntıyla iç çekti. Sevdiğini kendisi koruyamıyordu bu duvarlar içerisinde. Hep Jennie onu koruyor, arkasını topluyordu. Kendisi ise başını belaya sokuyordu ara ara. Bile isteye yapmasa bile.

Bazen telefonunu eline alıp uzun uzun bakışıyordu ekranla. Haruto'yu arayıp tüm gerçekleri itiraf etme isteğiyle dolup taşıyordu, sonrasında ise Seonghwa'nın yapabilecekleri ve sevgilisi aklına geliyor, vazgeçiyordu. Zamanında bu kaçakçılık işine karışmış olduğu için büyük bir pişmanlık içerisindeydi. Son pişmanlık neye yarar, dedi içinden. Olan olmuştu bir kez.

Öylece boş boş yürürken Aeri çıktı karşısına birden. Yüzünde sinir bozucu bir sırıtış vardı, Yoshi'nin görevinde başarısız oluşu ekip arkadaşları arasında yayılmış olmalıydı...

Necklace ¦ Harina ¦ TREASURE x AespaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin