9. No. 1 party anthem: -final-

56 2 41
                                        

Dolu kadehi ters tut - gitme
Teoman - iki yabancı

"Busana geri dönüyorum."

Annesi kahvaltıdan başını kaldırdı. Sanki çok sıradan bir şey söylemiş gibi yemeğini yemeye devam eden hanbine baktı.

"Nereden çıktı bi anda?"

Hanbin yemeği bıraktı. Öksürüp konuşmaya hazırlandı.

"Orada bir hayatım var. İşe geri dönmem gerekiyor ve... seulde kalamam. İsterseniz benimle gelin"

"Hyung bir anda bizden nasıl böyle bir şey isteyebilirsin?"

Annesi kafasını salladı. Hanbin yemeğine döndü.

"Siz bilirsiniz. Ben kararımı verdim."

"Gerçekten gidiyor musun?"

Taerae bir süredir seuldeydi.

"Tam ben gelmişken mi... cidden?"

Jiwoongun evinde gece vakti takılmaya gelmişlerdi. Yujin, jiwoong, taerae ve gunwook vardı.
İçkiler heryere saçılmış, biraz film izleyip uno oynamaya geçmişlerdi.
Hanbin hiç içmedi bile.

"Üzgünüm... yine de yurt dışı değil ya. Sık sık görüşmeye
devam ederiz. "

Jiwoong araya girdi.
"O zaman son bir kez eğlenmeye gidelim, ne dersiniz?"

Herkesten evet cevabı aldığında devam etti.

"Yeni bi bar açılmış buraya. Haftaya pazar ne dersiniz?"

———

Her şeyi özetlemek gerekirse, hanbin seule geldikten sonra 2 sene boyunca haoyu aradı. Eski üniversitesinden arkadaşlarına kadar.

Bir anlığına öldüğünden şüphelendi.
Ne onu aramaya gelmişti, ne yujine, ne annesine, ne arkadaşlarına ulaşmaya çalışmıştı.

Bir anda çekip gitmiş, geçmişini tamamen bırakmış ve cidden umursamamış mıydı? Bir insan nasıl bu kadar duygusuz olabilir?

Ya hanbin...
Seule ilk geldiğinde, tedavisi için.

O gün babasını dinlemeyip haoyu aramaya çıksaydı ona ulaşabilir miydi?

Hanbin şimdi bu hisle uğraşmak zorundaydı. Geçmişin pişmanlıkları.

Hanbinin haberi yoktu ama onun aslında hiçbir suçu yoktu. Onu araması gereken hao iken, o arıyordu.
Çok kötü hissediyordu. O bir kaç ay, umudunu tamamen kaybettiği zamanlar kendini çok çaresiz hissetmişti.

Onu ararken tekrar aşık olmuştu.
Hanbin her şeyi ikinci kez yaşıyordu.

———

Dışarısı sıcaktı.
Saat çok geçti, neredeyse gece yarısıydı ama dışarısı çok sıcaktı.
Ağustosun en sıcak zamanı, karanlık havada bile sıcak rüzgar estiriyordu.

İçeri girdiğinde vücudu titredi, bar biraz boştu ve içerisi soğuktu.

Buradaki son günü olmasından kaynaklı biraz boş hissediyordu kendini. Yine de mutluydu çünkü değer verdiği arkadaşlarıyla beraberdi.
Beş kişilik grup barın loş ışıkları altında kendilerine bir köşe buldu.

Gardenya|haobinHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin