umarim fiklerim silinmez of 😔
cok kotuyum bu konuyu dusundukce darlaniyorum
☀️
"günaydınnnn. sunoo nerede?"
herkes riki'nin cümlesiyle üzgün bir şekilde ona dönmüştü.
riki ise tam tersi daha dün sevgisine karşılık bulmuş biri olarak çok mutluydu.
gerçi sevgilisi mesajlarına dönmeyince ders çalışıyor sanarak girdiği sınıfta onun dışında herkesi bulmuştu.
"gelmedi hala-"
"gelmeyecek yani bugünlük"
"umarım bugünlüktür"
yunjin, jay ve eunchae sırasıyla konuştuğunda riki'nin daha çok kafası karışmıştı.
"ne? ne oluyor şu an?"
"riki sunoo'nun annesi sunoo'nun dans ettiğini öğrenmiş. şu an sanırım hem dışarıya çıkmasına hem de telefon kullanmasına izin vermiyor. ulaşamıyoruz yani."
"bana dün geceden beri yazmıyor. anlamalıydım offfff."
riki saçlarını geriye atıp düşünürken endişesi gözünden okunuyordu.
shuhua riki'nin bu tepkisine şok olmuşçasına bakıyordu. sunoo'yu bu kadar sevdiğini bilmiyordu. açıkçası içi saçma bir şekilde rahatladığında "riki iyi misin?" diye ona dönmüştü.
"biz dün annesi evde değilken yürüyüşe çıktık. o sırada sevgili olduk daha ilk günümüzdü. güzel geçer sanıyordum sunoo'yu görememeyi değil."
herkes sunoo'nun yaşadıklarının yanında birde bunu beklemiyor olacaklardı ki şokla riki'ye dönmüştü.
"BEN. BU. GELİŞMEYE BİLE SEVİNEMİYORUM. JAY BİŞİ YAP."
yunjin gözlerini büyültmüş bir şekilde jay'i dürterken jay "ben napabilirim kapı kırıp mı gireyim?" demişti.
"aslında mantıklı." soojin omuz silkerek konuştuğunda shuhua "kafayı mı yedin sevgilim?" diyerek onu susturmuştu.
"bu arada bunu asla ama asla kimse bilmemeli. annesine bir şekilde dahi sevgili oldukları bilgisi gitse biteriz biz. yani sunoo." eunchae konuştuğunda ortamdaki herkes onu onaylamıştı.
az önce güzel bir gün olacağını bekleyen herkes zilin çalmasıyla düşünceli bir şekilde sınıflarına dağılmışlardı.
•
sunoo sabah annesinin zorla uyandırmasıyla kalkmıştı.
ağlamaktan uyuyabildiği bile söylenmezken yüzü -özellikle gözleri- şişmiş, acıyordu.
"sana bunları hazırladım. birazdan soru çözümüne başlayacaksın. saat 1'de matematik öğretmeni derse gelecek."
annesi sunoo'nun nefret ettiği tatsız tuzsuz bir kahvaltıyı masasına bıraktığında sunoo sinirlerine hakim olamayarak masaya ilerlemişti.
tepsideki yiyecekleri görüp kahkaha atmış ve tepsiyi yere adeta çarpmıştı.
"SENDEN. NEFRET. EDİYORUM."
annesi hala soğuk ve hiçbir duygu barındırmayan yüz ifadesini bozmamış yerdeki şeyleri toplamaya başlamıştı.
sunoo ise onun yüzsüz bir şekilde onları toplamasıyla tekrar kahkaha atmaya başlamıştı.
"bir şey yemeden çalışmaya başla." diyen annesiyle sunoo "sen öyle san." diyip tüm kitaplarını yere atarken annesinin öğretmenlerden satın aldığı özel ders notlarını yırtmaya başlamıştı.
"DELİRDİN Mİ SEN?"
"EVET DELİRDİM. BU SEFER DE BENİ PSİKOLOĞA YOLLASANA. KENDİN GİTMEN GEREKİRKEN BENİ DE DELİRTTİN EVET. BU SENİN ESERİN BENİM DEĞİL. BU SENİN HAYATIN BENİM DEĞİL."
"BEN SEN BAŞARILI OL DİYE BUNLARI YAPTIM."
"SEN benim başarımı falan istemiyorsun. sen sadece benim mutsuz olmamı istiyorsun."
"delirme sunoo. BUNLARI YAPMAK SENİ GELECEKTE ÇOK MU MUTLU EDECEK?"
"EVET? sana kaç kez dedim ben dersimi çalışıyorum. sadece biraz eğlenmek için yapıyordum. netlerimi görüyorsun SANKİ SORU ÇALARAK YAPIYORUM."
annesine bağırmamak için kendini tutmaya çalışsa da kendini tutamıyordu.
"sunoo bak otur şu masaya kalan kitaplarınla ders çalış delirtme beni."
sunoo artık hiçbir şeyin işe yaramadığını fark ederek yorgunlukla yatağına oturmuştu.
"ben annemi istiyorum."
kendini tutamayarak hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamıştı.
"eğer annem olsaydı beni hiçbir şeye zorlamazdı."
"eğer annem ölmeseydi bu hale gelmezdin. tek başına kaldıkça bana sardın resmen. bıktım senin bu davranışlarından. sana hiçbir şey söylemeyip ders çalışmaktan bıktım. seni alttan almaya çalışmaktan bıktım. şu kitapları görmekten resmen gün ışığı görmüyorum. HEPSİNDEN BIKTIM."
kalan kitaplarını da fırlattığında kadın elleri titreyerek yerdeki kitapları toplamıştı.
"ONLARI TOPLASAN NE OLUR? ASLA HİÇBİRİNE DOKUNMAYACAĞIM."
"sus ve otur. sınavların yaklaştı."
"DAHA BİR YIL VAR YETER YA NEFES ALMAK İSTİYORUM!"
sunoo kendini tutamaz bağırırken aynı zamanda ağlıyordu.
"bazen dayanamadığımda kendime diyorum ki ergenlik yapma. komik değil mi ergenliğin en zor zamanları belki de ama kendimi tutuyorum tek başına her şeye yetişiyor onu dinle diyorum. alttan alıyorum ama ben senin gibi değilim sanırım yetişemiyorum hiçbir şeye. HİÇBİRİNİ AÇMAYACAĞIM BİLE ANLADIN MI?"
"keşke o ölmeseydi de ben ölseydim."
sunoo duyduğu cümleyle annesine dönmüştü hızla. vücudu titreyen kadın toplamaya çalıştığı kitapların olduğu yere çökmüştü.
asla beklemiyordu bu cümleyi. tamam abartmıştı ama daraldığı içindi. hiçbir şekilde onu anlamıyordu hala.
"keşke bu cümleyi söyleyeceğine yanımda durup bana güvensen anne."
sunoo kendini tutamayacağını bildiği için tuvalete gidip sakinleşmeye çalışmıştı. odasına geri döndüğünde annesinin hala orada olacağını bilerek odasına gitmekten vazgeçmiş dış kapıya yönelmişti.
şu an ne yapacağını bilmese de kimin yanında olmak istediğini biliyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
cheer leader, sunki✓
Fanfictionriki: koreografinizi değiştiremez misiniz dikkatimi dağıtıyorsun maç anında
