umarim sunoo'nun annelerine isim vermemisimdir
kim hyelin-sunoo'nun vefat etmis annesi
baek jiwoo-su an kavga ettikleri annesi
choi yoojeong-jay'in annesi
park jooheon-soojin'in babası
☀️
"sakin ol hayatım. sunoo da öyle demek istememiştir." jay'in annesi yıllarını beraber geçirdiği arkadaşına sarılmıştı.
ağlamaktan bitap düşmüş arkadaşı "keşke annem ölmeseydi dedi kaç kez." diyip ağlamaya devam etmişti.
"bak haklı demiyorum ya da sana haksız demiyorum ama bu kadar net gitmeyip birbirinizi dinleseniz. bak asla yanınızda olmadığım için söylemiyorum ama hyelin'in yerini tutamam bunu biliyoruz. sen ne kadar yalnız olduğunu düşünüyorsan o da yalnız. ikinizsiniz sadece."
jiwoo yoojeong'un omzuna yatıp arkadaşının haklı olduğunu bilerek ağlamaya devam etmişti.
jooheon bildiği şifreyi girip eve girdiğinde arkadaşlarını bu şekilde görüp içinde bir yerlerin sızlamasına engel olamamıştı.
jay'in mesajıyla eve gelen yoojeong derhal jooheon'u aramış eve çağırmıştı.
bugün sorunları çözmek için zamanlarını harcamak onları yormuyordu yalnızca arkadaşının bu halde olması onları yoruyordu.
ellerinden geldiğinde hyelin'in boşluğunu tamamlamaya çalışsalar da bu yıl jiwoo takıntılarının zirveye çıktığı onlarla iletişimi azalttığının farkında oldukları zamandı.
"bir tanem? ben geldim ne güzel karşılama bu? kırılıyorum ama artık."
"jooheon ben dayanamıyorum."
her seferinde güçlü duran arkadaşını en son eşi öldüğünde bu halde görmüştü.
"biliyorum ama her zaman katlanmak zorunda değilsin. hadi anlat bana bir günde ne oldu?"
"ben sunoo'nun günlüğünü buldum. normalde okumam ama son zamanlarda çok içine kapanmıştı."
jooheon anladığını belirtir bir şekilde anlatmaya devam etmesini istemişti.
"öylesine bir sayfa açtım ve birinden hoşlanıyor yazdıklarından belli ama kim bilmiyordum. onunla beden dersinde tanışmışlar sanırım spor salonu falan yazıyordu diye düşündüm. bu olabilir çünkü netleri değişmedi bir şey demedim. sonra da zaten eve geldi ve okumadım ardından da sizin yanınıza geldim."
burnunu çekip devam etmişti kadın.
"minnie'nin babası bana çok güzel dans ettiğini duyunca inanamadım ve ortamdan sunoo hasta diyerek ayrıldım. zaten evden çıkmadan önce sunoo eve girmişti. ben de odamda günlüğünü okuyordum bu yüzden panik yaptım ve günlüğü çantama attım anlık olarak. geri yerine koyarım diye düşündüm o gece uyurken."
gözlerinin dolmasına engel olamayan kadın gözlerini silip tekrar konuştu.
"yanınızdan ayrıldığım saatlerde günlüğü okudum. dans ediyormuş ponpon takımında. hatta lidermiş. tek özel hissettiği anın bu olduğu yazıyordu sayfalarda. ona elimden gelen her şeyi sağlamış olmama rağmen okulda en başarılı öğrenci o olmasına rağmen onu mutlu eden şey dansmış ve bunu benden gizlemiş."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
cheer leader, sunki✓
Fanfictionriki: koreografinizi değiştiremez misiniz dikkatimi dağıtıyorsun maç anında
