"gerginlikten öleceksin."
onun ceketinin yakalarını düzeltip ona yaklaşmam asla işe yaramamış ellerini pantolonuna sürmüştü. gergince içeriye bakıp derin bir iç çekip kafa sallamıştı.
"tüm ailen içeride farkında mısın?"
"yarısı arkadaşlarımız sonuçta?"
gülümseyerek ona baktığımda bir şey değişmiş gibi gözükmüyordu.
"ama diğer yarısı da annenler yani..."
"bir şey olmaz riki ya~ hadi içeriye geç."
"bence bir şey söyle acil bir işi çıkmış de ya da ne bileyim hasta olmuş da eve gitmiş de. bence daha iyi yani asla erken olduğunu düşünmüyorum güzel olur ama ya beni sevmezlerse çok kötü şeyler aklıma geliyor ve gitmiyor sunoo."
"sevgilim."
"hm."
"bak şimdi biz arkadaşlarımızla oturuyorken nasılsak içeride de öyle olacağız. annem zaten bunu bire bir tanışma olarak görmüyor. şu an hepimizin arkadaşı olarak geliyorsun."
"bilmem. gergin olursam kaçarım gibi bir his doğuyor içime."
bu cümlesiyle kahkaha atmış ve ona sarılmıştım.
"senden çok şey istiyor gibi hissediyorum ama bil ki zorunda değilsin."
ayakkabılarını çıkarıp verdiğim terliği giyip bana baktığında "sen benim yıllardır seninle böyle olmak istediğimi unutuyorsun sanırım?" dediğinde emin olmadığımı belirterek dudaklarımı büzüp omuz silkmiştim.
o da etrafa bakınıp büzdüğüm dudağıma öpücük kondurmuştu.
ikimiz de utangaçtık ama kendimizi tutamıyorduk sanırım.
"hadi sağdan dön herkes orada." dediğimde kafasını sallayıp beni omzumdan destekleyerek beraber ilerlemiştik.
"merhaba efendim riki ben." riki eğilip anneme selam verdiğinde annem de gülümsemişti.
"hoş geldin riki efendim demek yerine jiwoo teyze diyebilirsin. rahat ol."
soojin'in babası gülümseyip riki'nin yanına gelmiş "jungwon'un arkadaşısın değil mi?" demişti.
"oha baba nasıl biliyorsun?" soojin şokla konuştuğunda sunghoon "jungwon ile benden daha çok konuşacaklar yakında." diye eklemişti.
"jungwon ile a'dan z'ye dedikodu yapıyorlar her gün. geçen gün jooheon benden bir şey istemişti o ara şahit oldum." demişti jay'in annesi.
"özel hayatın gizliliği de kalmamış." riki sahte bir şekilde iç çektiğinde sunoo kıkırdamıştı. jay'in annesi "sen sunghoon ve jay ile beraber milli takıma seçilen kişisin değil mi?" demişti.
"evet. hatta üçümüzü ayrı çalıştırmaya başladılar."
"anne zaten her gün sunghoon'u görüyordum üstüne kaptan riki hazretlerini de çok görüyordum. şimdi antrenmanları ne kadar olacaksa artık arttırdılar ikisini de senden çok görüyorum."
"biz sana çok memnunuz zaten jay."
sunghoon jay'e dil çıkarmış jay de sunghoon'a yüzünü buruşturup sessizce önündeki yemeğe dönmüştü.
"riki sen miydin kaptanları?"
"evet jiwoo teyze."
"ikisi de kaptan süper bir ilişki." yunjin heyecanla konuştuğunda sunoo'nun annesi merakla çocuklara dönmüştü.
"hiçbirinizde danslarınızın videosu var mı?"
ortam sessizleşmişken yunjin kadının yargılayıcı değil heyecanlı bakışlarından rahatlayarak telefonunda favorilere eklediği videoları aramaya koyulmuştu.
kaç yıldır tanıdığı gerçek teyzesinden ayırmadığı bu kadının, kötü niyetli sormadığını sadece iki gündür sert tepkisinin beklemediği olaylar yaşadığından kaynaklandığını anlayabiliyordu. onun ne kadar zorlandığını yıllardır görüyorlardı.
"jiwoo teyze bunlar benim beğendiklerim. bu pratiğimiz sola kaydırırsan maç öncesi performansımız da var." diyerek telefonu kadına vermişti.
herkes anneme odaklanmışken ben aslında hiç izlemesini istemiyordum. sanki aramız hiç düzelmemiş bunlar yaşanmamış ve gizlide kalması gereken bir durummuş gibi geliyordu.
o kadar uzun süredir gizliyordum ki bu alışkanlığım tepetaklak olmuştu resmen.
•••
"aşkım ağlamaktan gözlerin kızarmış resmen..."
yunjin riki'nin benden ayrılmasıyla bana bakmış "gözlerini kapatalım senin. final maçında bir sürü fotoğraf çekilecekmiş hem gösteri anında hem de sonrasında kazanırsak. okul her şekilde paylaşım yapacakmış." ve eline aldığı kapatıcıyla bana doğru yürümüştü.
soojin kahkaha atıp "günlerdir sadece ağlıyor resmen. ileride bununla çok dalga geçeceğimi biliyorsundur umarım." demişti.
"sus ya annem hep beni izlemeye gelmiyor."
"en azından artık annen biliyor ve destekliyor."
soojin bana dil çıkarttığında hiç karşılık vermeden riki'nin boynuna sarılmıştım.
"ben ısınmaya gidiyorum sen de hazırlan tamam mı?"
"yorma kendini."
yanağıma öpücük kondurduğunda ben de gülümseyip ayrılmıştım.
"yunjin kapatıcı neredeydi?"
kızlar bana gülerken ben de omuz silkmiş yunjin yanına oturmuştum.
çok heyecanlıydım ve bunun sadece benim performansımla ya da annemle alakası yoktu.
bu maçı milli takımın sponsorları dahi izleyecekti.
riki jay ve sunghoon'un ana kadroda olması da beni daha çok heyecanlandırıyordu.
"hadi çok az kaldı."
"of normalde eğlencesine açılış yapardık şimdi maç sırasında karşı takımı susturmak için gösteri yapıcaz gerildim." eunchae ponponlarını düzeltirken konuştuğunda ben de derin bir nefes alıp "kızlar böyle heyecanla ya da gazla enerjinizi harcamayın. neredeyse tüm maç tribün önünde olacağız." demiştim.
herkes kafasını sallarken ben de yunjin'in gözlerimi sabitlemesiyle geri çekilip üstümü düzeltmiştim.
daha yönetmem gereken güzel bir performans ve sevgilimi full odak izlemem gereken bir maç vardı.
☀️
sanirim bazen de hikayelerin ucu acik bir sekilde bitmesi gerekiyor
bu hikaye akademik acidan benim hikayemdi ama benim yanimda sunoonun yaninda olan bir riki gibi birisi yoktu 🥲🥲
olunca da guzel oluyormus bence
sadece biraz daha fazla yavsak riki ekleyebilirdim fike ama depresyonumla cakisti malsf
ŞİMDİ OKUDUĞUN
cheer leader, sunki✓
Fiksi Penggemarriki: koreografinizi değiştiremez misiniz dikkatimi dağıtıyorsun maç anında
