*Hatırlatma*
"Benim ise odağım ona kaydı. Cehennemim olan adama. İblise.. "
*Hatırlatma bitmiştir*
"Vücudumdaki bütün kan çekilmiş gibi hissettim. Kalbim çarpıyor, ayakta duracak gücümün olmadığını hissediyordum. "
"Halbuki o kıpırdayamazdı. Güçsüz ve zayıftı. Bana birşey yapamazdı. Peki neden hala beni korkuyordu? "
"İki kapının birleşimi boyutunda bir demire onu sabitlemişlerdi. Ayakta duruyordu. Belinden geçen demir bir kemer ile demire sabitlemişlerdi. Bilekleri yukarıdan demir kemerler ile sabitlenmiş, ayakları ise bilek kısmından aynı şekilde kemerler ile sabitlenmişti. Bu şekilde onu ayakta durmasını sağlıyorlardı. "
"Üzerinde siyah hasta kıyafetleri vardı. Kıyafetin açık bıraktığı teninde ise boylu boyunca morluklar vardı. Onu iyi dövmüşler. Her zaman o özenli arkaya taradığı saçları ise bu sefer dağınıktı. Uzun zamandır taranmamış gibiydi. Gözünün altında önceden olduğu belli eden silik bir morluk vardı. Dudağı patlamış ve yarası kabuk tutmuştu. "
"Bana yaptığı gibi ona da bir hasta kıyafeti giydirmişler. "
"O kadar zavallı duruyordu ki. O kendini Yüce sanan adam şuan bir zavallıydı."
"Onun bu duruşu beni hem öfkelendirip hem korkutuyordu. Ama ona duyduğum öfke bir başkaydı. Elimi yumruk yapmış ve tırnaklarımı derime batırmıştım. Asıl batırmak istediğim yer onun derisiydi. Onu tırmalayıp paramparça etmek istiyorum. "
"Ağır bir şekilde kafasını kaldırdı. Gözleri bende durdu. Burada olduğuma emin olmak için gözlerini kısıp dikkatlice baktı bana. Ardından yine o şeytani gülümseme oluştu yüzünde. "
RM: ölmemesi için küçük bir tedavi gördü.
Seo-jun: bu iti tedavi mi ettiniz?
RM: evet, bize canlı ve sağlam lazımdı. Yapacağımız şeylere karşı direnç göstermeli, hemen ölmesi işimize yaramaz.
"Gözlerimi hiç ayırmadım ondan. O da benden ayırmadı. O şeytani gülüşü bir an olsun eksik olmadı. "
Youngwo: Marie..
"Dedi yorgun çıkan sesin arasında tek kelime ederken. Gözlerimi kısarak ona baktım. "
Jk: iyi misin?
"Hafif kafasını çevirip bana baktığında başımı olumlayarak salladım. "
Youngwo: oyuncağımı bana getirmişsiniz. Ne güzel.
Jk: senin ben..
"Daha ileriye gidecekti ama tuttuğum elini kendime çekmem ile bana baktı ve durdu. "
y/n: bırak konuşsun.
Jk: sana oyuncak diyen dilini keserim onun.
y/n: ne olacağına ben karar vereceğim.
"Dedim sessizce ona bakıp konuşurken. Ardından elini bırakıp kollarımı birleştirmiş ve öne doğru bir adım atmıştım. "
y/n: başaramadın.
Youngwo: neyi?
y/n: bizi o iğrenç yerde tutmayı başaramadın. Beni delirtmeyi başaramadın. Sahi ne geçti eline?
"Yüzüme baktı ve alaylı bir ifade takındı. "
Youngwo: istediğim ne varsa aldım, Marie.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Rebellious / J.JK
Randombüyük bir kabus yaşamış olan ve geçmişinden kaçmaya çalışan y/n'in hayatında büyük bir değişim olur. Birgün yolları bir toplantı odasında mafya grubundan Jungkook ile kesişir ve o gün başlar Jungkook'un takıntılı aşkı. Aşkı günden güne takıntıdan çı...
