21!KOCA AYI!

6K 119 53
                                        

WİLLİAMS ( İlahi bakış açısı)

Willams'ların kocaman sarayları cayır cayır yanıyordu...

Etraf cehennemden farksızdı. İtfaiyeler yangını söndürmeye çalışırken Brendon willams ve oğulları son anda kurtarılmıştı.

Hastanede müşahede altında olan Brendon Williams gözlerini açtığında önce yaşadıklarını idrak etmeye çalışmış sonrada kızı ve oğulları için korkuyla hastaneyi birbirine katmıştı.

Doktorlar onu zar zor sakinleştirmişti.

"Bay Williams oğullarınızın sağlık durumu şuan iyi indişelenecek bir durum yok"

Brendon Williams kızının durumunu duymayınca endişeyle yutkundu.

Minik bebeğine daha yeni kavuşmuştu...

"Kızım ,KIZIM NERDE?!"  Diye bir anda öfkeyle kükreyince karşısındaki doktor korkuyla irkilmişti.

"Kızınız? " Diyen doktor olayı kavramaya çalışıyordu

" Caroline Williams benim kızım... o da ordaydı... KIZIM NERDE DOKTOR " diyip doktora bir anda atılınca etraf kargaşa yerine dönmüştü.

Almanya, Berlin 13 sene önce Caroline yedi yaşında.

"Baba artık dayanamıyorum ne olursun kurtar beni burdan bu evde kalmak istemiyorum" diye hıçkıra hıçkıra ağlayan Caroline babasının ayaklarının dibine çökmüş bu cehennemden onu kurtarması için yalvarıyordu.

Brendon ayaklarının dibindeki kızına baktı.

Bu kızdan nefret ediyordu hayatının aşkı birtanecik karısı onun yüzünden hayata gözlerini kapatmıştı...

Brendon yaşamak için umudunu kaybetmişti sadece mecburiyet vardı.

" Caroline şımarıklığı kes defol git yanımdan " diyip ayağıyla onu iteledi.

Düzensiz beslenmekten dolayı dört yaşında gibi duran Caroline bu sert darbeyle zeminde savrulmuş, başı duvara çarpmıştı.

Brendon minik kızı umursamadan  evden hızlıca çıktı yetişmesi gereken bir toplantı vardı.

Bu olayları uzaktan izleyen Paul şeytanice sırıttı bu pisliğe dersini vermenin zamanı gelmiştide geçiyordu...

"Caroline burdan kurtulmak ister misin ?" Diyip kıza doğru yaklaştı.

Caroline Paul'u görünce korkuyla ayaklanıp kaçmaya çalıştı ama Paul hızlıca elinden tutup onu kendine çekti.

"Seni burdan kurtarıcam küçük kız uslu dur" diyip arkasından ağlayan kızı ellinden sürüklüye sürükleye arka kapıdan dışarı çıktı. Karşılarında kocaman bir orman vardı.

Paul sadistçe tebessüm etti. Bu minik şeytanı buraya attıktan sonra ağlayarak onlara geri dönüp abilerinden yakındığı için ondan özür dileyecekti.

Ondan sonra minik kardeşine istediği kadar işkence etmeye devam ederdi.

Ne de olsa bu şeytan birtanecik annesini öldürmüştü.

Kızı sürükleyerek  getirdiği ormanın derinliğine fırlattı minik Caroline'nin bedeni toprakta sürtünüp yere yapıştı.

"Artık özgürsün Caroline " diyen Paul arkasına bile bakmadan saraya doğru koştu.

Diğerleri yokluğunu farketmemeliydi.

Küçük Caroline korkuyla etrafına baktı.
Güneş batmak üzereydi burada ne yapacaktı ki...

MR. KİNG Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin