princess

13 1 0
                                    

*2 hafta önce*

"Anne dua et şuradan kameralara gözükmeden çıkayım. Çünkü dün gece hakkında bir sikim hatırlamıyorum!"

"Üzerindekinler düzgün mü bari?"

"Yırtık kot şortum mavi bir kazak var birde yüksek topuklularım. Uygun mudur kraliçem?"

"Bana sataşmayı bırak ve asıl büyükannen sorun. Herneyse tanrı kraliçeyi korusun."

Annemin büyük kahkahasına eşlik ederken otelin resepsiyonuna gelmiştim.

"Hangi isimle giriş yaptığım hakkında bir bilgim yok ama 4444 oda numaramdı. Ücret?"

"Ödemenizi yanınıdaki bey yaptı Bayan Voltage."

Gözümü devirip çıkışa gittim. Telefonumdan tarihi kontrol ettim daha büyük gösteriye tam olarak 2 hafta vardı. Ve ben bu süre içinde Londra - Brighton dışında bir yere gidemezdim. Ah ve mükemmel okulumada gidebilirdim. Oxford Üniversitesi sizcede fazla mükemmel değil mi? Yani hayatım.

Yaptığım her hata kapatılır, herkes bana hizmet eder, "kraliçeyle" sohbet edebilirim. Ve yapabildiğim bir sürü şey daha. Ama bir ayrıntı var ben bunları seviyorum ilgiyi, ünlü olmayı ve tanınmayı. Kısaca şımarık biriyim. Kapıdan çıkıp etrafıma bakındım. Tam hayretle gözlerimi açamaya hazırlancaktım ki o anda tüm gazeteciler beni fark edip yanıma koştular. Bir an benden ünlü biri burada sanmıştım.

"Bayan Voltage sizi yine bir otelin kapısında yakaladık. Bugün için hala alışverişe çıkmadınız mı?"

"Gece yanınızdaki yakışıklıyı herkes Ashton Irwin'e benzetiyor?"

"HEY! Bir saniye susar mısınız?? İlk olarak ne alışverişi? İkinciside ben ne zaman yanımdaki erkekleri hatırladım? Yani bir kere yattığım kişi kuzenim çıkmıştı ki bu rezilliği unutmamışsınızdır."

"Bugün ayın 20si yani kraliçenin aile yemeği toplantısı var. Ve sizi her ayın 20 sinde Oxford Sokağında görürdük."

Onlara cevap vermeden koşmaya başladım. Eğer annem telefonda bana bilerek söylememişse onu öldürme planlarına şimdiden başlamalıyım. Siyah Lamborghini'me bindim hızla alışveriş merkezine sürdüm. Bir de Oxford Sokağının oradaki paparazileri çekemiyeceğim.

Aklıma takılan bir konu vardı. Ashton -soyadını hatırlayamadığım- önemli biri miydi ki? Yoksa bana sormazlardı. O çocuğu hatırlamasamda vücudunu ve özellikle penisini gayet net hatırlıyorum. Fazlasıyla sarı olan saçlarım için ilk kuaföre gitmeye karar verdim. O sarı salağı görmemek için dua etmeye başladım. Arianna kendisi çok sevgili ağabeyimin sevgilisi. Benim dışımda kimse ağabeyimin o kızı sadece sikmek için kullandığını farkında değil. Ama maalesef sevgilisi diye aile yemeklerine geliyor.

Arabayı park edip içeriye girdim. Arianna içeride sarışın bir çocukla konuşuyordu tabikide onları dinledim.

Ah dinleyemeden sarışın beni görüp yanıma yaklaştı.

"İyi günler prenses."

"Ne saçmalıyorsun sarışın?"

"Luke demeni tercih ederim prenses. Luke Hemmings."

"Bende prenses dememeni tercih ederim sarışın (!)"

I'm Not Princess   m.cHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin