that moment

9 1 0
                                    

*1 saat 15 dakika önce*

Sarı saçlarımı sıkı topuzdan kurtarıp yandan ördüm. O çocukları düşünüyordum. Aslında düşündüğüm çok şey vardı.

O çocukların niye o kadar zengin aile varken en öne oturdukları,

Büyükannemin yemekten önce söyledikleri,

Çoğu kişinin ünlü balerin Rena Williams ve Valariena Navy Rosemary Rena Voltage'in aynı kişi olduğunu öğrenmesi,

Kısaca çıkışta kesin gazeteciler çıkmamı bekliyordu.

Ah son olarak Cameron bana yavşayıp duruyordu. Tanrım! Tüm dans boyunca şişliğini hissettim. Ve bu iğrenç! Üzerimi giyindim. Son olarak kahve topuklu botlarımı giyip çantamı aldım ve kulisten çıktım.

*10 saniye önce*

Arctic Monkeys'in Do I Wanna Know şarkısını mırıldanarak yürürken birine çarptım.

"Özür dilerim."

"Vay canına."

"Um pardon ama ne sikime ben özür diledikten sonra 'vay canına' diyorsun?"

"Bu İngiliz pekde kibar değilmiş ha?"

Çantamı yerden alıp kafamı bana çarpan kişiye bakmak için kaldırdım. Ve keşke kaldırmasaydım diye düşündüm. Tanrım! İlk defa yeşilin böyle bir tonunu gördüm. Nefesim kesilirken yinede derin bir nefes almaya çalıştım. Ardından hemen kendimi toplayıp konuştum.

"Kaba değilim sadece ımm küfür etmek bende nefes almak gibi bir şey oldu. Ah büyükannem ve Kont buna çok kızıyor. Biliyor musun bir kere aile yemeğinde kraliçenin yanında küfür etmiştim. Ama kraliçe buna gülmüştü. Tabi o zaman biraz daha küçüktüm. Bunları neden anlattım ki?"

Karşımdaki siyah saçlı ve yeşil gözlü çocuk bana kafası karışık bakıyordu. O an ona kraliçeden bahsettiğimi hatırladım. Siktir! Ama beynimden komut verdiğim işleri yapmayan vücudum sayesinde ona elimi uzattım.

" Nasıl olsa birazdan dünya bu kimliğimi öğrenicek. İsmim Valariena Navy Rosemary Rena Voltage. Ve sende?"

"Senin kadar ihtişamlı bir ismim yok ama bende Michael Gordon Clifford." kulağıma doğru eğilip fısıldadı. "Gordon ismimi sakın kullanma. Prenses."

Bayılabilirim. Tanrım onun karşısında ölebilirim bile. Kendini topla Navy!

"Seni bir yerden tanıyor muyum?"

"Ünlü sayılırım. 5 Seconds of Summer grubunun gitaristiyim ve şarkıda söylüyorum."

"Ha şu bu akşam gelenler. Siz Niall'ın grubunun turnesinde çalanlarsınız?"

"Evet. Onu tanıyor musun?"

"Evet bilirsin Londra geceleri benden sorulur. Ah ve" bu sefer ben onun kulağına eğildim ve kulağına ıslak dudaklarımı yaslayarak konuştum. "Bana bir daha prenses deme punk çocuk." Ondan ayrılıp gazeteci dolu kapıya ilerledim.

Büyükannem en sevdiği balerinin torunu çıktığına şaşıracak mı acaba?

I'm Not Princess   m.cHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin