Multideki evin anlatılan yerleri ve Levent babamız. Ve Adele :) severim. Keyifli okumalar.
*****LİMON*****
Arda'nın son söylediğiyle hepimiz kahkaha artık. Çilli'm ise utançtan Süslü'nün rujunun rengine dönmüştü.
Kahkahalar sonlanırken Baran derin bir iç çekti.
"Limon , biraz konuşabilir miyiz?" dedi.
Gelen soruyla herkes Baran'a döndü. Kahkaham sonlanırken bakışlarını Baran'ın sıkıntılı yüzüne çevirdim. Boğazımı temizledim.
Sesimi bulmaya çalışarak "Olabilir. park'a gidelim. Diğerleri de bizim eve gitsinler." dedim
Aslında Baran ve Berk'i eve çağırmak istememiştim. Tabi ki onları ayırmakta olmazdı. Pek yakın sayılmazdık. Berk sorun olmasa da Baran sorundu. Evin her noktası benim için özeldi.
Tatlı'nın kaşları şaşkınlıkla havaya kalkarken Çilli " Park olmaz. " diye bağırdı.
Çilli'ye dönerek " Neden olmaz? " diye sordum. Berk huzursuzca kıpırdanırken , Çilli kızardı.
"İşte herkesin kendine göre özeli var." diye fısıldadı.
Tatlı, Berk ve Çilli'nin kollarından tutarak "Ne yaptınız lan?" diye bağırdı.
Berk sessizce "Birşey yapmadık." dedi. Erdem duruma balıklama atlayarak Tatlı'yı kendine doğru çekti. Tatlı'nın gözleri yerinden fırlarken Erdem kahkaha attı.
"Bebeğim bence Çilli Suskun Bey'e tecavüz etti. Suskun Bey de utancından söyleyemiyor." dedi.
Ellerimi kaldırarak dua etmeye başladım. " Allah'ım tamam insan sıfatında ama akıl takviyesi yapamaz mıyız? " dedim.
Baran sıkıldığını belirtircesine garip bir ses çıkardı. "Artık konuşabilir miyiz ? " dedi.
Tatlı Erdem'i iterek " Burada konuş. " dedi. Elleri bellerinde mahalle kavgasındaymış gibi görünüyordu.
Erdem tekrar Tatlı'yı tutarak sırıttı. "Kaçın. Yoksa bu sizi bırakmaz." dedi.
Baran'a doğru döndüm. Birşey dememe fırsat bırakmadan elimi tuttu.
BARAN ELİMİ TUTTU.
Yanaklarım kızarmaya başlarken, gözlerim yuvalarından fırladı. Baran bana bakmadan beni çekiştirmeye başladı. Sitenin çıkışına doğru koşmaya başladık. Bir elimde limon suları diğer elimde Baran'ın eli vardı. Ben daha şoktan çıkamazken sitenin çıkışına gelmiştik. Nefesimi düzene sokmaya çalışırken gözlerimi kenetlenmiş ellerimize çevirdim. Baran aniden elini çekti. Bakışlarım yüzüne çevrilirken, elimdeki şişeyi ve sırt çantamı yere bıraktım.
Nefes alamıyordu. Yere çökmesiyle birlikte panikledim. "Ne oluyor? Ne yapmam gerekiyor?" diye sordum.
Gözlerini gözlerime sabitlerken pantolonun cebini gösterdi. Başını geriye atarak tümüyle yere yattı. Sabah bu saatlerde etrafta kimse olmuyordu. Ne aradığımı bilmeyerek ceplerine baktım. Elime gelen herşeyi çıkardım. Para ve anahtarların yanından çıkan astım spreyini gördüm. Ne yapıcağımı bilmeyerek spreyi Baran'a uzattım. O spreyi sıkarken bende eteğimin açılmamasına özen göstererek yere çöktüm. Başını dizlerime koydum. Elini tutarak nefesinin düzene girmesini bekledim. Bir elim saçlarında diğer elim ellerinde etrafıma bakındım. Aslında yerinde olması gereken Görevli sakız patlatarak yerine geçiyordu. Ağıza alınmayacak bir küfür savunurken Baran'a döndüm. Nefesi düzene girmiş, ettiğim küfüre karşı şaşkın bir ifadeyle bana bakıyordu. Dolan gözlerimi ona çevirdiğimde şaşkın ifadesi daha da artmıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
LİMON
HumorBu bizim hikâyemiz. Bol kahkahalı, Limon suyu dökülmüş bir kitap düşünün. Evet , bizim hikâyemiz. Arkadaş,Dost veya Kardeş? Artık nasıl tanımlarsanız. Size kalmış. Lale,İmge,Melike,Ozge ve Nisa. Tekrar ediyorum. Limon,Kahkullu,Tatlı,Süslü ve Çilli...
