8-Kahvaltı

55 8 2
                                        

multide sevdiğim bir şarkıcık varr!

bölüm  ithafı Duplum adlı kullanıcı hesabındaki arkadaşlarım aslı ve berna ya dır. ilk defa ithaf yapıyorum ne yazıcam bilemedim. neyse djskjdl güzel taze çıkmış bir kurguları var okuyun derim :))

iyi okumalar!

*****LİMON*****

"İyi ki bir kahvaltı yapalım dedim. Ölüyorum açlıktan!" diye bağırdım.

Sanki gıcıklığına yavaş sürülen arbada kurcalamadığım yer kalmamıştı. Baran sözde kahvaltı ısmarlıyacaktı. Yaklaşık yarım saattir yoldaydık. Sanırım yakınlaşmama karşılık böyle bir ceza ödetiyordu. Hızını arttırırken aklıma yeni gelen bir soruyu yönelttim.

"Ehliyetin var mı?" dedim. Kısa bir süreliğine bana baktı. gözlerini devirerek yola bakmaya devam etti.

Direksiyondaki ellerini sallayarak "19 yaşındayım." diye mırıldandı.Ofladım."Pabucumun 19 yaşı. Ehliyet soruyoruz burada. Yaşın umurumda değil. Nüfusuma almayacağım." diye mırıldandım.

Sinir kat sayısını arttırmıştım. Ama haklıydım. Resmen aç bırakılmıştım yahu!

Gözlerini yoldan ayırmayarak "Ehliyetim var ve araba babamın. Artık kapa çeneni." diye tısladı. Son sözlerine karşılık koltuğa yayıldım. Açıkcası arabadan atacak diye korkmuştum.

Yolun devamını sessiz geçirdik. 10 dakika sonra arabayı küçük bir evin önüne park etti. Beni beklemeden dışarı çıktı. Gözlerimi devirerek peşinden çıktım. O eve doğru ilerlerken beni beklemeye niyeti yoktu. Hızlı adımlarla ona yetiştim. Arkasını dönmeden elini uzatıp uzaktan kumandayla arabayı kilitledi. Diğer elindeki anahtarla da evin kapısını açtı. Kendisi içeri girerken yine arkasına dahi bakmadan içeri girdi. Ben de peşinden ayaklarımı sürüyerek ilerledim. Arkamdan kapıyı kapattım. Sinsise sırıtarak Baran'ın arkasından ilerledim.

"Küstün mü yavru?" diye sordum. Ardından kendi lafıma kahkaha attım. Arkasını döndü. Dilini çıkardı. Kahkaha atarak bir odaya girdi. Bende arkasından ilerledim. Mutfağı görmemle gözlerim parladı.Kapıdan geçmemle birlikte Baran'ın üzerindeki hırkayı mutfak masasına atması bir oldu. Çığlık atarak gözlerimi kaçırdım.

" Lan dümbelek! Mutfakta soyunulur mu?" diye bağırdım. Yüzünü buruşturarak baktı. Sorumu cevapsız bırakarak dolaptan birşeyler çıkardı.

" Okula 3. ders saatinde ancak yetişebiliriz. Sorun olur mu?" dedi. Hayır anlamında başımı salladım. Dolaptan çıkardığı kahvaltılıkları masaya yerleştirdi. Bende birşey demesini beklemeden dolaptan domates ve salatalıkları çıkardım. Onları yıkadıktan sonra bıçak bulmaya çalışarak çekmecelere baktım. Baran elindeki bıçağı görebiliceğim yakınlıkta uzattı. Gülümseyerek elinden aldım. Domates ve salatalıkları dildikten sonra masaya koydum. Yeteri kadar tuz döktükten sonra Baran' a doğru döndüm.

" Sen ne yapıyorsun?" diye sordum. Önündeki kabtan gözlerini ayırmayarak " Krep. " diye özetledi. Yaklaşık 10 dakika sonra kahvaltı masası hazır hale gelmişti. Bende birşeyler yapmaya çalışalarak Baran'a ayak uydurmaya çalışmıştım. Herşeyin hazır olduğundan emin olduktan sonra orta genişlikteki masada yerimi aldım. Baran da krepleri masaya koyduktan sonra oturdu. Derin bir nefes alarak önümdeki tabağı aldı. Herşeyden biraz koydu. Doyucağımdan emin olduktan sonra tabağı önüme bıraktı."Teşekkür ederim." dedim mırıldanarak. Sadece gülümsemekle yetindi.

Kahvaltımız çoğunlukla sessiz geçmişti. Son lokmalara doğru dayanamayarak sessizliği bozdum.

Elimi yanağına değdirerek " Kızdın mı sen bana?" diye sordum. Tebessüm ederek elimi tuttu. Elimi yanağından çekti. " Sonunu getirmeyeceksen yakın davranma. Ben bir erkeğim. Etkilenirim." dedi

LİMONHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin