Okula geldiğimiz zaman Istanbul trafiğinden dolayı hemen derse girmiştik. Ve şu an öğlen arasındaydık. Kantindaae sıkkın bir şekilde oturan bir adet ben,Ateş,Ceren,Rüya,Berk,Ahmet,rüzgar vardı. Herkes bir seyle ilgilenirken bir anda Ateş'in telefonu calmaya başladı. Ateş"efendim,bugün mü,tamam geliriz "diyerek telefonu kapattı. Bize dönerek anlayamadığım bir yüz ifadesi ile bakarak"hazırlanın,akşama düğün var amcamin oglu evleniyormus,"dediginde masada kisa bir an sessizlik oldu. Ardından kızlar hemen ne giyicez gibisinde muhabbete dalmışken benim tek düşündüğüm' acaba bugün neler olacak idi'. Okuldan çıktığımız zaman kızların yogun ısrarından dolayı kuaföre gitmiştik. Orada yarım bir saat oyalandiktan sonra herkes evlere dağıldı. Kış mevsiminde oldugumuz için havalar oldukça soguk gidiyordu. Bu yuzden erkenden hava karariyordu. Eve geldigim zaman direk odama yöneldim. Ateş"pizza siparişi verdim hazirlan gel yiyelim ve çıkalım bizimker arkamızdan gelecekler"dediginde olumlu anlamda kafami sallayarak yukarı konuşturmaya başladım. Tabi ayagım tokezleyip yere düşünce kendi sakarlıgıma lanet ettim. Ateş görmüş mü diye kontrol ettim. Oh be Allah'tan görmemiş!!!"korkma rezil falan olmadin görmedim ben bir şey "dediginde yine erkwn konustugumu anladım."ne korkucam be Allah Allah senden utanan mı var sanki" diyerek adeta cirlamistim. Bu defa oldukça sakin adimlarla odama çıktım. Ateş bana bir oda hazirlatmisti ve icinde kiyafetlerim vardı. Ne tesadüf ama!asdfgg. Hemen üzerime dizimin dört parmak üzerinde siyah etegimi uzerinde ise nar çiçeği sade tişörtü icine kattim. Saçlarım zaten fönlü oldugu icin uzun görünüyordu ve ben bu halini gercekten cok seviyordum. Aslında fazla makyaj yapmayı sevmezdim ama bugün herşey mübah. Orada şimdi kizlar falan var da kim bilir nasil giyinmislerdi. Bu dusunceleri dagitmak için hemen kafami iki yana salladım. Ayna karşısına geçip siyah bir eyeliner çektim. Kirpiklerimi belli etmesi icin rımen sürdüm. Nar çiçeği rengi rujumu da surdugum zaman son bir isim kalmıştı. Parfümü de sıktığım zaman iste tamamdır. Aynadaki yansımama baktim da bence gayet tatlı olmuştum. Abartısız. Aşağıya merdivenlerdeni inerken hiç bana hayranlıkla bakan bir Ateş yoktu. Aksine televizyonun karşısına oturmuş puzza yiyen bir adet Ateş vardı. Bu halu bana göbeği şiş'elma soysana hatun'bakışları atan amcaları hatırlatırken vir anda Ateş'i o sekilde düşününce kendimi tutamayıp kahkaha atmaya başladım. Ateş homurdanarak "şimdi niye guluyosun salak sal-"demesiyle ağzının bir "oo"şeklini alması bir olmuştu. "Kapat bence" dedigimde Ateş"ne"dediginde "ağzını diyorum sinek kacacak hig diye geberip gideceksin o degil başıma kalirsin falan mazallah" dedigimde kaşları catilmisti. "Bu etsk ne lan"kelimesi oldugum yerde sicramama neden olmuştu. Cunku bu beklediğim en son şey bile değildi. "Deli etme beni git cikar şunu sorun istemiyorum bu gece "dediginde ona' bu seneden itibaren ineklerde ucuyormus Ateş' bakışları attım. Oda bana dönerek"tecavüze ugrarsan bu defa nah kurtarırım " ona kaşlarımı tattım "kurtar diyen oldu mu lan sana saptal"diyerek cirkeflestigimde "tamam tikın hadi gidelim" dediginde olymsuz anlamda kafamı salladım "kuafordeyken birseyler atistirmistim ac değilim " dedim. O da tamam anlaminda başını salladiginda arabaya yöneldik. Bir saatlik yol boyunca ne ben onla konuamustum ne o benle. Dugun yerine geldigimiz zaman ortam civil civildi. Yalniz bu ortamı bozan iki kisi vardı. Bilin bakalım kim??
Tabikisi se Rüya ve RüzGar
-Poyraz
-ne poyrazı lan o kim?siktirtme ecdadını?sana mi sarkti vay o...
-bana sarktigi falan yok kimsenin salak şey
Dediginde RüGar ona 'sen ne ayaksın oglum'bakışları atıyordu. Rüyanın ise bu durumdan oldukca memnun oldugunu belirten bir yuz ifadesi ile
-sen şimdi Rüzgarsin ya bende sana bir değişiklik olsun diye Poyraz dedim ama sen sazan gibi atladigin icin binevi kendine kufur ettin'dediginde Rüzgar kendi kendine bir sey mirildanarak (sanırım küfür)Ateş'in yanına geldi. Ahmet ise sanki onlara umutsuz vakalar bakisini atarak basini iki yana olymsuz anlamda sallayarak önüne döndü. Burada bir değişiklik vardı çünkü herkez halk oyunu oynuyordu bende bir ara bunlara merak saldigim icin Ceren'i de sürükleyerek öğrenmiştim. Nihabaha yaşasın kötülük. Biz once sakin ev kızı ayaklarına yatmayı denedik. Tabi ne kadar olabilur ki ?? Dusunsenize siz oynamaya bayiluyirsunuz onunuzde herkez oynuyor ve siz oturuyorsunuz. Sacmaliga gel hacı!! Hepsi birbirinin yanina sirayla dizilip sanki 'hocam affedin vir daha yapmicaz'bakışları atarak etrafa bakindigini gördüğümde ayaga kalkarak gepsine hitaben"oturmaya mi geldik millet"desigimde hepsi "kafayi sıyrılmış salak"bakislari atarken ayni anda"evet"dediklerinde gözlerimi devirdim. Benim neden hic normal arkadasim yok diye kendi kendime sorarken ic sesim ise bana bilindik atasozunu hatırlatarak son darbeyi vurdu'bana arkadaşını soyle sana kim olduğunu soyleyeyim'dediginde bir de ona gözlerimi devirdim. Zorlaca hepsini ayaga kaldirsigim zaman ben ve Ceren digerleri gibi oynarken Rüya sanirim kolbasti oynuyordu. Rüzgar maksat Rüya'ya hava atacak ama su anda kafasına bagli olarak duran.kravat ile sanirim Ankara'nin baglarinda kolbasti kafasini yaşıyorlardı Rüya ile. Bunlar akşam ne yedi acaba da bu kafayı yasiyorlar hayir aynisindan bende istiyordum da mümkünse. Biz böyle oynarken Ateş calgiciya bir sey soyledi ve tam karşımda durarak gozlerimin icine bakti veeeee zeybek oynamaya basladı. Herkes yerine oturarak sahneyi bana ve Ateş'e biraktiklarinda ben şaşkın bir sekulde Ateş'e bakarak olabildigince ona eslik etmeye calisiyordum ve bitbirimizin gözlerinden gözlerimizi bir an olsun ayirmiyorduk. Sonunda sarki bittiginde Ateş basi ile selam verip kalktiginda adeta bir alkış tufani kopuyordu. Tam yerimize geçerken şarkıcı "ciftimizi dans etmeye sahneye davet ediyoruz"dediginde Ateş memnuniyetle kafa sallarken bir dakika diyerek sarkicinin yanina gittim ve ona"irem derici kalbimin tek sahibine çal ve sarkiyi ben söyleyeceğim "dedigimde adam biraz tereddut etaede tamam dedi. Sanirim seaimin kötü olmasindan korkuyordu. Icimdeki ses goster ona kızım kendini diye bagirirken ona uyarak mikrofonu alarak Ateş'in yanina gittim. Bana'ne yapiyosun bakışları atarken'bende sinir bozucu bir sekilde siritarak'görürsün, bekle' bakislari attım. Kollarımı Ateş'e dolayarak sarki basladiginda bende söylemeye basladım. O anda salonda ıslık calanlar mi dersiniz alkis yapanlar mı dersiniz salon yerinden oynuyorsu ce herkez ayakta alkışlıyordu. Allah'ım ne guzel bir gün bu böyle diye dusunmeden de edemiyordum. Şarkılar ne güzel şeylerdi boyle. Bazen insana diyor ki sen sus ben Senin derdini biliyorum der gibi. Şarkılar degiller midir birbirinin arasında mesafeyi yok sayarak bir bag oluşturan. Ve bizler degil miyiz dir sevdigimiz insana derdimizi anlatamadığımız zaman sarkı söyleyen. Bence şarkılar dünyanın sekizinci harikasidirlar. Ve ben bu sarkiyi sevdigim adama su anda kollarinda bulundugum adama ithaf ediyordum. Tabi eger o beni anlarsa. Şarkı sonunda bittiginde Ateş alnimdan öperek elimden tuttu ve.mikrofonu vermek üzere adama dogru yürümeye basladık ve ben daha mikrofonu veremeden Rüzgar elumden alarak konusmaya başladı"bu sarkı Rüya'ya hitaben dedi ve basladi:
Acayip hayvanlara benzirsen acayip hayvanlara benzirsen"derken daha şarkısını bitiremeden ruya alarak Rüzgar'a karsilik verdi
"Sana git diyemem anca siktir git derim
"dediginde salonda gençler'oooo'larken yaşlı kadinlar cik ciklayarak ayıp çekiyorlardı. tekrar rüZgar alarak
"Senin benimle.zorun.ne.sevgilim"derken Rüya "güvenlik. Alin bu salagı başımdan "demesiyle Rüzgar çenesini. Kapatmıştı. Bu defa Rüya "ya salak misiniz abicim ben dedim size bunu alin diye beni mi alin dedim. Allah akıl dagitirken semsiye mi aciyodunuz abi ya"diyee cirladiginda ben kahkaha kotverdim.sonra guvenlik tarafindan ikisinin de dışarı atilması bir olmuştu. Ben bunlara kahkaha atarak gülerken Rüzgar'ın "çok gülme Sahil dans videonuzu internetten izlerken de gulersin biraz ona da ayır"dediginde "yapamazsın "dedigimde "seni sefiyom yengeeee"diyerek bagirması bir oldu. Has.. Yine mi internet ve ben. Bu seferde internet uzerinden Demet Akalin ile 'o intilam alinacak' sarkisini düet yapmayı planlamaya başlamıstım...
Çünkü Rüzgar'a cok kötü kesmeli bicmeli sadistce şeyler planlıyordum. Eeee malum ne demişler "bu hayatta iki sey unutulmaz,yapilan iyilik,yapılan kanka picligi" o farklı mıydı lan. Of boşver ben zaten bastan sona degisigim ki ne beklersiniz...
O anda birbirine bakarak gülen Ceren ve Berki gordugum zaman aklimdan sadece şu cumle geçti:AŞK. EN SOGUK GECELERDE BILE ONUN SICAKLIGINI DÜŞÜNDÜKÇE ICININ ISINMASIDIR...Insallah sizinde dusundugunuz zaman icinizin isindigi bir sevdiceginiz olup mutlu olmanız dileğiyle(Amin) kendinize iyi bakın.
Telefondan yazdigim icin yazim hatalarım olabilir. Kusura bakmayın iyi okumalar...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ya O Gün Olmasaydi?
DiversosAnnesinin sakladıgı sırrı yüzünden babasız büyüyen bir genç kızın hayatı ne kadar degisebilir?peki ya en önemlisi sevdigi çocuk onu başına gelebilecek olan kötülüklerden ne kadar koruyabilecek? Bunu birlikte yaşamaya ne dersiniz???