Çok yıpranmış görünüyordu. Elinde siyah topuklu ayakkabıları, üzerinde siyah mini eteği ve bir büstiyer vardı. Saçı darmadağın, makyajıysa akmıştı. Arabanın önüme geçip elini yasladı. Hemen arabadan indim.
"Ceren ne oldu sana ?"Hemen arkamdan Yiğit de geldi. Ama hiçbir şey söylememişti. Ceren gözlerimin içine 1 dakika kadar bir süre bakakaldı. Korkmaya başlamıştım. Hemen kolundan tutup arabaya bindirdim. Yurda götürecektik onu Yiğitle birlikte. Ceren, boyunca hiç konuşmadı. Ne olduğunu gerçekten çok merak ediyordum.
Cereni arabadan indirirken Yiğit de bana yardımcı olmak istedi. Önce duraksadı, sonra Ceren'in diğer koluna girerek beraber onu odaya çıkardık.
"Ah be kızım ne oldu sana ?" dedim.
Ceren susuyordu. 3 dakika kadar bir süre gözleriyle hislerini anlatmaya çalıştı. Sonra ayağa kalkıp kocaman sarıldı. Yiğit'e aşağı inmesini ve 5 dakikaya kadar aşağıda olacağımı söyledim. Ceren'in yüzünü yıkadım. Çok bitkindi, yıpranmıştı. Sonra onu yatağına yatırdım. Alnına bir buse bıraktım. Ne kadar da ben kabul etmesem de kendime itiraf edemesem de sanırım içimde Yiğit'e karşı birtakım hisler oluşuyordu. Ben ne kadar da inkâr etsem, sadece kendimi kandırabilirdim. Sevmeseydim eğer, bu kadar yaralanmazdım o gün onları pencereden gördüğümde.
Aşağı indiğimde Yiğit arabaya yaslanmış, beni bekliyordu. Beni görünce doğruldu.
"Yardıma ihtiyaç var mı ?" dedi.
"Yok Yiğit sağol her şey için. Yola da yarın çıkarız. Bugün Ceren'in yanında kalayım. Sen de gördün halini." dedim
Onaylar gibi başını salladı.
"İyi geceler." diyerek gülümsedi.
"İyi geceler." dedim.
***Yeni bir gün daha. İnsanlar aynı, hikayeler aynı.
Ceren'i hiç böyle görmemiştim. Onun için çok endişeleniyordum. Çok arada kalmıştım. Bir tarafta annem bir tarafta en yakın arkadaşım. İkisinin de bana ihtiyacı vardı.
Ceren, uyanır gibiydi. Gözlerini açtı. Ben baş ucunda oturuyordum. Gülümsedi.
"İyi ki yanımdasın." dedi.
Ben de gülümsedim ve başını okşadım. İzmir'e gitmem gerekiyordu. Annem beni bekliyordu.
"Anlat artık." diyerek tebessüm ettim.
"Şimdi değil, lütfen. Çok garip şeyler oldu. Anlatacağım söz!" diyerek birden gülümsemeye başladı. Yanağımı da öptü.
Ben bu kızı anlamıyorum ya. Bi öyle bi böyle.
"Sen bi yere mi gidecektin ?" dedi.
"Evet ya. İstanbul'a gideceğim. Annem biraz hastaymış, yanında olmam gerek." dedim.
"Otobüsle mi uçakla mı gidiceksin? " dedi.
Yiğitle gideceğimi bilmiyordu. Söylemeli miydim hiç bilmiyorum.
" Otobüs ve uçak bileti kalmamış, tesadüfen Yiğit de İstanbul'a gidiyormuş işte beraber gidiyoruz."
Bir an duraksadı.
"Yiğitle mi? Siz mi?"
Ne yani biz birlikte bir şey yapamayacak mıyız? Şuan bi gerildim yani.
Baskın bir ses tonuyla:
"Evet." dedim.
"Hıııı, tamam hayatım iyi yolculuklar o zaman size." diyerek yataktan kalkıp sımsıkı sarıldı.
"Kendine dikkat et." dedim. O da onaylar gibi kafasını salladı.
Valizlerim Yiğit'in arabasında kalmıştı. Mağlum dün akşamki olaydan sonra. Bay Ukala'yı aradım. Bir yandan da merdivenleri iniyordum.
"Yiğit, ııııı şey yola çıkıyor muyuz?"
Lafı neden böyle ağzımda geveledim ki.
"Bana çıkma teklifi mi ettin sen, aman da aman."dedi.
Klasik Yiğit kafası işte. Boşuna ukala demiyorum ki.
"Ooooofff Yiğit." dedim ve tam kapının önüne inmiştim ki Yiğit'in arabası çıkagelmişti. 'Al işte ya' gülüşümü yaptım ve telefonu kapattım.
O da bana gülümsedi. Ben hayatımda böyle güzel gülenini görmedim.
"Atla güzelim."dedi kafasını arabanın camından uzatarak.
Elimle kafasını içeri ittim.
"Sus suuus" dedim. Bir yandan da gülüyordum.
"Ceren nasıl oldu?"dedi.
"Daha iyiydi ama açıkçası biraz garipti. Ne olduğunu da anlatmadı."dedim
"Hmm, peki sen nasılsın?" dedi.
"İyiyim" dedim.
Yolculuk başlamıştı. Huzurlu hissediyordum. Güvende gibi. Aynen, güvendeydim. Yanımdaki adama sebepsizce güveniyordum. Seviyor muydum peki ? Hala bilmiyorum. Belki de biliyorum da kendimle yüzleşmek istemiyorum. Kabullenemiyorum. Çünkü herşeyin bir sebebi var. En yakınım dediğim insanı, bu güvendiğim adamın yanında görmüştüm. Karmakarışığım. Anlatamıyorum hislerimi. Satırlara dökemiyorum. Hiç bulaşmamalı mıydım, bilemiyorum. Karmakarışığım.
Arabayı durdurdu. Yandaki simitçiden 2 simit aldı. Onun yanındaki büfeden de 2 çay alıp arabaya doğru geldi. Kapıyı açmamı işaret etti. Açtım.
"Burda gevrek derler buna. Hemde tazesinden." dedi.
"Hadi ya, bilmiyordum çok aydınlandım sağol."dedim
Böylece kahvaltımızı da yapmış olduk.
Çoooook uzun bir aradan sonra yine beraberiz. İhmal ettiğim için hepinizden özür diliyorum. Sizleri seviyorum, yorumlarınızı ve votelerinizi eksik etmeyiiiin. 😊
Multimedia; Almila (yolculuktan)

ŞİMDİ OKUDUĞUN
SİL BAŞTAN
RomanceHayatını annesine adamış, babasına ise nefret dolu olan bir genç kız. Babası yüzünden hiçbir erkeğe güvenemeyen Almila, ona nasıl aşık olabilmişti ?