Hayat, ölüme sormuş; insanlar beni çok severken neden senden nefret ediyorlar,
Ölüm cevaplamış;
Sen tatlı ve güzel bir yalansın,
Ben ise; acı bir gerçeğim..!
Başımı yalandan yapıp dışarı çıktım. Herkez dışarıdaydı. Tam bir adım attım ki sendelemem bir oldu. Berdan öküzü hemen yanıma geldi ve kolumu tuttu. Berdan kolumu tuttuğu gibi bende hemen geri çektim. Yaptığım hareket Berdan'ı çok etkilemiş olacak ki bana bön bön baktı ama ben bunu yapmak zorumdayım. Böyle yapmazsam ikimizden birine zarar gelebilir. Berdan ile arama mesafe koymam lazım. Aslında mesafe koymak istemiyorum ama zorundayım. (Dengesiz BERDAN)
Nihayet yola çıkabilmiştik. Berdan yol boyu beni izlemişti. Arada bir laf felan atıyordu ama ben duymamış gibi yapıyordum.
Asıl eve gidince kopacak kıyamet. Ben ne hesap verecem aileme? Araba durunca anladım eve geldiğimizi. Arabadan indim. Benimle beraber kızlarda indi. Tabi Berdan hazırda bekliyordu.
- Özür dilerim Nefesim!
Hiç birşey demeden yoluma devam ettim.
- Bir şey demeyecek misin?
Hiç birşey demeden yoluma devam ettim. Berdan'ı yalvartmam gerek sonuçta. Evin kapısını çalarken kızlarda yanımdaydı. Kapıyı çaldım. Kapıyı annem açtı. Direk boynuma sarıldı.
Bende sırasıyla hepsine sarıldım. Nasılda özlemişim ailemi. Sarılma faslı bittikten somra annem beni odama çıkardı. Kızlar da annemle birlikte salona. Hemen pencere kenarına gittim. Berdan çoktan gitmiş. Öküz herif beni bırakıp nasıl gitmiş?
Hemen yatağa hop. Kendimi uykunun kollarına bıraktım. Nasılda tatlıydı uyuku. Yatağıma hafiften Berdan'ın kokusu sinmiş. Şimdi yasıl uyuyacağım ben?
Her neyse daha fazla dayanamayıp uyudum. Sabah 10:30'da uyandım. Sağolsun annemde uyandırmamış. Yataktan kalktım, zorda olsa elimi yüzümü yıkayıp aşağıya indim. Başımı örtmeden indim. Sonuçta babam ve kardeşim murat bana helal. Tam oturma odasına girecekken tanıdığım o muhteşem koku. Ama bize nasıl geldi o? Tekrar hemen odama çıktım. Yatağın içine girdim. 10 dakika geçti kapı açıldı. Ben hemen uyumuş numarası yapmaya başladım. Odaya giren Berdan'dı. Baş ucuma yavaşca oturdu.
Olamaz saçlarım açık. Berdan' ın ikinci defa görüşüydü saçlarımı.
-Nefes amma uykucusun be kızın.
Tabi Berdan benim uyumadığımı anladı.
- Hadi Nefesim kalk!
"Bana Nefesim deme"!
Dayanamayıp cevap vermiştim. Ani hareket yaptığım için başıma çok kötü ağrı girmişti. Neyse ki Berdan beni geri yatırdı.
Ya ben bu çocuğa hangi ara aşık oldum? Cevabını bende bilmiyorum.
Berdan sırıtmaya sırıtmaya başladı;
- Sinirlenince daha güzel oluyorsun.
"Git"
Ben git deyince Berdan yanıma yattı. İtsemde nafile. Ama o böyle yaptıkca kokusu yatağa daha çok siniyor. Tam beni öpecekken kapı çatt diye açıldı. Berdan küfürü savurdu. İçeri giren....
Arkadaşlar iyi okumalar. Beğeni ve yorumlarınızi bekliyorum. Olumlu yada olumsuz.
:):):)
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sensiz Olmaz
Romansa"Sevdasını gururuna yediremeyen Berdan'ın aşkını büyük bir şekilde itiraf etmesi. Ederse ne olur? Peki Nefes buna nasıl karşılık verir? Haydi BİSMİLLAH...
