Ah aman ne kadar güzel. Kendi ellerimle neler başarmıştım? " Allah'ım bu mümkün değil." diyerek odama koştum. Ne uğruna koşuyordum ki.
" Biz Ash'le çıkıyoruz..." dediğinde resmen şoke olmuştum. Ben Dexter'dan beklemiyordum. Ama hep beni yanıltanlar çıkıyordu işte. Ah ne kadar aptaldım. Ben iyi arkadaşlıklar peşindeyken hiçkimse beni umursamıyordu. Hemen soğukkanlılığımı kaybetmiştim.
" Tak tak..." diyerek kapı çaldı. " Gir..." dedim. İçeriye Briar, Apple, Made, Cerise ve Ashlynn girmişti. " Kızlar ne oldu?" dedim. " İlle barışmak için bir şey mi olması lazım. Kay kenara." dedi Briar. Buna gülümsemiştim. " Raven biz senin değerini unutmuşuz bir tanem." diyerek bana sarıldı Apple. Kızların hepsi bana sarılmıştı. Ben de onlara sarıldım. Bu duyguyu özlemiştim.
" Allah'ın malı..." diyerek içeri biri girmişti. Yani ben uyuya mı kalmıştım? " Briar sen misin?" dedim. " Evet, ama Fizik hocası yarın sınav yapacakmış. Başlayacağım sınavına." dediğinde gözlerim fal taşı gibi açılmıştı. " Ne!? Sınav mı? Hani haftayaydı." dedim sinirle. " Ben de öyle sanıyordum ukala. Ama bunlar gerçekler canım." dedi gözlerini kısarak. " Ah Briar. Neyse ne benim için önemli değil." dedim ve yatağıma oturdum. " Ah ne kadar güzel. Zeki Raven şimdi dersleri mi takmıyor?" dediğinde gözlerimi devirdim. Dertlerim ben zaten yiyip bitiriyor. Bir de sen benimle uğraşma. Gördüğüm rüya geldi aklıma. " İlle barışmak için bir şey mi olması lazım. Kay kenara." demişti Briar rüyamda. Kendimi iyi hissetmiştim. " Briar keşke küs olmasaydık." demek istedim ama yapamadım. " Raven bu lafın altında mı kalacaksın?" dedi Briar. " Briar keşke kavga etmeseydik." dedim. Bu cesareti nerden buldum bilmiyordum. " Ne oldu pişman mısın? Kavgayı başlatan sensin..." diyerek beni çekiştirdiğinde ben lafını kestim. " Ben başlatmadım." diyerek sinirle ayağı kalktım. " Neyse ne bu önemli değil." diyerek beni takmadı. " Briar bu düşmanlığı en çok sürdüren biziz. Bunun farkındasın değil mi?" dedim. " Evet, farkındayım." dedi rahat tavırlarla. " O zaman bu düşmanlık fazla değil mi sence?" dedim. " Raven kabul et pişmansın." dedi gülerek. " Evet, pişmanım." dedim başımı öne eğerek. " Peki bu benim umrumda mı?" dedi ve bana doğru döndü. " Briar keşke biraz düşünsen benim pişman olduğumu." dedim ve tekrar oturdum yatağıma. " Üzgünüm Raven ama belki bugün hastasındır. Çünkü bugün biraz tuhafsın." dedi ve eline telefonunu aldı. Ve o da yatağına uzandı.
Yatağıma kıvrılıp ağlamaya başlamıştım. Artık yapayalnızdım. Kimse yoktu yanı başımda. Made de beni arayıp sormuyordu. Sessizce ağlıyordum. Örtümü kendime çektim. Yüzümü bile saklamıştım. Birisi örtümü açtı. " Raven neden ağlıyorsun?" diye sordu bir ses. Yüzüm duvara dönüktü. Gözlerim de kapalıydı. Gözlerimi hızla açtım ve arkamı döndüm. Bu Dexter'dı. Gözlerim yaşlıydı. Hemen gözyaşlarımı sildim. " Dexter sen... yani senin ne işin var burda?" dedim ve ayağı kalktım. " Raven sadece ben yani şey... boşver işte geldim ya." dediğinde gülümsedim. " Ah gerçekten çok teşekkür ederim. Peki ya Ash? O ne olacak?" dedim şaşkınca. " Onu boşverdim bile." dediğinde şaşkınca ona baktım. " Tek istediğim sevdiğim kızın yanında olabilmek." dediğinde hala şaşkındım. " Yani?" dedim. " Ben seni seviyorum." diyerek elimi tuttu.
" Raven tatlım iyi misin?" dedi ve omzumu tuttu birisi. Yine mi uyuyakaldım? Gözlerimi açtım. Made gelmişti. Bana şaşkınlıkla bakıyordu. " Raven uyandın mı?" dediğinde kalktım. " Ah Made sen mi geldin?" diyerek ona sarıldım. " Raven iyisin değil mi? Briar çok kötü olduğunu söyledi." dediğinde ona sarılmayı bırakıp ayağı kalktım. " Briar mı dedin sen?" dedim şaşkınca. " Evet." diyerek omuz silkti. " Ne oldu? Kötü bir şey mi dedim?" diyerek kelime seçmeye çalıştı Made. " Yok hayır sadece şaşırdım." dedim. " Ama sen üzgünsün." dedi ve yatağa oturdu. " Ne oldu?" dedi. " Yok bir şey. Ash'e biraz kızgınım." dedim. Ah ne dedim ben öyle? " Neden?" dediğinde bir yalan uydurmam gerekiyordu. Eğer Dexter'la çıkıyor dersem yanlış anlardı. " Ah şey o kadar mühim değil. Ben hallederim olur biter. Sen de benim için bu kadar üzülme." dedim gülümseyerek. Aslında onun benim için üzülmesi ne biliyim hoşuma gitmişti. " İyi peki, Dolaşalım mı? Nasıl olsa dersler bitti." dediğinde gülümsedim. " Olur." dedim ve o da ayağı kalktı.
Koridorda yürüyorduk. " Raven sınava çalıştın dimi?" dediğinde sınavı hatırladım. " Ah yarın Fizik sınavı var." dedim telaşla. " Şimdi küfredesim var." dedim sinirle. " Raven çalışırsın. Önemli değil ki." dedi Made. " Ah anlamıyorsun değil mi? Of ya." dedim sinirle. " Raven artık bana bağırma. Ben senin malın değilim. Bana bağırma artık. Susuyorum susuyorum ama bir yere kadar. Yeter ya." diyerek bana sinirle bağırdı. Ben dona kalmıştım. Ve çekip gitti. Bu benim en büyük acılarımdan biriydi. Herkes çekip gidiyordu. Zaten Raven yalnız olmaya mahkum değil mi? Made seni farklı biri sanmıştım ama sen de aynıymışsın. Kendime geldiğimde Made'nin peşinden gidiyordum. Ama çok geç onu kaybetmiştim.
ERTESİ GÜN SINAV ESNASINDA
Sınav acayip derecede zordu. Ve kelebek sisteminde oturuyorduk. Ama yanımdaki kim tahmin edin? Tabi ki de Ashlynn'di. Nasıl oldu da yan yana oturabildik anlayamadım. 12. sınıflar karışmıştı. Sınava yoğunlaşamıyordum. Aklım hep Made'deydi. Onu çok kırmış olmalıyım. Dexter'a kızdım. Made'ye patladım. " Şişt Raven bana 2.sorunun cevabını versene." dedi Ash. " Kendin yap." dedim fısıltıyla. " Kızlar kopyalaşmıyorsunuz değil mi?" dedi Matematik hocası. " Yooo hayır hocam. Benden kopya almaya çalıştı ama ben engel oldum." dedi Ash. " Yalan hocam o benden istedi. Ben de ona vermedim." dedim hızla ayağa kalkarak. " Kızlar hemen müdürün odasına..." dedi ve sınav kağıtlarımızı almıştı. Ama 3 sorum kalmıştı. Ash'e sinirli bakışlarımı yollayıp çıktım sınıftan.
" Yapma Raven sınavı atlattık." diyerek kıkırdadı Ash. " Hahhahah sanki bu benim çok umrumda." dedim somurtarak. Kimseyle yakın olmak istemiyordum artık. " Bana ne ya? Dexter beni kurtarır. Umarım bir sorun çıkmaz ha?" dediğinde müdürün odasına gelmiştik. " Artık şu çeneni kapalı tut." dedim ve kapıyı çaldım. " Gir!" diye bir erkek sesi duyuldu. " Dexter?" diyerek içeri girdim. " Biliyordum beni kurtarmaya geleceğini." dedi Ash. Ve ona sarıldı. Ben de ellerimi kavuşturmuştum. " Müdür nerde?" dedim. " İşleri varmış. Size güvenmek istemediği için beni görevlendirdi." dediğinde o sizin ben olduğumu anlamıştım. Sıkıntıyla ofladım. Gözlerimi devirdim. " Beni de mi kastettin Dexter?" dedi Ash. " Yok anlayan anladı canım." dedi ve kahkaha attı. Ash'de onunla gülmüştü. O anda şimşekler çaktı beynimde. Şimdi anlamıştım Ash'in niyetini. O beni böyle yıkacaktı. Dexter'ı kullanıyordu. Gülümsedim. Artık niyetini anladığıma göre benimde bir şeyler yapmam lazım. " Peki sizi başbaşa bırakıyım ben. Nasıl olsa birbirinizi çok özlemişsinizdir. Ben de müdüre bakınıyım. Sonuçta haksız adalet var. Değil mi Ash? Dexter'cım nerde bu müdür?" dedim. " Ah Raven neden haksızlık olsun ki? Ash bir şey yapmaz. Kıza suç atma. Müdür dışarıda sigara içiyor." dediğinde kızmıştım. " Sen olayı görmedin ki?" diyerek gülümsedim. " Tamam kavga etmeyin. Raven anlaşabiliriz değil mi?" dediğinde güldüm. " HAHHAHAHA sen ve ben mi? Hiç sanmıyorum." diyerek çıktım odadan. Ama Ash bozulmuştu. Kimseyle yakın olmak istemiyorum. Bu yüzden de müdürü aramak için önce dışarıya çıktım. Bekçi beni meşhur ' Sakarlıklarımla' tanıdığı için sorun yoktu. Arkamdan ayak sesleri duyuldu. Kim olduğuna bakmadım. Kesin Ash'tir. " Raven sen ne ara sınavını bitirdin? Ve neden müdürün odasında bağırıyordun? Beklesene." diyerek kolumdan tutuldum. Arkamı döndüğümde Apple bana şaşkınca bakıyordu. " Ne var?" dedim. " İşin mi var? Bak keşke bana anlatsaydın. Ben sana yardımcı olurdum." dediğinde kahkaha attım. " Sen şarkı yarışmasında ihanet ettin bana. Neden sana güveniyim?" dedim. " Bırak kolumu da gidiyim." dedim ve çektim kolumu. O da daha fazla direnmedi.
" Raven bekle..." dedi Apple ve inleme sesi duyuldu. " Ah ayağım." dediğinde arkamı döndüm. Ve onun yanına yaklaştım. " Burktun mu?" dedi ve çömeldim yanına. " Bilmiyorum." dediğinde ayağıyla oynamaya başladım. Kırık mı diye? Pürüzsüz bacakları o kadar güzeldi ki. Bembeyaz tıpkı kar gibi. Apple zaten bir Rus kızı gibi. " Raven oynama acıyor. Ahhhh." diyerek okulu etrafımızda topladı. Müdür de gelmişti. " Apple ne oldu? Raven ne yaptın?" diyerek ilk suçlanan yine ben oldum. " Koşuyordum ve düştüm. Raven'in bir suçu yok." dedi ama zoraki konuşabilmişti. O sırada erkekler de gelmişti. Daring Apple'yi kucağına aldı ve revire götürdü. Biz de gelmek zorunda kalmıştık.
Arkadaşlar biliyorum bölümler gecikiyor ama sınavlar falan oluyor. Anlayın beni. Umarım beğenirsiniz. Raven'in nasıl asi olduğu da belli oluyor zaten. Diğer karakterleri de yazmamı isterseniz yorumlara yazın. Lütfen Yorum ve vote...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
EVER AFTER LİFE
RandomRaven sakar, bencil ve asla kimseye yardım etmeyen gibi biri olarak görünse de aslında nasıl şefkatlidir. Ama gerçekten onu birisi değiştirir. Hem de çok fena... Dexter ise kendini beğenmiş ve kızları sürekli eşya olarak görür. Aslında Dexter'ın hay...