Naz kapı kilidinin sesiyle uyandı. Hemen doğrulup kendine çeki düzen verdi. Ön tarafa doğru ilerledi. Gelen genç bir delikanlıydı. Adı Mehmet olan bu genç, her zaman dükkanı erken açar ustası gelmeden etrafı toplar temizlerdi. Dün erken çıktığı için Naz'ın işe alındığından haberi yoktu.
-Sen de kimsin? diye bağırdı.
Naz böyle bir tepki beklemediği için önce afalladı cevap veremedi.
-Şey ! ben işe yeni girdim. Kalacak yerim olmadığı için buranın sahibi akşam arka tarafta kalmama izin verdi dedi.
Mehmet buna inanmadı. Kızı yakalamak için öne doğru bir hamle yaptı.
Naz elinden kurtulmak için çırpındı fakat başaramadı.
O sırada iş yerinin sahibi dükkana girdi.
-Oğlum ne yapıyorsun ? bırak kızı diye bağırdı.
-Usta dükkana hırsız girmiş, hemen polisi ara ben onu tutuyorum kaçamaz, dedi Mehmet
-Yahu! bırak dedim, bırak onu akşam işe ben aldım haberim var.
Mehmet mahcup olmuş, Naz ise böyle bir tepki beklemediği için çok korkmuştu.
Dükkanın sahibi Kerim bey,
-Hadi sen işine bak , bize yiyecek bir şeyler hazırla, bizde kızımızla bir tanışalım bakalım.
İkisi de masaya oturdular.
-Hadi anlat bakalım, sen kimsin?
Naz ne anlatacağını bilemedi. Hayatında anlatabileceği güzel bir şey yoktu ki...
Annesi babasını öldürdükten sonra aklını kaybetmiş, akıl hastanesine yatmıştı. Kardeşi kaldığı yurttan kaçtıktan bir süre sonra ölü bulunmuş, kendisi de çalıştığı yerdeki adamın esrarengiz ölümünden sorumlu tutulup hapse atılmıştı. Hiç bir şey ispatlayamadıkları için serbest bırakılmıştı ama olsun, bunları anlatırsa Kerim bey onu işe almaktan vazgeçebilirdi.
Hemen kafasında yeni bir hayat yazamaya çalıştı kendisi için..
-Evet, seni dinliyorum dedi Kerim bey,
Naz kendisine iyi davranan bu adamın karşısında yalan söyleyemeyeceğini düşündü ve her şeyi olduğu gibi anlatmaya karar verdi.
-Benim aslında çok da güzel bir hayatım yok size anlatacak, diye söze başladı.
Başından geçenleri olduğu gibi anlattı. Naz anlattıkça Kerim beyin gözleri hayretten açıldıkça açılıyor, ne diyeceğini bilemiyordu.
-Sen benim kardeşimin anlattığı çocuklardan birisin dedi, kimsenin duymasını istemiyormuş gibi kısık bir sesle...
Naz şaşırdı. Kim anlatmış olabilirdi?
-Kardeşiniz mi?
-Evet kardeşim Selim on yıl kadar önce böyle bir olay anlatmıştı, dedi.
-Demek o Naz sensin..
Naz :
-Hala burada çalışmama izin verecek misiniz ? diye sordu.
Vereceği hayır cevabını duymak istemiyordu aslında,
- Benim gibi birini çalıştırmak istemeyebilirsiniz.
-Kardeşim, sizin için yıllarca endişelendi. Arada bir kaldığınız yurda gider gözükmeden sizi izler, nasıl olduğunuzla ilgili bilgi alırdı. Rüzgar'ın ölümü onu çok üzdü. Sen yurttan ayrıldığında da bir daha senden haber alamadığını anlatmıştı geçenlerde...
-Seni hiç bir yere bırakmam, bundan sonra sen benim de bir kızım sayılırsın. Selim seni bulduğumu duyunca sevinçten çıldıracak,dedi ve hemen telefon etmek için ayağa kalktı.
Naz hem şaşkın hem de yalan söylemediği için huzurluydu. Onlara kimsesiz kaldıkları bir anda evini açan Selim amcasına kavuşacaktı. Tanıdık birini görmeye, ona sarılmaya, omzunda ağlamaya o kadar ihtiyacı vardı ki bir an önce onu görmek istiyordu.
Kerim beyin telefon konuşması bitmiş, Naz'ın yanına gelmişti.
-Tahminimde yanılmadım . Kardeşim yarın sabah yola çıkacağını söyledi.
Naz'ın mutluluktan içi içine sığmıyordu.
Kerim bey,
-Hadi , şimdi iş zamanı sıva bakalım kolları dedi şakacı bir tavırla..

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KİMSİN SEN
KurzgeschichtenSıcak bir aile ortamı nasıldı ? Hiçbir zaman öğrenemedi.8 yaşında olmasına rağmen sanki hayatın en acılı anları ona ve kardeşine yaşatılıyordu.Hayatta en çok sevmesi gereken babasından çok korkuyor ve bir o kadarda nefret ediyordu.Annesin...