Naz hemen polisi aradı. Polislerin gelmesi uzun sürmedi. Hizmetçide dahil olmak üzere herkes bir odada toplandı. Sert görünüşlü, uzun boylu,orta yaşta biri odaya girdi. Kendisinin komiser olduğunu söyleyen bu kişi, iri kahverengi gözlerini odadakilerin üzerinde gezdirmeye başladı.
Herkes kendilerine suçlayan gözlerle bakan bu adamdan tedirgin olmuştu.
Komiser sırayla herkesi sorguya çekti. Alp Naz'a sarılmış kucağında oturuyordu.
Naz'ın içinde tarif edemediği bir sevinç vardı. Neden böyle hissettiğini bilmiyor aksine bu duygu onu korkutuyordu. Alp bir daha bu adam yüzünden korkup ağlamayacaktı. İçindeki sevincin sebebi bu olabilir miydi?
Merak ettiği bir şey daha vardı cinayeti kim işlemişti.
Merakla soruşturmanın bitmesini bekledi. Komiser diğer polise, evin hanımıyla Naz'ı tutuklaması emrini verdi.
-Neden? diye sordu Naz
-Ben bir şey yapmadım. Ben masumum.
Naz'ın çırpınışları bir işe yaramamıştı. Karga tulumba karakola götürüldüler.
Evin hanımı yaptı, kadın dayanamadı demek ki.. diye düşündü. Adam bıçaklanarak öldürülmüştü. Suç aleti olan bıçak tüm aramalara rağmen bulunamadı. Naz cinayet çözülemediği için 43 gün hapishanede beklemek zorunda kaldı. Komisere göre tek suçlu oydu.
Çünkü adam solak biri tarafından bıçaklanmıştı. Naz da solaktı.
43 günün sonunda delil yetersizliği sebebiyle serbest bırakıldı.
Komiser:
-Seni içeri tıkmak için elimden geleni yapacağım. Sakın elimden kurtulduğuna sevinme..
Naz:
Ben masumum. Beni rahat bırak , diyebildi.
Korktuğunu belli etmek istemiyordu. Bu sözleri söylerken sesinin titremesine engel olamadı. Hızla oradan çıkıp gözden kayboldu.
Peki şimdi ne olacaktı, nereye gidecekti. Hapisten çıkmış birine kimse çocuğunu emanet etmek istemezdi. Nereye gideceğini bilmeden, ürkek adımlarla sokaklarda dolaştı durdu.
Yorulmuş ve çok acıkmıştı.Hava da kararmak üzereydi. Gözüne camekanda asılı olan ilan takıldı.
Bayan eleman aranıyor
Hemen dükkana girdi. Burası bir lokantaydı. Hem çalışır hem de karnını doyurabilirdi.Belki arka tarafta yatacak bir yer bile verebilirlerdi. Bu düşünceler içinde sevinçle konuşabileceği birini aradı.
Kısa boylu , şişman sevimli bir adam ona,
-Buyur kızım ne alırsın?
-Rahatsız ediyorum amcacığım , ben iş ilanı için geldim dedi yalvaran gözlerle..
Adam iyi niyetli birine benziyordu.
-Yemek yapacak birini arıyoruz. Bu konuda bilgin var mı?
-Şey ! diyebildi Naz, daha önce hiç yemek yapmamıştı. Yurtta kaldığı yıllarda yemek yapmayı öğrenmek gibi bir fırsatı hiç olmamıştı. Hatta ihtiyacı da hiç olmamıştı.
- Yemek yapmayı bilmem ama bulaşıkları yıkayabilirim. Temizlik yapabilirim. Lütfen, bu işe çok ihtiyacım var. Beni geri göndermeyin.
Adam kendisinden yardım isteyen genç bir kızı geri çeviremeyecek kadar merhametliydi. İhtiyacı olmadığı halde onu işe aldı. Naz'ın halletmesi gereken bir sorunu daha vardı. Kalacak bir yer.
Adam geç olduğunu ,dükkanı kapatacağını, sabah gelip işe başlayabileceğini söyledi. Naz çaresiz dışarı çıktı. Adam biraz ilerlediğinde arkasına baktı. Naz'ın hala dükkanın önünden ayrılmadığını fark etti. Geri gelerek,
Kalacak bir yerin yok mu? dedi babacan bir ses tonuyla
Naz gözlerini yerden kaldırmadan hayır anlamında kafasını salladı.
-İçeride arka tarafta bir çekyat var. Orada yatabilirsin dedi.
Naz o ana kadar hiç hissetmediği baba sevgisini bu adama karşı hissetti. Hızla elini öpmek için eğildi. Adam buna izin vermedi. Onun başını okşayarak,
-Hemen yat , yarın çok iş var dedi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KİMSİN SEN
Short StorySıcak bir aile ortamı nasıldı ? Hiçbir zaman öğrenemedi.8 yaşında olmasına rağmen sanki hayatın en acılı anları ona ve kardeşine yaşatılıyordu.Hayatta en çok sevmesi gereken babasından çok korkuyor ve bir o kadarda nefret ediyordu.Annesin...