Bölüm 12

52 5 13
                                    

Nermin hanım, kızını görecek olmanın heyecanıyla uyuyamadı. Selim bey, eline gideceği yerin adresini yazıp verdi. Otobüse bindirdi. Nermin hanım o kadar heyecanlıydı ki yol bir türlü bitmek bilmiyordu. 

İşte sonunda dükkanın önündeydi. İçeri girdi. Gözleriyle Naz'ı aradı. Kızını tanımalıydı fakat göremedi. Garsona ''Naz nerede'' diye sordu. Garson, ''patrona sorun ben bir şey söyleyemem'' dedi. Kerim bey, ''Naz'ın nesi oluyorsunuz?'' diye sordu.

- Ben annesiyim, dedi Nermin hanım.

Kerim bey çok şaşırdı. Ama bir o kadar da üzgün ve endişeliydi.

-Naz dün gece cinayetten tutuklandı, dedi.

Nermin hanımın gözleri kocaman açıldı. 

-Nasıl olur, ne cinayeti diye bağırdı ağlayarak. 

-Benim Naz'ım böyle bir şey yapmaz, yapamaz.

Kerim bey:

Bana göre de yapmaz ama komiser, tüm delillerin Naz'ı gösterdiğini söyledi. Ben de şimdi karakola gidecektim. Gelin birlikte gidelim dedi. Orada ne olduğunu anlarız.

Nermin hanım:

-Lütfen Selim beye haber verelim o da gelsin belki bir yardımı olur. Onun çevresi geniştir.

-Ben az önce telefon ettim merak etmeyin, dedi Kerim bey..

Karakola geldiklerinde, Nermin hanım ilk gördüğü polise kızını sordu. Bir an önce görmek, ona sarılmak istiyordu. 

Polis nezarette olduğunu görmek için komiserden izin almaları gerektiğini söyledi.

Nermin hanım o kadar telaşlıydı ki komiserin odasına kapıyı çalmadan dalar gibi girdi. Komiser sinirlendi.'' Ne oluyor be kadın sen nereye girdiğini sanıyorsun?'' diye bağırdı.

Nermin hanım:

-Ben Naz'ın annesiyim, bana kızımı gösterin, o masum, daha küçük bir çocuk, cinayet işlemiş olamaz. Böyle bir şeyle onu nasıl suçlarsınız.

Komiser:

Sakin olun, şöyle oturun. Elimizde  Naz'ın, Mehmet'in evine  girerken ki görüntüleri var. Tam da cinayetin işlendiği saatte.  Ben önceki cinayeti de Naz'ın işlediğini düşünüyordum ama ispat edemedim. Şimdi sizi kızınızla görüştüreceğim. Gelin benimle..

Nermin hanım duyduklarının verdiği şokla donup kalmıştı. Hiç tepki vermiyordu. Gözünün önüne kendi işlediği cinayet geliyordu. Kerim bey, kolundan çekeleyerek onu kendine getirdi.

Komiserin peşinden Naz'ın olduğu yere gittiler. Naz ağlıyordu. Kerim beyi görünce koşarak parmaklıklara yapıştı''. Kerim amca, ben bir şey yapmadım, Lütfen beni çıkar buradan'' dedi.

 Nermin hanım, ''kızım '' diye bağırdı. Naz bu kelimeyi duyunca ağlamayı bırakıp kadına bakmaya başladı. Nermin hanım '' sen benim kızımsın'' dedi tekrar..

Kerim bey,'' kızım bak annen seni aramaya gelmiş'' dedi. Naz şaşkınlıktan bir şey diyemedi.

-Naz ,''annem mi?'' diyebildi sadece..

Komiser bey lütfen kızımı kucaklamama izin verin, diye yalvardı Nermin hanım

Komiser aslında kötü bir insan değildi, dayanamadı ''açın kapıyı'' diye emir verdi. Naz ve annesi sarıldılar. İkisi de hıçkırıklara boğuldular.

-Anneciğim! ben masumum beni kurtar buradan diye yalvardı.

Komiser tüm deliller Naz'ı gösterse de bu işte bir terslik  olduğunu düşünüyordu. Cinayet işlemiş birinin daha soğukkanlı olması gerekiyordu. Bu kadar ağlayan yalvaran 18 yaşındaki bir kız cinayet işlemiş olamazdı.

Naz'ın ruh ve beden sağlığının yerinde olup olmadığının anlaşılması için hastaneye gönderilmesine karar verildi. Naz mahkemenin olacağı güne kadar hapishanede bekleyecekti. Mahkemenin görülmesine bir hafta vardı.

Ve mahkeme günü geldi çattı.

Hakim Naz'ı dinlemeye gerek görmeden kararı okuyacağını bildirdi. Ama Naz ''lütfen beni dinleyin, ben hiç kimseyi öldürmedim, diye ayağa kalkarak bağırdı. ''Bana inanmak zorundasınız, diye hüngür hüngür ağlamaya başladı.

Hakim:

-Sessiz olmazsan seni dışarı atarım, diye uyardı. Naz çaresizce yerine oturdu. Hakim kararı okumaya başladı.

- Naz Güneş'in, cinayeti işlediğine,  elimizdeki raporlara göre Dissosiyatif kişilik bozukluğu hastası  olduğu için cezaya ehliyeti olmadığına, Ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde tedavi olmasına karar verilmiştir.

Hakim tokmağını vurur ve'' mahkeme bitmiştir' der. Kalkar gider. Kimse bu duruma anlam veremez. Dissosiyatif de nedir. Naz, ruh ve sinir hastalıkları hastanesine jandarma eşliğinde götürülür. Naz'ın yanında gidenler doktorun kendilerine  açıklama yapmasını isterler.

Doktor:

Bu hastalık, daha çok çocukluk dönemi sırasında bilincin yeni oluştuğu ya da oluşmadığı zamanda travmalar yaşayan bireylerde ortaya çıkmaktadır. Bu travmalar fiziksel, cinsel ya da duygusal istismarlar sonucunda gerçekleşebilir. Bu istismarlar genellikle aile içinden ya da çocuğa bakan kişiden kaynaklanır. Bu kişilerde birden fazla kişilik ortaya çıkar.Çoklu kişilik bozuklukları hastalarda on yaşından itibaren etkili olmaya başlar, ilerleyen yaşlarda etkisini daha fazla gösterir.

Sizin kızınızla daha önceki konuşmamızda da anladığım kadarıyla, annesinin ,babasını öldürmesi sonucu büyük bir travma yaşamış ve bu psikolojik sorun ortaya çıkmış. Hayatında onu üzecek ya da eski yaşadıklarını ona hatırlatacak olaylarla karşılaştığında, ikinci kişiliği ortaya çıkmakta ve o kişilik, sorunu ortadan kaldırmayı tercih etmektedir. Naz ikinci kişiliğiyle bu cinayetleri işlemiş fakat bunu kendisi hatırlamamaktadır. Bunun için uzun süren bir tedaviye ihtiyacı vardır.

-Kızınız için elimizden geleni yapacağımdan şüpheniz olmasın, der doktor..

Nermin hanım yıllar önce yaptığı hatanın, kızının hayatını mahvetmesine dayanamaz ve kendini suçlamaya başlar. Ama çaresiz oradan ayrılmak zorundadır. Herkes üzgün ve şaşkınlık içerisinde Naz'ı orada bırakıp giderler.

Tekrar bir arada olmanın mutluluğunu yaşayamadan bir aile tekrar dağılmıştır.

Ailelerimizin kıymetinin bilinmesi ve huzurlu bir aile ortamında yaşamanız dileğiyle...

Hikayemi okumaya layık gören herkese teşekkür ederim.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Aug 10, 2016 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

KİMSİN SENHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin