Bölüm 11

26 2 0
                                    

Nermin hanım, kasabada bir işe girdi. Her akşam iş çıkışı Selim beyin evinin oraya geliyor, evin ışıklarının yanıp yanmadığını kontrol ediyordu. Yanmadığını  görünce büyük bir hayal kırıklığıyla kaldığı pansiyona geri dönüyordu. Aradan on gün geçmişti. Hastalandığı için gelip bakamamıştı.

Bu sefer gözlerine inanamadı. Evin ışıkları yanıyordu. Kalbi yerinden çıkacakmış gibi atmaya başladı. Koşar adımlarla kapıya geldi. Komşusu Rüzgar'ın öldüğünü söylemiş, Nermin hanım yıkılmıştı. Hiç olmazsa kızına kavuşmanın hayaliyle, Rüzgar'ın acısını  hafifletmeye çalışıyordu.

Kapıyı çaldı. Genç biri açtı. Selim beyle görüşecektim, dedi çekingen bir ses tonuyla..

-Selim amca! diye seslendi Rüzgar

Selim bey, yaşlandığı için gözleri eskisi gibi iyi görmüyordu.

-Rüzgar, bu hanım kim oğlum , dedi Selim bey

Nermin hanımın beyninde şimşekler çakmaya başladı. Bayılacak gibi oldu. 

Nermin hanım:

-Rüzgar mı? dedi kısık bir sesle..

-Benim oğlumun adı da Rüzgardı ,o yüzden biraz kendimi kötü hissettim affedin lütfen .

Selim bey, Nermin hanımı tanımıştı.

-Nermin kızım, sen misin ?

- Beni tanıdınız mı? Evet benim. Sizin gelmenizi bekliyordum. Şükürler olsun ki buradasınız.

Selim bey:

-İçeri gel kızım. Gel hoş geldin. Anlat bakalım, ne zaman çıktın. Nasılsın?

Nermin hanım:

- Çıkalı iki hafta oldu. Çıkar çıkmaz size geldim. Ama yoktunuz. Çocuklarımı arıyorum. Sizin haberiniz vardır diye düşündüm. Malesef  öğrendim ki Rüzgarım artık yaşamıyormuş.

Rüzgar tüm bu konuşmaları  şaşkınlıkla dinliyordu. Kimdi bu kadın?

Selim bey, yerinden kalkarak Rüzgar'ın yanına gitti. Elini omzuna atarak ''Bizde öldü sanıyorduk ama ölmemiş. İşte oğlun burada,  dedi  gülümseyerek.

Nermin hanımın şaşkınlıktan dili tutuldu. Aynı şekilde Rüzgar da olduğu yere çakılıp kalmıştı.

Nermin hanım, sevinçle oğlunu kucakladı. Gözlerine inanamıyordu. Onu en son gördüğünde sekiz yaşında bir çocuktu. Şimdi ise kocaman bir adam olmuştu.

Rüzgar, annesine sarılmak istiyordu fakat yıllarca onların bu sıkıntıları yaşamalarına sebep olan, annesini suçlamıştı. O kadar sıcak sarılmıştı ki annesi, o da dayanamadı. ''Anneciğim'' diye bağırdı. ''Seni o kadar çok özledim ki bilemezsin.''

- Ya ben. dedi Nermin hanım sizi düşünmediğim tek bir dakika bile geçmedi.

Selim beyde dayanamamış ağlıyordu. Nermin hanımın aklına Naz geldi.

-Peki Naz nerede onu da çağırın, onu da bağrıma basmak istiyorum dedi.

O burada değil dedi Rüzgar. Naz'ın yaşadığı sıkıntıları anlattı annesine. Nermin hanım duyduklarına inanamadı. Onun Naz'ı kimseyi incitmezdi ki, sevgi dolu bir çocuktu.

-Beni hemen kızımın yanına götürün diye yalvardı. 

Şimdi bu gece burada kal, yarın yola çıkarız dedi Selim bey.


KİMSİN SENHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin