6. Bölüm

2.8K 145 213
                                        

İyi okumalar :)

---

Hapishanede olmaktan daha zor bir şey yok. Yaptığımız şeyden hapishaneye girdik. Lanet olsun. Demirlikleri tutup yere baktım. "Bıktım." Dediğimde Arya kolumdan tuttu "Hadi gidelim artık." Dedi, gülümseyip oradan çıktık. Ne oldu biliyor musunuz? Polis abi gelip "Tutuklusunuz." Dediğinde hepimiz itiraz etmiştik ama polis abi "Sadece şakaydı adam şikayetini geri çekti." Dediğinde hepimiz gülünce polis abiden izin alıp içeride fotoğraf çekindik. Sosyal medyaya atacak fotoğraflarım oldu. Artık fotoğraflarım arasında turnuva yapabilirim.

Karakoldan çıkınca ne göreyim? Kar yağıyor! "Kar var!" Diye bağırıp ellerimi açıp koşmaya başladım. Birden durup arkama baktım hepsi normal yürüyordu. Kendimi yeni haşlanmış tavuk gibi hissedip onları beklemeye başladım. Hepsi yavaş yavaş yanıma gelince gülümseyip "Kar topu oynayalım mı?" Dedim, Ersin havaya bakıp "Az daha dolsun oynayalım." Dedi, gülümseyip Ersin'in elini tuttum. "Az ileride park var gelirken görmüştüm, orada oynayalım." Dedi Arya, vay be o parka bakmış ben de oturup fotoğraf çekiniyordum.

Arya'nın dediği parka gelmemiz ile yerler kar olmuştu. "Kızlara karşı erkekler mi? Yoksa ayrı ayrı mı?" Dediğimde herkes birbirine baktı "Kızlara karşı erkekler biraz adaletsiz olur sanki.." Dedi Emir gülerek, Eslem Emir'in ağzına kartopu atıp "Başlasın!" Diye bağırdı Eslem. Biz koşarak bir kaydırağın arkasına saklanıp kartopu yaparken göz ucu ile erkeklere baktım, diğer kaydırağın arkasında duruyorlardı. Kızlara bakıp önümde durak kartoplarına baktım. Bir kaç tane daha yapıp ellerimize aldık. Üçüncü Dünya Savaşı'na hoş geldiniz..

Birden kaydırağın arkasından çıkıp gizlice erkeklerin oraya doğru gittik. Tam kartopunu atacaktık ama erkekler yoktu. "Nerede bunlar?" Deyip etrafa baktım. "Adra kadabra." Diye bir ses gelince arkama döndüm. Ersin, Emir ve Çınar bize bakıp sırıtıyorlardı. Birden kartopu atmaya başlayınca biz de elimizdekileri attık. Elimdeki bitince Ersin beni kucağına alıp salıncağa oturtturdu. "Götüm dondu!" Diye bağırdım. Hangi mal kar dolu salıncağa oturtturur? Ersin gülüp yanımdaki salıncağın karını alıp kafamdan aşağı boşalttı. Gözlerimi kapatıp yüzüme gelen karları temizlemeye başladım. Gözümü açıp saçımın üstümdeki karı alıp karşımda duran Ersin'e attım. Kar Ersin'in gözüne gelince Çınar ve Arya'ya baktım. Birbirlerine kar tapu atmaya bile kıyamayıp atmaya çalışıyorlardı. Eslem ve Emir'e baktığımda Emir kıskansın diye Eslem başkasına kartopu atıyordu. Ersin'e baktığımda gözlerini açmıştı, bir an Ersin'i itip kara yatırınca elime kar alıp tekrar gözüne attım. Ersin gözünü açana kadar Ersin'İ kara gömmeye başladım. Ersin güzünü açıp bana bakınca "Seninle çok içim var cadı." Dediğinde güldüm. O kadar kara gömdüm amma ve lakin Ersin hemen kardan çıktı. Zalımın oğlu o kadar karı üstüne boşuna mı attım?

Ersin bana yaklaşınca tam kar atacakken kafamı eğdim. "Bir şey mi oldu?" Dediğinde gözümü kapatıp "Kar atacaksın ya onu bekliyorum." Dedim, gözlerimi iyicene kapatmam ile yanağımda öpücük hissedince gözlerimi açtım. Ersin yanağımı mı öptü? Zorla gülümseyerek Ersin'e baktım. Ersin yanağımı öpmeyi kesip bana baktı "Ne oldu?" Dediğinde etrafa baktım, kimsenin bize bakmadığına emin olunca Ersin'e bakıp "Bizim şu sahte olma işimiz, ne zaman bitecek?" Dediğimde sırıtıp "Neden gerçek olmuyor ki?" Dedi, Ersin'in omuzuna vurup "Ersin cidden soruyorum, ne zaman bitecek?" Dediğimde sırıtmasını kesip "Bilmem, sen eğlenmiyor musun?" Dediğinde kaşlarımı hayır anlamında havaya kaldırdım. "Yarın okulda kavga ederiz ve ayrılırız." Dedi, gülümseyip teşekkür edecekken tekrar konuştu "Zorla yaptırdığım için özür dilerim." Deyip ayağa kalktı. "Gençler benim midem bulandı eve gidip yatsam iyi olacak size iyi eğlenceler." Deyip gitti. Demin beni oturtturduğu salıncağa oturup kafamı yere eğdim.

Ersin'i sevmiyorum ama neden birden gidince üzülüyorum ki? Sonuçta zorla yaptırdığı bir şeydi. Peki, biz ayrılınca beni polise verecek mi? Yada ben bu Ersin'i neden düşünüyorum? Onu seviyor falan değilim dimi? Yakışıklı olabilir hatta o güzel gözleri ile gülüşünün mükemmel uyumu en çok ona yakışıyor olabilir. Saçlarını serbest bırakmasından beni öpmesine dek güzel.. Kendimi silkeleyip derin bir nefes alıp verdikten sonra gözlerimi kapattım. Acaba demin sırıtan yüzü ben bu konuyu açınca somurtmaya başladı? Yoksa o da beni mi seviyor? O da beni derken, ben onu sevmiyorum ama bu sevmeyeceğim anlamına gelmiyor. Gözlerimi açıp etrafa baktım. Eslem ile Emir, Eslem Emir'i ne kadar kıskandırmaya çalışırsa çalışsın Emir Eslem'e deli gibi aşıktı. Emir Eslem için ölüp biterken Eslem de Emir için ölüp bitiyordu. Şu an baktığımda ise Eslem Emir'in boyununa sarılmış, Emir ise Eslem'in belinden tutup sarılmıştı. Demek aşkla sarılmak buna deniyor, ne kadar hoş. Kafamı çevirip Arya ve Çınar'a baktım. Arya zaten Çınar'a kartopu atamıyordu, Çınar da bilerek Arya'ya atmıyordu. Gülümseyerek ikisi de birbirine atamıyor ve buna gülüyorlardı. Sevdiğin kişinin canını yakmamak buna deniliyor olmalı. Kartopundan zarar gelmez ama yine de birbirlerine atamıyorlardı.

Cebimde olan kulaklığı çıkarıp telefona yerleştirince ayağa kalktım. Kimsenin eğlencesini bozmamak için bir şey demeden evime doğru yol aldım. Telefonu elime alıp Ersin'i düşünerek Eda Baba - Ellerimde Çiçekler şarkısını açtım. Aklıma edebiyat dersinde bana bakarak bence aşk ne olursa olsun birbirini bırakmamak demek dediği geldi. Derin bir nefes alıp dolan gözlerimi silerken birden şarkı değişti. Pinhani - Ne Güzel Güldün dolan gözlerimin akmaması için silerken şarkı bi anda yalandan da olsa, ne güzel güldün o akşam bana diye çalınca dolu gözlerime hakim olmazken şarkı yine Çok kısa bir zamanda, belki biraz da zorla. Bence gayet iyi anlaştık. Diye çalınca gözyaşlarımı silip kulaklığı çıkartıp yere attım.

Ağlamamı kesmeye çalışarak eve geldim. Eve ilk defa cam yerine kapıdan insanca girerek odama geçecektim ki salonun ışığının yandığını gördüm. Eslem ve Arya'nın erkenden eve geldiğini tahmin ederek salona gittim. Salona girmem ile yüzüme tişört atıldı. Tişörtü yüzümden çekip baktım. Abim tekli koltuğa oturmuş hafif eğilip açmış olduğu bacağına ellerini koymuştu. Tolga abi koltukta ters oturarak kafasını aşağı sarkıtıyordu. Aras abi ise en düzgün oturandı. Abime baktım tam soru soracakken abim birden sinirle konuşmaya başladı "Memlekete gidiyorsun." Dedi.

---

Selamm patırcıklarım :)

Nasılsınız?

Tatlı küçük sorular;

-> Bölüm nasıldı?

-> Ersin ve Danla için s,zce ayrılmaları iyi mi kötü mü oldu?

-> En sevdiğiniz çift?

Sizi seviyorum ♥

Sahte SevgilimBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin