28. Bölüm

931 38 13
                                        

Media: Çağla Deldar

İyi okumalar kalbim ♥

---

Yerdeki telefonuma bakıp babama geri baktım. "Sevgilin kim!?" Diye tekrar bağırdı. Alt dudağımı yalayıp baktım. Nereden öğrenmiş olabilirler ki? Abim ve Tolga odaya girince babamla annemi odadan çıkarttı.

Annem ve babam odadan çıkınca Tolga onları oyalamaya koyuldu. Abim ise yanıma gelip "Ersin seni sabah aramış. Annem onlar da telefonu açmış. İki saattir uyanmanı beklediler. Uyanmayınca gelip uyandırdılar." Dedi, alnımı kaşıyıp "Ne olacak şimdi?" Dediğimde abim derin bir nefes alıp verdi.

"İki saattir Tolga ile normal bir şey olduğunu anlatmaya çalışıyoruz ama sana ceza verme konusunda kararlılar." Dedi, derin bir nefes alıp verdim. "Ne cezası?" Dediğimde abim cevap vermek yerine susmayı tercih etti. "Abi ne cezası?" Diye sordum tekrar bana bakıp "Seni burada okutmak istiyorlar."

Ne? Sevgilim var diye beni okulumdan alıp burada mı okutacaklar? Buradan da Ersin ile konuşurum ki. Bu ne saçmalık? "Ne alaka? Burada olunca konuşamayacak mıyım sanıyorlar? Sadece uzaktan ilişki yöneteceğiz." Dedim sinirlenerek, tamam sevgili yapmama karşı olabilirler ama bu kadar da saçmalık olmaz her halde?

"Danla sakince salona git konuş." Dedi Tolga, yatağımdan kalkıp yavaş yavaş salona ilerledim. Annem ve babam tekli koltuklara oturmuştu. Mahkemede gibi hissedip gülüşümü elimle gizledim.

Koltuğa oturup ikisine de baktım. "Danla Hanım ne oldu? Ne bu geç uyanmak?" Dedi annem, bana kalsa hiç uyanmam ama her neyse. Gülümseyip direk konuya girdim. "Ben burada okumak istemiyorum." Dedim, babamla annemin aynı anda gülüşüne gıcık olsam da sustum.

"Hem telefon diye bir şey var, telefondan konuşabiliriz."

Annem derin bir nefes alıp verdi. "Haklı." Diye mırıldandı, istemsizce kendimle gurur duyup gülümsedim. Annem babama bakıp "Telefonunu mu alsak?" Diyen anneme boş boş baktım. Cidden anlamıyorum. Her türlü ulaşabilirim ama ne bu ısrar?

"Danla seni oraya okumaya yolladık, bu yüzden sana kızgınız ama senin elinde olan eşyaları alıp seni kısıtlamakla olmayacağını biliyoruz." Dedi babam, babam ilk defa bana böyle bir cümle kurmuştu. "Bizi hayal kırıklığına uğrattın." Diye cümlesine son verdi babam, gözlerim dolunca kafamı eğdim.

Tolga salona girince bana baktı "Dalin sen Eslem'lere falan git, annen onlar biraz düşünsün." Deyince ayağa kalktım. Kafamı onaylarcasına salladım. Tolga salonun kapısının oraya iki metre yayılmışken dış kapıdan sessizce çıktım.

Etrafa bir süre bakıp Arya'da olduklarını düşündüm. Onların evine doğru gittim ve kapıya gelince kapıyı çaldım. Nermin teyze açınca gülümseyip içeri geçtim. "Arya ve Eslem nerede?" Dediğimde gülümseyip "Odadalar." Dedi, Arya'nın odasına gidip ikisine baktım. İkisi de uyuyordu. Hayvan gibiler maşallah.

İkisini de uyandırmak için "Uyanın!" Diye bağırdım. Bir kaç kere daha demememin ardından ikisini de uyandırdım. Zafer benimdir! "Acil konuşmamız lazım." Deyip balkona çıktım. Bir kaç dakikaya ikisi de yanıma geldi. "Önemli değilse beni uyandırdın diye seni döve-" Diye konuşuyordu Eslem ama sözünü kestim. "Annem onlar Ersin'i öğrendi. Burada okumamı istiyorlar."

İkisi de bana boş boş bakarken alt dudağımı ısırdım. "Burayı derken ne demek istedin?" Dedi Arya, kendi elimle oynamaya başladım. "Sadece dediğim kadarını biliyorum." Dedim, Eslem sinirle sigarasını yakarken "Adam akıllı anlat şunu." Dedi.

Sabah kalkınca olan her şeyi detayına kadar anlattım. Arya ve Eslem aynı anda nefes alıp verdiler. "Ben seninle okumak istiyorum." Dedi Arya sağ tarafıma geçerek. Eslem de sol tarafıma geçince "Ben de." Dedim, gözlerimden yaş gelince ikisi de bana sarıldı. Sarılmaları ile ağlamaya başladım. Ben boşuna içimde kötü bir his var demiyordum..

Sahte SevgilimBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin