Izaya çift kişilik yatağında dönüp duruyordu.Uyumak onun için tam bir eziyet olmuştu.
"Oysa shizou-chan ın kollarındayken ne güzel uyuyordum." Diye düşündü.
O sırada odada yalnız olmadığını hissetmişti.Başını kaldırıp baktığında pembe saçlı 5-6 yaşlarında bir çocukla göz göze geldi.Çocuk izaya yi görünce gözlerini büyütmüştü.
-"Beni görebiliyor musunuz ?"Izaya bu soruyu garip bulsa da
-"Evet gözlerimde bir sorun yok."Çocuk sıkılarak başını eğdi.Korkmuş gibi görünuyordu.Izaya çocuğa güven vermek için yanına gitti.Ellini omzuna koydu.
-"Adın ne ?"-"Ari"
-"Bende izaya"
Çocuk gözlerini büyütüp hayranlıkla izaya ya bakarken aklına takılan şeyi sordu
-"Siz orihara izaya misiniz,benim ailemi de tanıyorsunuzdur onları heryerde arıyorum babamın adı katashi annemde ares onları bulmama yardım eder misiniz ?"
Izaya çocuğa şaşırarak baktı.Başını evet der gibi salladı izaya,
-"Bu nasıl mümkün olur bu tarihte sen yoktun dünyada nasıl geldin buraya ?"Çocuk başını olumsuz anlamda salladı,
-"Tek hatırladığım annemle babamın tanıştığı ilk anı gördüm sonra kendimi burda buldum."Izaya heyecanla:
-"Başka bişey hatırlıyormusun ari ?"Çocuk-Hayır dedi.
Izaya odanın içinde bir kaç tur atıp düşünse de mantıklı bir açıklama bulamıyordu.
-"Buraya nasıl gelmişti.Ari de geldiğine göre burdan kurtulmanın imkanı var" diye düşündü.
Izaya esneyen çocuğu görünce elinden tuttu.
-"Hadi gel seni yatırıyım dinlenmen gerek."Izaya yeni tanıştığı yeğeni için odalardan birini hazırladı.Başka işlerle meşgul olmak kafasını dağıtıyordu.Ari yi yatağına yatırıp üstünü örttü.Tam odadan çıkacakken
Ari-Bana masal anlatır mısın izayaIzaya ise acı bir şekilde gülümsedi
-"Ben masal anlatamam."
Kimse izaya ya masal anlatmamıştı ne annesi nede babası çocukluğunda yanında olabilmişti.vücuduna yayılan yalnızlık duygusunu yok saydı ve odadan çıktı.
Kendi odasına girip kapıyı kapattı.Yatağa yatıp üstünü sonuna kadar çekti.Birsüre sonra kapısının önünden küçük tıkırtılar geliyordu.Kalkıp kapıyı açtığında ari ona gülümsedi.
Izaya ise" hiç çocuklarla uğraşak durumda değilim " demek istemişti. O sırada küçük çocuğun karnı guruldamıştı.
Başını eğip utanmış yüzünü saklamaya çalıştı.
Izaya ise gözlerini kısıp ona gülümsedi.
Aşağıya indip güzel bir yemek hazırladı ve ikiside iştahla yedi.
Izaya uzun bir zaman sonra midesine giren yemekle daha iyi hissediyordu.Ari yi alarak yatağına götürdü.
-"Bana masal anlatırmısın"Izaya masum çocuğa kıyamadı.
-"Bak saçma diyip kesmek yok anlaştık mı? "Çocuk başıyla onayladı izaya 'nin dizine yatmış bekliyordu.
-"Bu masal zamanında kendini tanrı sanan bir adam ile çok güçlü bir adamla ilgili...
Birgün kendini tanrı sanan adam ellerinde bıçakları ile etrafa korku salıyormuş,duygusuzmuş herkes ondan korkuyormuş ama oyle korkunç biri değilmiş aslında yalnızmış sadece yıllardır içinde çektiği bir aile özlemi varmış, birgün bu güçlü adamla karşılaşmış ikiside ölümüne birbirine bağlanmış,daha önce hiç tatmadığı bir duyguyu tatmış ikiside,Ama uzun zamanlar iki tarafta duygularını saklamış gerçeklerden korkmuş güvenipte yüzüstü kalmaktan korkmuş sonra birgün kendini tanrı sanan adam kaçırılmış,güçlü adamsa deliye dönmüş içindeki canavar gücü ile onu kurtarmış.Ondan sonra ikiside birbirine duygularını anlatamadığı,saçma korkulardan korkutukları için pişman olmuşlar.Sonuna gelecek olursak çok güzel bir düğünle evlenip sonsuza kadar mutlu olmuşlar."Izaya derin bir nefes alarak ari nin yatağından kalktı ve uyumak için odasına geçti.Rüyasında ise shizou ile evlendiği günü görmüştü.
Aradan birkaç gün geçmiş ve ari izaya ya alışmıştı.hatta ilginç bişekilde dışarı çıktıklarında ari görünmez değildi.
Beraber hediye bakmaya gidiyorlardı.Ari sürekli- kime hediye alıyorsun"
Diye sorup duruyordu.
Izaya ise cevap vermiyordu.
En sonunda üstünde kedi olan erkek parfümü bulmuştu.
Kokusu ise shizou nun tenine çok iyi gidecek bir kokuydu.
Izaya hediye paketi yapmasını istedi sonra ari yi de alarak Simon un yerine gittiler.Içeriye girdiğinde herkes ikiliye bakıyordu.
Izaya köşelerinden biryere geçip etrafı izleyemeye başladı.Biraz sonra ise tanıdık bir ses kulağını doldurmuştu shizou ve tom içeriye girmişti hemen arkalarından sandra denen kız da girmişti.Izaya kaşlarını çatıp sandra ya bakarken sandra izaya ya döndü ve ağızını oynatarak
-"O benim." Dedi.
Izaya nin boğazına bir yumru oturmuştu.
"o benim ne demek nasıl bırak o eli senin o eli tutmaya hakkın yok surtuk uzak dur kocamdan" izaya içinden söyledikleri ile dudaklarını dişledi.Sandra gözünün önünde Shizou ya sarılıyor ve kendisine pis pis gülüyordu.
Izaya sandra yı duvara yapıştırıp shizou ya dokunan parmaklarını tek tek kestiğini hayal etti.
Shizou ise kafasını çevirince izaya ya gözü takıldı.Sonra ise yanındaki çocuğa baktı.
Simon da olaya müdahale etme gereği duyup kavga istemediğini belirtmişti.Izaya ari yemeğini yerken kendisi de telefonunu açtı.Sandra nin peşine taktığı adam mesaj atmıştı.
"Istediğin fotoğraflar tamamdır yarın sabah bu adrese gel
XXXX "Izaya Ari ye dönüp
-"Yemeğini yediysen kalkalım"
Dedi.Shizou ise hala izaya ya bakıyordu.
Sandra ise onun dikkatini çekmek için herşeyi yapıyordu.
-"Bana pasta yedirsen canım."
-"Bak açım."
-"Ya sen nereye bakıyorsun ?"Sandra shizou nun baktığı tarafa bakınca izaya ya ve küçük çocuğa baktığını gördü.
-"Ya sevgilinle ilgilensene neden şu masaya bakıp duruyorsun."Shizou ani bir hareketle masadan kalktı
Sandra-Ya nereye gidiyorsun ?S-Kafa dinlemeye gidiyorum"
Shizou kapıyı çarpıp çıktı.
Izaya ise arkasından bakakalmıştı.
Kısa bir süre sonra ari ve izaya da restoranttan çıktı.Ve izaya nin beklediği gün gelmişti...Shizou ile konuşabilme fırsatı yaratacak hediyesinj verecek ve ona "seni seviyorum"
diyecekti
"eskiden hep birbirimize derdik beni gözünün önünden hiç ayırmazdı ilgisinden bunalıp evden kaçtığım güne dönebilsem keşke hayatımda hiç olmadığı kadar hızlı koşarım onun yanına gelirim boynuna sarılır bacaklarımı beline dolarım ilk başta şaşırır sonra uyum sağlar bana ve bana küçük öpücükler vererek kendimi iyi hissetmemi sağlar."Izaya bu hayale tutunmaya karar vermişti.Kendi kendine kafasında kuruyordu.
Kendini sokağa atarak Shizou için düzenlenen doğum günü partisinin olduğu bara gitti.
Elindeki siyah kutuda aldığı cam parfüm vardı.Diğerinde ise Sandra nin erkek arkadaşı Mike ile olan fotoğrafları vardı.
Bara girip köşeye sindi.Karanlık tarafta durduğu için yakına gelmeden kimse onu fark edemezdi. Sonunda Shizou gelmişti.Sandra nin elini tutuyordu.Izaya sinirlense canı yansa bile amacına odaklanmalıydı.Tom gelip arkadaşını tebrik etti aynı şekilde Shinra ve celty de kutlamıştı.Simon bile bu partide vardı.Izaya ise davetli değildi.
Gözleri yaşarırken dışlanmanın ve yalnız olmanın ne kadar kötü bişey olduğunu tekrar hatırlamıştı.Yetimhane de duvar köşelerinde tek başına geçmek bilmeyen gecelerdeki küçük kimsesiz izaya gibi hissediyordu kendini...
Herkes hediyesini veriyordu.Izaya tüm cesaretini toplayarak shizou nun tam karşısına dikildi.
Shizou izaya yi görünce
-"Lan pire ne işin var senin burda!!!" Diye bağırmıştı.
Izaya eski izaya olsa güler ve bıçak atar diye düşündü tıpkı o günki gibi ama eski izaya şu an onun için sadece bir korkaktı,duygularından kaçan,yalnızlığını alaya vuran ve gülerek mutsuzlugunu gizlemek isteyen...
Izaya bu sefer öyle yapmayacaktı...Shizouya bi adım daha yaklaştı.Saklamış olduğu hediyeyi uzatarak
-"Doğum günün kutlu olsun" dedi.
Shizou izaya yi daha önce hiç bu kadar samimi görmediği için afallamıştı.Ayrıca etkilenmişti
Bunu fark eden sandra ise shizou ya eğilerek dudaklarını sarışının dudaklarına bastırdı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
#Shizaya# Güvenmek
Fanfiction#Boyxboy dur homofobikler okumasın. #Izaya ve shizou# Nefret aşka dönüşebilir mi ? Shizou nun kıskançlığı Izaya yı hep güldürmüştür. Shizou hiç bir zaman Izaya ya güvenmiyordu,güvenemiyordu bu güvensizlik sinirle birleşince bir taraf hep kırılacakt...