twenty three

92 14 3
                                        

"Bu sanki çığlık atıyorsun da,
Kimse duymuyormuş gibi.
Birinin senin için bu kadar önemli olabildiğinden,
O olmadan kendini hiç gibi hissetmenden,
Neredeyse utanıyorsun.
Ne kadar acıttığını kimse anlamayacak.
Umutsuz hissediyorsun, hiçbir şey seni kurtaramayacak gibi.
Her şey bittiğinde ve o gittiğinde,
Tüm o kötü anıları neredeyse geri isteyeceksin,
Sanki iyileri elindeymiş gibi."

Minhyuk Changkyun'un çekmecesinde bulduğu defteri yavaşça kapattı.

Changkyun ne kadar da derin düşünüyordu.

"Beni daha ne kadar şaşırtacaksın sevgilim?"

Defteri aldığı yere koydu. Sonra Changkyun'un yatağına oturdu. Sıcaktan terleyip alnına yapışan saçları kenara itti ve sessizce konuşmaya başladı.

"Changkyun, sabah oldu sevgilim. Hadi uyan. "

Changkyun oflayıp gözlerini kırpıştırarak açtı.

" Iyk güneş. Iyk güzel sabah. Iyk mutlu insanlar. "

Minhyuk kaşlarını çatarak ona baktı. Changkyun gülümsedi vr onu yanına çekti.

" Yaşasın uyku. Yaşasın yatak. Yaşasın güzel sevgilim. "

Minhyuk güldü ve kollarını onun beline sardı. Changkyun ona gülümsedi ve sonra birden gülümsemesi soldu.

" Hyung, beni sevmesene sen. "

Minhyuk kalktı ve ona ters ters baktı.

" Ne demek o Kyun yah? "

Changkyun sevgilisinin saçlarını okşayıp önüne döndü.

" Hiç... Ben ölünce üzülmeni istemiyorum. Ben senden nefret ediyorum öğk iğrencim de ben sevme beni. "

Minhyuk güldü ve başını geri Kyun'un boynuna gömdü.

"Sen gidince burda kalmamı bekleme Kyun."


broken babe - minkyun Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin