ZORBA

846 31 4
                                    

Sabah alarmın sesiyle gözlerimi açtım desem kim inanır kesin Kadir İnanır :D neyse bayat olduğunu bende biliyorum.
Annemin başımda " kızım kalk artık ilk günden okuluna geç kalma" diye bağırmasıyla gözlerimi açtım. "5 dakka daha uyusam olmaz mı?" diye sordum. Annem bana sinirli bir bakış atınca anladım ki yine bağıracak "Ayşe..." " tamam anneciğim sen sakin ol bak kalktım " diye söylendim annem bana gülümseyip odamdan çıktı. Bugün okulun ilk günüydü biraz heyecanlıydım aslında ortamını, insanları merak etmeye başladım. Hemen aldığımız okul formasını giyip saçımı düzleştirdim, gözlerimi belirginleştirmek amacıyla gözlerime bolca maskara sürüp dudağıma da hafif kırmızı ruj sürüp odadan çıktım. Annem ve babam mutfakta oturmuş kahvaltı yapıyorlardı. Yanlarına gidip hem Annemin hem babamın yanağına bir öpücük kondurup masaya oturdum. Kahvaltımı yapıp babamla birlikte çıktık. Bugün okula babam götürecekti beni yeni aldığı arabasıyla.
Arabaya binip babamla okula dooğru gitmeye başladık. Okula varınca babama dönüp " baba biraz para da verir misin " diyince babam elini cebine attı ve bana bi 100 lira çıkardı baya şaşırdım normalde para istesem 20 lira falan verirdi ben bu zenginliği baya sevdim yaa :D parayı elinden alıp " sağol baba "diyip arabadan indim. Babam "iyi dersler kızım " diyince "sağol baba " dedim ve kapıyı kapatıp okula baktım. Baya büyük bir okuldu içeri girdim ve etrafa bakmaya başladım. Burası dışından bile çok güzel görünüyordu içerisi ne kadar güzeldir kim bilir...
Müdür bahçede konuşma yapıp bitirdikten sonra herkez içeri geçmeye başladı ama ben hangi sınıfta olduğumu bilmediğim için müdürün odasını bulmaya çalışıyordum koridorda birini durdurup "şey müdürün odası nerde acaba" diyip ona baktım " 3.katın solunda " diyince " teşekkür ederim" diyip yanından ayrıldım 3.cü kata çıkıp müdürün odasını aradım ve buldum. 2 kez tıklayıp "gel" diye bir ses duyunca kapıyı açıp müdüre baktım. Müdürümüz 40lı yaşlarındaydı ama oldukça karizmatikti, uzun saçlarıyla da çok yakışıklı duruyordu. "Şey hocam ben yeni geldim de sınıfımı bilmiyorum. "
Müdür bey anladım anlamında kafasını sallarken "adın neydi? " diye sordu. "Ayşe Güzel" diye yanıtladım ve müdür bilgisayarına birşeyler yazıp araştırmaya başlayınca bende odada göz gezdiriyordum. Oda gerçekten büyüktü bizim evin mutfağı kadardı. Acaba burayi yapmak için bu kadar güzel olmasi için ne kadar uğraşmışlardı? gerçekten merak ediyordum yoksa ben mi abartiyordum bilmiyorum. Ben bunların düşünürken Müdür Beyin "evet Ayşe 11/E " demesiyle başımı olumlu anlamda sallayıp " teşekkür ederim hocam" diyerek çıktım 11/E yi aramaya başladım ve sonunda buldum 2.katta sağdaydı herkes çoktan sınıflara girmişti ve ben daha ilk günden derse geç kalıyordum. Sınıfa girsem mi girmesem mi diye düşünmeye başladım ilk dersten de geç kalmıştım zaten tam arkamı dönerken içerden adımın okunduğunu duydum yoklama alınıyordu ve hala geç değildi kapıyı tıklayıp içeri girdim ve "burda" diyince herkez bana bakmaya başladı. Hey cinayet falan işlemedim bana bakmayı kesermisiniz. Yanaklarımın şu an kıpkırmızı olduğundan eminim hoca bana gülümseyip "geç otur dedi" bende gülümseyip nereye otursam diye etrafa baktım boş sıra hiç yoktu. En arka sırada bir kız tek başına oturuyordu bende onun yanına gidip " oturabilir miyim" diye sorunca kız şaşırmış bir şekilde bakınca bir an ne oluyor diye merak ettim sadece oturacaktim yani "emin misin" diyince bende kafamı sallayıp oturdum ve ona bakınca gülümsediğini gördüm. Sıraya oturduktan sonra herkez bana bakıyordu ne oluyordu hiç birşey anlamıyordum. Gören de suç işlemişim sanar. Hiç kimseyi takmayıp yanımdaki kıza dönüp gülümseyerek "ben Ayşe " kız da bana gülümseyip "Ebru " dedi. Okulun ilk günü olduğu için ders işlemiyorduk. Ebru bana dönüp "bu okulda yenisin galiba benim yanıma oturduğuna göre " diyince "evet yeniyim neden senin yanına oturunca ne oluyor ki ?"diye sordum. Ebru " ben bu okula burslu geldiğim için hiç kimse benimle arkadaşlık yapmaz herkez benden uzak durur." Deyince içim parçalanmadı değil yani "bu ne saçma bir düşünce böyle onlar zengin olmuş da ne olmuş ki adam olamamış hiç biri merak etme ben seni bırakmam biz arkadaş olabiliriz hem bende bursluyum" diye yalan söyledim ama olsun pişman değilim burslu olmak kötü birşey mi sanki aksine o kadar müthiş birşey ki sizin yapamadığınız parayla geldiğiniz yere ben hakkımla ve parasız geldim demek gibi birşey "ciddi misin sen"diyerek bana baktı bende yalanıma devam edip evet anlamında kafamı salladım ve ders boyunca konuşmaya devam ettik. Zil çaldığında herkez dışarı çıkmaya başladı ben Ebru ve 2,3 kişi sınıfta kaldık. Ebru bana dönüp gülümseyerek "numaranı versene konuşuruz " diyip bana baktı. Bu kıza kanım çok ısındı çok sevdim ilk defa biriyle arkadaş olabilirim diye düşündüm "olur" diyince o telefonunu çıkardı. Telefona baktığımda eskilerden kalma kapaklı bir telefonu vardı bir an için kendi telefonumu çıkarmak istemedim ama malesef ki çıkarttım Ebru elimdeki iphoneyi görünce yüzü biraz kızardı. Numaralarımızı aldıktan sonra konuyu değiştirmek adına "kantine inelim mi"diye sordum. "Olur hadi inelim ama önden ben gideyim" deyince "neden mis o peki" diyerek kahkaha atıyordum "çünkü sen bu okulun kantinini bilmiyorsun yeni geldin" diyince doğru söylediğini anladım ama bende tabiki onun dediğini yapmadım Ebru öndeyken hemen arkasından koşup koluna girdim bana dönüp "hey arkamdan gelmen gerekiyordu " diyince ona bakıp gülmeye başladım o da bana bakıp gülmeye başladı beraber kabrine indiğimizde iki çay alıp masaya oturduk Ebru'ya dönüp "kontörün varsa verebilir misin benim yokta bir annemi arayacağım " diyince telefonu çıkarıp bana verdi annemi aramış numarası yapıp 5dakka sonra masaya döndüm ve tam ona verecekken bilin bakalım ne oldu telefon çayın içine düştü. Aslında bilerek düşürdüm ona yeni telefon almak için. Ebru'dan özür falan dileyerek yalandan yüzümü buruşturdum o ise sorun olmayacağını zaten bozuk olduğunu söyledi. Ebru'yla yukarı çıkarken tuvalete gidip geleceğimi söyleyip yanından ayrıldım ve tuvaleti bulunca içeri bile giremedim çok kalabalık olduğu için diğer kattaki tuvalete gideyim diye merdivenleri çıkmaya başladım ve çıka çıka merdiven basamaklarını sayiyordum koridordan sola dönecekken biriyle çarpışıp yere düştüm. "Oha ya insan bir önüne bakar dimi hayvan " diyerek bağırdım. Çocuk bana yaklaşıp "düzgün konuş kızım sen önüne bakacaksın asıl ben değil " demesiyle şaşırdım hey sen kendini buranın patronu falan mi sanıyorsun acaba zorba bey "pardon sen kim oluyorsun acaba paşa hazretleri falan mısın" dememle çocuk kaşlarını çatıp beni duvara vurdu "bak kızım benimle düzgün konuş yoksa sana bu okulu dar ederim burada fazla da kalamazssin bu gidişle çekil şimdi önümden " demesiyle sinirlerime daha fazla hakim olamamadım ve arkasından koşup "hey baksana diyerek bağırdım " çocuk bana bakınca hemen ayağına bir tekme atıp "sen benimle böyle konuşamazsın anladın " diye bağırınca çocuk bana bakıp "bana hee gel buraya gel" demesiyle korkmaya başladım ve o anki korkuyla da kaçmaya başladım. O benim pesimden bile koşmuyordu başka iki çocuk beni kovaliyordu ne yapacaktım ki şimdi ben nereye kadar kacabilirim ki diye düşünürken müdürün odasına gidip durdum ve çocuklarda durup beni izlemeye başladılar kapıyı tıklayıp içeri girdim. Müdür bana bakıp "ne oldu kızım"diye sorunca herşeyi anlattım. Müdür ilgileneceğini söyleyip bana sınıfına git dedi zil çoktan da çalmıştı ben halen daha koridordayım müdür beyden izin kağıdı da alıp çıktım. Dışarıda kimseyi göremeyince rahatladım ve sınıfıma gitmeye başladım. Sınıfın kapısına geldiğimde kapıyı tıklayıp içeri girdim hoca bana sinirli bir şekilde bakarken zafer kazanmış gibi izin kağıdımı verip tam yerime giderken o koridorda çarpıştığım çocuğu görmemle acayip korkmaya başladım. bir anda kan basmaya başladı o beni görünce o da biraz şaşırdıktan sonra bana gülümseyip önüne döndü ışte ben bu gülüşü hiç beğenmedim ilk günden başımı belaya da soktum aferin bana tebrik ederim seni Ayşe
Multimedya Ebru :)

OKULDAKİ ZORBAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin