Bir amcayla tanıştım durakta sigara paketine bir kadınının fotoğrafını yapıştırmış.Baktığımı görünce anlatmaya başladı;Yıllar önce sevdiği kadınmış fotoğraftaki .Sigara içmezlermiş içenleride sevmezlermiş. Uzaklara taşınmış sevdiği , mektuplaşırlarmış.Bir gün kesilmiş mektuplar gitmiş kızın adresine kapıda yanında sigara içen birine sarılıyormuş sevdiği kadın. İlk sigarasına onun şehrinde başlamış Elinde ki tek fotoğrafıymış her paketine yapıştırıp ona karşı içermiş sigarayı hep.Sen sen ol sigara içme ,sigara içirecek birini de sevme dedi ve dolmuşa bindi.Oturdum ve sigara içmeden kül olan ciğerlerime ağladım.
"Bu hikaye size ve sizi sigara içirtecek kadar üzen sevdiklerinize gelsin..."
~
"Baya yavşadın sende."
"Ne?" diyerek koltukta oturan Burçak'a döndüm. Kimseye yavşamamıştım! Ben sadece arkadaşım olmasını istemiştim çünkü...
Her neyse! Sesi güzeldi işte, duymak istemiştim ve kimse buna karışamazdı. Burçak dahi olsa 'yavşamaya' çekemezdi çünkü 'yavşamamıştım.' Sadece sesi güzeldi işte.
"Şaka yapıyorum ama baya etkilendin," dedikten sonra cips paketine elini daldırdı. Ben de yanımdaki cips paketinden ağzıma cips atıyordum.
"Sesi güzeldi," dedim ağzımdakileri çiğnerken. "Bende konuşmak istedim çünkü sesi güzeldi işte. Off!"
Burçak gülmeye başlayınca yatağımdaki yastıklardan bir tanesini ona fırlattım.
"Sesi güzeldi ama niye yastık fırlatıyorsun sesi güzeldi işte," diyerek dalga geçtiğinde cips paketini elime alarak yataktan kalktım.
"İyi tamam şaka yapmıyorum."
Cips paketinden bir tane daha cips ağzıma attıktan sonra masaya bıraktım. Burçak'ın yanındaki koltuğa oturdum ve ona döndüm.
"Sesinde bir şey vardı..." diye mırıldandım ve cümlemi devam ettirdi.
"Sende etkilendin ve konuşmak istiyorsun."
Kafamı salladım. Telefonum çalmaya başladığında koltuktan fırladım ve yatağın üstündeki telefonumun yanına koştum.
O arıyor olabilirdi. Hızla ekrana baktığımda hayal kırıklığıyla telefonum elimden yatağa düştü.
Efoş arıyor...
"Ada sen ona numaranı verdin, aramazsa üzülmene değmez. Takma kafana."
Telefonumu alarak aramayı cevaplandırdım. "Efendim.."
"Naber?"
"Bunun için mi aradın?"
"Hadi buluşalım canınız sıkılmıyor muydu?" dediğinde gözlerimi devirdim. Evet, trip atacaktım.
"Git manitanla ilgilen."
"O benim manitam değil ki."
Ses çıkarmadım. Doğduğumuzdan beri arkadaştık ve o sürekli kızlara yavşamaktan bize vakit ayırmıyordu.
Burçak da sevgilisine takıktı. Pardon artık eski sevgilisi oluyordu çünkü az önce ayrılmışlardı. Sürekli ayrılıp barışıyorlardı ve Burçak fena halde takıktı. Sürekli sosyal medyadan takip ediyordu veya gizlice çocuğun peşine takılıyordu. Umrunda değildim. Hemde ikisininde! Ve biz sözde "en iyi arkadaşlardık!"
"Hayır, karnım ağrıyor dinlenmeliyim." dedim yatağa uzanırken.
"Peki o zaman Burçak gelmek isterse sahile insin."
"Tamam."
Telefonu kapatıp yatağımın üzerine attım. "Efe sahildeymiş gelmek istiyorsa gelsin diyor," dedikten sonra kendimi de yatağa attım.
Aklımda o ses tonu vardı çok salakçaydı ama gitmiyordu işte.
O ne güzel ses tonu...
"Peki görüşürüz," diyip koltuktan kalktı.
Cips paketine baktım fakat koltuktaydı ve onu almak için şu an fazla üşengeçtim.
O ses tonu üzerime bir yorgunluk getirmişti sanki.
O nasıl ses tonuydu...
---
SELAM! Uzun bir aradan sonra karşınızdayım. Biliyorum, bölüm kısa oldu.
Ama bölümler kısa olacak.
Çünkü bu hikaye kısa hikaye tarzı bir şey. Bölümler kısa olacak o yüzden günde 3-4 bölüm gelebilir :)
Bu arada GİZLİ NUMARA 2 bugün yayımlanabilir. Onu da okuyun derim :))
-Konular tamamen farklı.
-Gizli numara 1'i okumadan da okuyabilirsiniz dediğim gibi konular birbirinden tamamen farklı.
Vee Serinin iki kitabı olacak. 3 kitap büyük ihtimalle gelmeyecek.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
catch me *askıda*
RomanceKelimelerini yakalayıp yağmur damlalarıyla gelen dizelerime koydum.
