Eunha
Ertesi gün oldu. Okula gittim. Günler böylece geçiyordu. Okul başlayalı 2 ay olmuştu. Ara sınav yaklaşıyordu. Deli gibi ders çalışıyordum. Hatta günde 2-3 saat uykuyla çalışıyordum. Uykusuz olduğum için arada bir burnum kanıyordu. Bugün de ders çalışıyordum. Sonra başım biraz döndü ve okulun bahçesine doğru yürümeye başladım. Temiz hava almak iyi gelebilirdi. Merdivenlerden elimde test kitabı ile inerken birden tekrar burnum kanamaya başladı. Kahretsin.. peçete almayı unutmuşum. Derken birden birinin bana peçete uzattığını gördüm. Kafamı kaldırdığımda Jungkook olduğunu gördüm. Artık eskisi kadar soğuk davranmıyordu. Ama yinede hala biraz soğuktu. Peçete ile kanı temizledim ve şöyle dedim
- Teşekkür ederim Jungkook. Normalde yanımda peçete olurdu ama unutmuşum.
- Bu kadar çok çalışmak sağlığın için iyi değil. Biraz oturmak ister misin?
- Olur.
dedim. Bir yere oturduk. Birden karnım guruldadı. Eyvah,yemek yemeyi unutmuştum. Jungkook
- Acıktın mı?
- Biraz.
- Beni takip et o zaman.
dedi. Birlikte bahçenin en sessiz köşesi dediğim yere gittik. Orda masanın üstünde bir örtü vardı. Jungkook birden örtüyü kaldırdı. Bir sürü yemek vardı. Bunları eğer öğretmen görmüş olsaydı ikimizde ceza puanı alırdık. Bu yüzden orada yiyorduk. Her neyse yavaş yavaş yemeye başladım. O her zamanki gibi üzüm suyu içiyordu. Yerken beni izlediğini anlamıştım. Biraz yemek yedikten sonra konuşmaya başladık. Ben
- Hayatım boş şeylerle geçiyor.
- Nasıl yani?
- 1 hafta sonra doğum günüm ve ben her doğum günümdeki gibi doğum günümü tek başıma kutlayacağım.
- Ailen..ailenle birlikte kutlamıyor musun?
- Ailem...ailemi çok nadir görüyorum.
- Nasıl yani sen ailenle birlikte yaşamıyor muydun?
- Ailemle yaşıyorum ama babamın şirketi olduğu için her hafta iş için başka ülkelere gidiyor. Annemde babamla gidiyor. Annem orayı gezerken babamda iş yapıyor. Beni arayıp sürekli beni sevdiklerini söyleyip nasıl olduğumu soruyorlar.
- Peki ya Mark ve Yuju?
- Onlar..onlarda benim gibi,özellikle Mark. Yani Mark'ın ailesini falan tanımasam kardeş olduğumuzu düşüneceğim. :)
dedim ve birden zil çaldı. Ben
- Çabuk olalım. Hadi!
dedim ve sınıfa doğru yürümeye başladık. Ben
- Kafanı şişirdiysem kusura bakma.
- Ah..hayır. Sorun değil.
dedi. Gülümsedim. Sınıfa çıktık. Neyse dersler falan bitti ve eve gitmeden markete uğrayıp abur cubur aldım. Evde hizmetliler dışında kimse yoktu bu yüzden bende atıştırmalıkları aldım ve odama çıktım. Yine test çözmeye başladım. Başım ağrıyordu. Bu yüzden ara verdim. Telefonumu alıp mutfağa indim. Acıktığım için ajummadan (böyle yazıldığından emin değilim) birşeyler hazırlamasını istedim. Ajumma bir şeyler hazırlarken bende masada oturmuş bekliyordum. Birden telefonuma bir mesaj geldi.
Kimden: Jungkookie
- Ne yapıyorsun?
- Acıktım. Yemek yiyorum.
- Yemek yemeyi bu sefer unutmadın demek. :)
- Evet.. :)
- Biriyle randevum var mı?
- Hayır. Yok.
- O zaman sinemaya gitmeye ne dersin?
- Olur.
- Yarım saate hazır ol ve konum at seni almaya geleceğim.
dedi. Çok az bir zamanım olduğundan
- Ajumma yemek iptal. Arkadaşımla bir yere gideceğim. Yemek hazırlamayı bırakıp bana yardımcı olur musun?
dedim. Ajumma ile odama çıktık. Önce ben duş alıp sırayla elbiselerimi giyerek ajummaya gösterdim. İçlerinden bir tanesini seçtik ve ona uygun çanta ve topuklu ayakkabı seçtik. Çantamın içine gerekli malzemeleri koyarak çantamı alıp dışarı çıktım. Jungkook kapının önünde idi. Beni bekliyordu. Yanına gittim. Jungkook
- Çok güzel olmuşsun.
dedi. Yüzüm kızarmıştı.
- Teşekkür ederim.
dedim ve ona dönerek gülümsedim.
Arkadaşlar bu bölümüde bitirdik. lütfen yorum yazmayı unutmayın. Bir dahaki bölümde görüşmek üzere Annyeong!💙💛💜
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Vampir Liseli
FanfictionJeon jungkook vampir bir liselidir.Sadece kan içerek yaşayabilir.Eunha ise kızların imrendiği,erkeklerin peşinden koştuğu popüler bir liselidir.Jungkook'un Eunha'nın okuluna transfer olmasıyla beraber hikayemiz de başlar.
