Serseri = 10.bölüm

243 20 0
                                    

Yazardan

Miray kafasını Boran'ın omzuna koyar. Boran ellerini Miray'ın saçlarında gezdirir. O sıra Boran'ın telefonuna mesaj gelir. Boran telefonuna gelen mesaj'a bakar. Atan kişi Ahmettir.

Borandan

Ahmet bana mesaj atmıştı ve mesajı şöyledir;

'Boran kardeşim yardım e-'' yazmış ve devamını getirememiş. Hemen kalktım yataktan Miray şaşkın bir şekilde bana bakıyordu. Tüm kıyafetlerimi giydim.

''Ne oldu?'' diye sordu ama cevap vermedim. Saçlarımı düzelttim ve ceketimi giydim.

''Boran bir şey der misin?'' deyince.

''Sanırım Ahmet'in başı dertte , onun yanına gitmeliyim.'' dedim. Ayağı kalktı ve üstüne yorganı sardı. Yanağıma öpücük kondurdu.

''Dikkatli ol!'' dedi. Gülümsedim ve koşar adımlarla evden çıktım. Ahmet'e mesaj yazdım ama cevap alamadım. 

Bir uçak bileti aldım ve İstanbul'a geri döndüm. Taksiye binip eve gittim. Evin kapısı çaldım ama açmadı. Anahtarımı çıkarıp kapıyı açtığımda Ahmet karşımda belirdi. Ve birden bir şey patladı. Yere düşen kağıtlar , etrafta olan balonlar ve Barış'ın da burada olmasına şaşırdım.

''Ahmet neler oluyor burada?'' deyince ben Ahmet kahkaha attı. Barış da onunla birlikte kahkaha attı.

''BUGÜN SENİN DOĞUM GÜNÜN CAN DOSTUM.'' dediğinde duraksadım ve hatırladım. Evet bugün benim doğum günümdü. Her yıl bir insan aynı şaka ile doğum günümü kutlar mı ya?

Bana sarıldı ve başımdan öptü.

''İçeri gir doğum günü çoçuğu.'' dediğinde içeri girdim. Barış da sarıldı.

''Doğum günün kutlu olsun bebek :D '' dedi. Bu sözün üzerine güldüm ve koltuğa oturdum. Miray da keşke burada olsaydı. O bilmiyordu doğum günümü , keşke söyleseydim ona da. O sıra kapı çaldı. Ahmet ve Barış hiç kalkmadı açmaya.

''Açsanıza!'' dediğimde ikisi de olumsuz kafa salladı.

''İş başa düştü gidip açayım.'' dedim ve kapıya yöneldim. Kapıyı açtığımda Miray vardı karşımda. Elinde bir pasta bana gülümsüyordu. 

Nasıl biliyordu ? Nereden öğrenmişti? Tabii ya abisi söylemişti benim doğum günümün bugün olduğunu. Ona  sarıldım ve pastayı aldım elinden içeri geçtik.

Beni masanın önüne geçirdiler. Barış fotoraf çekiyordu. Ahmet alkışlıyordu. Miray ise pastayı getiriyordu.

Pastayı önüme koydu meleğim. ''Hadi Üfle!'' dedi Miray. Ona baktım ve gülümsedim.

''Dilek tut!'' dedi Ahmet. Derin bir nefes aldım ve 'Sonsuza dek Miray'ı diledim.' sonrada üfledim. Hepsi alkışladı. Ahmet yanıma geçti ve Barış da ikimizi çekti. Sonra Mirayla benim fotorafımı çekti. 

Pastaları yedikten sonra da müzik açtılar. En sevdiğim şarkıydı. 'Raf' adlı şarkı. 

Adamla birlikte söylemeye başladım. Hepsi beni pür dikkat izliyordu.

''Tenime yazılmışsın 

Elimden ne gelir 

İçime kazınmışsın 

Beynim 

Kalbime yenilir'' deyip Miray'a baktım , gözünden ufak bir yaş süzülmüştü , hemen yanına gittim. Elimle o yaşı sildim. Sonra dökülen yaşın oradan öptüm.

Uzun ve güzel bu partiden sonra herkes bir köşeye geçip uzandı. Miray kollarımın arasında yatıyordu. Ahmet ile Barışta içeride Ahmet'in odasında yatıyordu.

Miray şuan kollarımda uyuyordu. Bende onu izliyordum sessizce. Bu çok güzel bir duygu. Bırakın sarılmayı öpmeyi , sevdiğim kadın böyle göğüsünüzde yatıyorsa mutludur. Ben de aynı şekilde. 

Miray bana kötülüğü unutturdu. Sevgiyi ve sevilmeyi yeniden öğretti. Ben onun kadar güzel yüzlü , iyi biri görmemiştim. Sonsuza dek benim ol sarışın!

Serseri (Tamamlandı)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin