Se-senin ne işin var burada?.."
Cevap vermeden hızlı adımlarla uzaklaştı yanımdan. Ne olduğunu bile anlamamıştım.
"Buyur kızım. Bir terslik mi oldu? Yüzün bembeyaz olmuş."
"Kan bulundu mu diye sormaya gelmiştim."
"Daha bulunmadı. Ama elimizden gelen herşeyi yapıyoruz. En yakın zamanda arkadaşın iyi olucak merak etme."
"Saolun.. Ben.. Birşey sorabilir miyim?"
"Tabiki seni dinliyorum."
"Deminki çocuk.. Neden gelmiş?"
"Önemli birşey değildi.. Benim şimdi çıkmam gerekiyor. Emre'ye kan bulunmuş olabilir."
Ne demek önemli değil. Bu çocuk neler çeviriyordu. Sürekli karşıma çıkıyordu. Bu durum gerçekten sinirlerimi bozmaya başlamıştı.
***
Yorgunluktan banklara oturmuştum. Dinlenmeye ihtiyacım vardı. Tam dalmıştım ki koşuşturma sesleriyle gözümü açtım. Emre'nin odasına hemşireler telaşla girip çıkıyordu. Doktoru görünce hemen yanına gittim.
"Neler oluyor doktor bey? Emre iyi mi?"
"Durumu kötüleşti hemen ameliyata girmesi gerekiyor. Çok riskli bir ameliyat olabilir. Ama merak etmeyin. Kan bulundu."
Emre'yi sedyeyle çıkardıklarında gözyaşlarıma hakim olamadım. Yüzü bembeyazdı. Elleri buz gibiydi. Şimdi riskli bir ameliyata girecekti. Ya ona birşey olursa.. Kendimi asla affedemezdim..
Ameliyathanenin önünde öylece kalmıştım. Hareket edemiyordum. Bu kadar şeye dayanamıyordum artık. Başım dönmeye başlamıştı. Gözlerim kararmıştı. Yere oturup ağlamaya başladım. Yapabileceğim tek şey ameliyatın iyi geçmesi için dua etmekti.
***
3 saat olmuştu. Hala hiç kimse çıkmamıştı.
Cebimdeki telefonu çıkarıp baktığımda Aslı ile Beyza beni o kadar çok aramışlardı ki.
Dün akşam onlara hiçbir şey anlatmadan odama çıkmıştım. Sabah da erkenden sahile inmiştim. Kim bilir ne kadar merak ettiler beni. Daha fazla beklemeden Aslı'yı aradım.
"Nerdesin kızım sen! Ah Melis sen var ya insanı deli edersin. Kaç kere aradık kim bilir. Ne kadar korktuk haberin var mı? Hemen bir açıklama bekliyorum!"
"Hastanedeyim.. Emre.. Kaza geçirdi. Şuan ameliyatta.."
"Nee! Sen iyi misin? Hemen geliyoruz canım."
Telefonu kapattım. Kızların burda olmasına gerçekten ihtiyacım vardı.
Çok geçmeden kızlar koşa koşa yanıma geldiler. Onlara kısaca olanları anlattım.
Hiçbir tepki vermediler. Başka bir zaman olsa Aslı bana çok kızardı ama bugün hiçbir şey söylemedi. Benim bu halime ikisi de acıyordu. Beyza çok daha farklıydı bugün. Köşeye çekilmiş sessizce ağlıyordu. Onun da sorunları olmalıydı. Son zamanlarda çok sessizdi çünkü. Bu olanlar yüzünden onunla ilgilenemiyordum bile. Son 3 gündür tüm düzenimiz bozulmuştu. Sadece ben değil hepimiz yıkılmıştık.
Kızlar karnımın aç olabileceğini söyleyip beni zorla kantine indirdiler. Hiç iştahım yoktu. Ama zorla birşeyler tıktılar ağzıma. Daha sonra annemi arayıp bugün eve gelmeyeceğimi söyledim. Bu kez yalan söyleyemezdim. Hastanede bir arkadaşımı beklediğimi ve daha fazla beni sorgulamamasını istedim. Sesimin çok kötü çıktığı için olmalı ki bana hiçbir şey sormadı.
Daha sonra kızlarla yukarı çıkmak için kalktık. Bir odanın önünden geçerken durdum. İçeride komidinin üstünde beyaz bir defter vardı. Bu defter.. O gün o evde olan defterdi. Ne işi vardı burda. Mavi göz hala burda mıydı yoksa. Kafam karışmıştı. Aslında beni ilgilendirmezdi ama merak ediyordum doğrusu. Etrafımı kontrol edip tam içeri giriyordum ki kızların sesini duydum:
" Melis!! Emre ameliyattan çıkmış!"
"Hemen geliyorum!"
***
Odaya geldiğimizde doktor son kontrolleri yapıyordu. Yanındaki hemşireye
"Durumu iyiye gidiyor. Kanı zamanında bulduğumuza dua edelim."
Gözyaşlarım ıslatıyordu yüzümü şimdi. Bu sefer sevinçten ağlıyordum. Demek iyi olacaktı. Her şey normale dönecekti. Onu affedecektim. Herşeye rağmen, belkide gururumu ayaklar altına alacaktım. Çünkü daha fazla üzülmeyi ikimizde haketmiyorduk. Bundan sonra mutlu olmak istiyordum.
Elini sımsıkı tuttum ve:
"Herşey yoluna girecek sen yeterki aç gözlerini.."
Aslı ve Bayza beni teselli ediyorlardı.
"Peki onu affedecek misin?"
Aslı'nın sorusuna karşı bir an duraksadım. Daha sonra
"Zorda olsa bunu yapmak zorundayım."
Sonra cebimdeki mektubu çıkarıp onlara da okudum. Hepimiz tekrar duygulanmıştık. Kızlar benim kararıma saygı göstermişlerdi. Oysa daha dün benim onun yanına gitmeme bile tepki göstermişlerdi. Bir günde her şey değişmişti sanki. Benim duygularım değişmişti.
Bir anda aklıma az önce gördüğüm defter geldi. O odaya bakmam gerekiyordu. Şuan da orada mavi göz olabilir miydi acaba. Kızlara az işim var dedim ve yavaşça oraya doğru ilerledim. Kapı kapalıydı acaba açmalı mıydım? Ya içerideyse? Neden burda olduğumu gerçekten bilmiyordum. Neden bu kadar merak ettiğimi de bilmiyordum. Sadece beni buraya iten bir şey vardı. İçimden bir ses içeri girmemi söylüyordu. Ama buna cesaret edemiyordum. O çocukla her karşılaştığımızda beni hep terslemişti. Hiçbir soruma cevap vermemişti. Şimdi de cevap vermezdi. Bir anda tüm umudum gitmişti. Tam geri dönecektim ki birden kapı açıldı..
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Tek Suçum Sevmekti
RomanceMutlu olmayı herkes hakeder ama onun geçmişi buna izin vermez. Herkes tek tek gider onun hayatından sadece gözyaşları birakmaz onu. O kadar yükü kaldıracak kadar güçlü değildir onun bedeni. Güvendiği insanlar yarı yolda bırakır onu bu acımasız dünya...
