(Bu kadar geç yazdığım için herkesten özür diliyorum. Eğer bir projede çalışmazsam daha sık yazmaya çalışacağım –Gerçi finallerim geldi.- Yazın projede olacağım hiç yazamayabilirim o yüzden hiçbir şey için asla söz veremiyorum. Aşk nöbeti çok uzun sürdüğü için onu yazamadım kusura bakmayın. Şansa kafa atıp Kerem Bürsin ile tanışan kızımızın hikâyesinde keyifli okumalar herkese.)
(Medya açılmıyor bazen bölüm için seçtiğim şarkı Göksel - Baksana Tallihe)
--“Kadınlar için aşk, devamlı yanı başında olmak isteği, erkekler için ise ani bir şekilde içine düşülen tatlı bir sürpriz. [Reconstruction]”--
“Off! İstenmeyen misafir gibi burada da kalamam. Ne yapacağım ben yahu? Acaba yüzsüzlüğün dibine vurup zorla yatsam mı?”
“Hahaha! Ben de kalabilirsin.”
“Ne? Nerede kalayım… Hönk Kişi başına düşen zihinsel gelirim sıfırlandı sanırım. Kimde kalacağımı bilmiyorum ama sanırım aklım havada kaldı. Beynim yere düştü, gaipten sesler falan duyuyorum.” Diye düşündü Zeynep.
“Ne?”
“Bu gece diyorum. Bende kalabilirsin.”
“Yok, yani size rahatsızlık vermeyi hiç istemem.”
“Lütfen Zeynep Hanım…”
Zeynep, Kerem’in bozuk Türkçesi ile kurmakta zorlandığı cümlesini kesti, kendisinin bile nasıl cesaret edebildiğini bir türlü anlayamadığı bir şekilde.
“Zeynep Hanım, değil. Zeynep, Kerem Bey…”
Kerem“Hahahha! Anlaşmıştık evet, ama siz beni uyarırken anlaşmayı kendiniz çiğniyorsunuz. Kerem Bey değil Kerem.”
“Kerem…”
“İtiraz istemiyorum. Çoktan eve dönmeyeceğinizi söylediniz bile, bu halde başka bir yere de gitmenize müsaade edemem.”
“Ama yani sizi rahatsız etmek istemiyorum.”Nedenini kendinin de anlamadığı bir telaşa tutuldu Kerem.
“Yoo, yo hayır, Zaten yarın çekimimde yok. Hiç sorun olmaz.”Zeynep bakışlarını yere çevirdi. Aklından geçirdiği düşüncelerin, yanaklarındaki yansıması olan allıkları Kerem’e göstermek istemiyordu.
“Şey… Nasıl istersiniz. Patron olan sizsiniz.”
“Bu kelimeyi kullanmasak; patron kelimesini sevmiyorum.”
“Olur tabi. Nasıl istersen. Nedenini öğrenebilir miyim? Şey kusura bakmayın bazen çok meraklı olabiliyorum.”
“Hayır, hiç önemli değil. Sevmiyorum sadece. Hem aklıma gelmişken öfke ile çıkıp giderken kıyafetlerini de bende unutmuştun. Onları da alırsın.”
“Aaa! Evet, iyi olur aslında.”
“Tamam, o zaman gidiyoruz.”
“Çok teşekkür ederim, beklediğimden çok daha iyi birisiniz.”
“Nasıl yani anlamadım?”
Kerem’in bekletmeden verdiği yanıt üzerine hemen zihninde kendini yargılayan yargıç Zeynep ile baş başa kaldı.
“Aferin, ergen bacıların en çenesi düşük temsilcisi… Şimdi kıvır, çevir bakalım yanmasın… Hayır adam haklı nereden çıktı? ‘Beklediğimden çok daha iyi birisiniz’ nedir? Ne bekliyordun ki adamdan.
Şimdi onu oynadığı karakteri ile kıyasladığımı söylesem yaşından, başından utan ayrı rezillik. Diğer türlüsü ön yargılı olursun. Hayır, her şey yolunda ilerliyor, ağzını açmak zorunda mısın?
Yahu bir gecede çekilişten spor araba çıktı resmen; Kerem Bürsin gel benim evimde kal dedi. Sen ayağına gelen bu fırsatı tepmek için elinden geleni yapıyorsun resmen. Neyse bırak kendi kendini yemeyi de adama cevap ver.” Şeklinde kafasında akıp giden düşüncelerin ardından konuştu Zeynep.
“Yani bilmiyorum. Bir an öyle söyleyiverdim. Sizin de tanık olduğunu üzere pek cümlelerini tartan biri değilim.”
“Hahah! Aslında benim de tarttığım söylemez.”
“Röportajlarınız tam tersini gösteriyor ama…”

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gerçek Bir Rüya
Teen FictionBizden biri ile Kerem Sayer olmayan bir Kerem'in ilginç hikayesi....