Jimin telefonuna ulaşan mesaj sesi ile kafasını kaldırdı. Jimin'in vücudu olacaklar karşısında neredeyse ürkeklikle titriyordu. Yoongi, Jimin'in ekran kilidini açıp mesajı okuduğunu görmek için ona baktı.
"Um, hyung? B-bu biraz kolay? Bence?" Sesi belirsizdi. Yoongi telefonu almak için genç olanın elini tuttu.
Bilinmeyen:
JİMİN İÇİN CESARETLİLİK
Partnerini 1 dakika boyunca öp. Zamanlamayı telefonundan yap.
Yoongi iç çekti ve zamanlayıcı olarak kullanmak için telefonunu aldı. Yavaşça telefonu pufa koydu ve Jimin'e döndü.
"Ne yapacağını biliyor musun Jiminie?" sordu. Öbürü ona baktı ve gülümserken başıyla onayladı.
"Tabii ki."
Yoongi kaşlarını çattı ama genç olanın ileriye hareket edip yanaklarını kavramasına izin verdi. "Zamanı başlat lütfen." Hızla söyledi. Yoongi'nin parmağı bir kez başlama tuşuna dokunduğunda, Jimin yüzüne aceleci küçük öpücükler bıraktı.
Büyük olan kahkaha attı ve arkasında ki pufa düşecek kadar gülme krizine girerken küçüğünü uzaklaştırdı. Jimin'in yüzü telefonu alıp zamanı durdurduğunda parlakça kızarmıştı.
"N-neden gülüyorsun?"
"D-demek istediği bu değildi Jiminie-bebeğim." Yoongi gülmeye devam etti. Durduğunda diğerinin gözlerinin yavaşça, utançtan sulandığını farketti.
Yoongi durdu ve ellerini nazikçe tuttu. "Bak, önemi yok. Sana nasıl olacağını söyleyeceğim, tamam mı?" Jimin dizlerinin üzerine, ayakları hayalarına gelecek ve elleriyle baldırlarına tutunacak şekilde oturmadan önce onayladı.
"P-peki, ne yapmam gerek?"
"Fransız öpücüğünü biliyor musun? Dil ile olan?" Yoongi sordu. Jimin onaylamadan önce burnunu kırıştırdı.
"Bunu yapmak zorunda mıyız?" Yoongi başını salladı. Küçük olan iç çekti ve dudaklarını dişledi. "Y-yani, d-diller. V-ve bütün birbirinin dudaklarını ısırmalar ve o-o tarz şeyler?" Sordu, öpüşme içeren bir filmi hatırlamaya çalıştı.
Yoongi omuz silkti. "Eğer öpücüğü kontrol etmene izin verirsem ne istersen onu yap ama, evet; genellikle tüm bunları kapsıyor." Jimin büyüğünün telefonunu alıp zamanı sıfırlamadan önce tekrar başını salladı.
"Tamam... H-hadi."
Zaman başladı ve Jimin dudaklarını Yoongi'ninkilere bastırdı. Bir saniye sonra, Yoongi Jimin'in çenesini tuttu, yavaşça küçük olanın dudaklarını daha kolay aralaması için kafasını eğdi.
Jimin nazikçe dilini Yoongi'nin ağzına ittirdi, elleri bacakları üzerinde dümdüz duruyordu. Yoongi Jimin'in belini kavrayıp, onun ellerini kendi boynuna sarana dek öyle kaldılar.
Küçük olanın dili ile ağzını keşfetmesine izin verdi, dilini yavaşça emmeden önce gözlerini kapattı. Jimin tamamlamaya çalışmadan önce küçük bir inleme bıraktı. Yoongi dilini Jimin'inkinin üzerine itti, sanki kazanmış olduğu küçük bir savaş gibiydi.
Öpücüğü Jimin'in kontrol etmesi gerekse de, oyun amirleri neler olduğunu pek iyi göremiyorlardı.
"Babacık~" Jimin alarm çalmaya başlarken büyük olanın dudaklarına fısıldadı. Jimin arkaya düştüğünde Yoongi alarmı kapatmak için uzaklaştı.
"Wow..." Fısıldadı. Yoongi doğruldu, Jimin kızarmış suratına ve kabarmış dudaklarına baktı.
"Ne?" Yoongi dondurucunun kapağına oturmak için ilerlerken sordu. (Bu dondurucu kısaydı, buzdolabı gibi değildi.)
"D-düşündüğümden daha iyi hissettirdi. Filmlerde... Daima i-iğrenç görünüyordu ama şimdi neden yaptıklarını anlıyorum." dedi, hyunguna bakmak için kafasını eğdi.
"Jiminie, filmlerin hepsi yalnızca rol." Yoongi sessizce söyledi. Jimin dik oturdu ve ellerine baktı, yüzü biraz daha kızardı.
"Ama bu öpücük rol değildi, değil mi babacık?"
"Hayır." Yoongi iç çekti, ellerini saçlarına geçirdi. "Hayır değildi."
-
All rights belong to buzzbees.
Tüm hakları buzzbees'e aittir.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
truth or dare? [tr]
Fanfiction※【yoonmin】 Üyeler Jimin'lerinin çok masum olduğuna karar verdiklerinde Jimin ve Yoongi'yi yoğun bir 'doğruluk mu cesaretlilik mi' oyununa koyarlar. UYARI: Smut Fluff Boy × Boy Top!Yoongi Bottom!Jimin ©buzzbees. [turkish translation]
![truth or dare? [tr]](https://img.wattpad.com/cover/134306679-64-k823584.jpg)